şükela:  tümü | bugün
  • "karanlıklar prensi" lakaplı pentagon başdanışmanı.
  • amerikanin irak politikasinda buyuk rol oynayan, savas sonrasi irakin butun telekom ihalelerini simdiden alan, oldukca ilginc bir sahsiyet. jerusalem postda yoneticilik yapmistir. en son olarak defence policy boardda baskan olarak gorev yapmaktayken, ortaya cikan skandallardan sonra istifa etmistir. detayli bilgi icin

    (bkz: http://la.indymedia.org/news/2003/02/28305.php)

    (bkz: http://www.globalsecurity.org/…/020823-darkness.htm)

    (bkz: http://www.benadorassociates.com/perle.php)
  • değişik kanallarda istifa ettiği haberi doğrulanan şahıs. muhtemelen ırak'ta planların hiç de iyi gitmediğini en somut göstergelerinden ilki. sıradaki gelsin diyor; wolfowitz ve rumsfelde göz kırpıyoruz.
  • kendisinin asil istifa sebeplerinin basinda, hakkinda kendine bagli olan firmanin irak ihalesi icin simdiden basvurup basvurmadigi konusundaki dedikodu ve sorusturmalarin geldigi soyleniyor.
  • "karanliklar prensi" lakabi soguk savasin 80li yillar döneminde sovyetlere nükleer bombayla saldirma talebinden gelmektedir, bi yerlerde okudugum kadariyla.
  • amerika'nın, iran ve suriye'ye ayar verme ve hizaya sokma hususlarında, türkiye'nin abd'ye gereken desteği vermemesinin, ilişkilerde felakete yol açacak bir dar görüşlülük olacağını söyleyen karanlıklar prensi, densizlikler çokosu. ayrıca tezkere oylaması sırasında chp'nin aldığı karşı tutumu da utanç verici olarak nitelemiştir. tüm kankalarıyla birlikte bir daha dönmemek üzere çokoprens almaya gitse de, ekosistem rahatlasa diyorum...
  • 1996'da hazirladigi bir konsültasyon belgesinde, o zamana kadar clinton yönetimi tarafindan yürütülen orta dogu ve irak politikasindan vazgecilmesini**salik vermistir. birinci maddesinde israil'in filistin'le yürüttügü osla baris sürecini bitirmesini ve cikarlarini diger arap ülkelerine zorlamayla kabul ettirmesini konsülte etmistir. ikinci olarak da arap yarimadasinda konuslanmis amerikan askerinin, suudi arabistan'da iran'dakine benzer bir devrimin olmasi ihtimalini yüksek gördügü icin buradan baska bir alana kaydirilmasini tavsiye etmektedir. nereye tabii ki irak'a. dolayisiyla 11 eylül abd politikalrinda bir degisiklige yol acmamis bilakis varolan politikalari icin firsat yaratmistir. ulan 11 eylül saldirilarini ciya mi mossad mi yapti teorilerinin altinda bunlar vardir. bu iki maddeyi birlikte inceledigimiz zamanda aralarinda simbiyotik bir iliski görmekteyiz sevgili arkadaslar. oslo baris sürecinin bitirilmesi ve israil'in muhatab tanimaz tavirlari küresel terörün yakiti olmus, araplar arasinda da bir anti amerikanizm dalgasina sebep olmustur. bu dalga akabinde dtö'ye* girmis ve olan olmustur bugünlere gelinmistir.
  • pentagon`da yeni muhafazakar hareketin liderlerinden biri.
  • uyesi oldugu kurumlar:

    project for the new american century
    american enterprise institute
    council on foreign relations*
    foundation for the defense of democracies
    jewish institute for national security affairs
    hudson institute
    u.s. committee for a free lebanon
    middle east forum
    committee for the liberation of iraq
    committee on the present danger
    american committee for peace in chechnya

    gecmiste calistigi kurumlar:

    amerikan savunma bakan yardimcisi 1981-1987
    hollinger international
    trireme partners
    global crossings
    new york times
    wall street journal
    washington post
    jerusalem post
  • federal hukumet icinde "savunma sanayi" dukkani acanlardan. felaket tuccari.

    hukumet ile ozel savas sirketleri arasindaki cizginin kayboldugu yerdedir tam olarak dukkani. hukumeti gec, sagda bir tank goreceksin. ordan geri don, elinle koymus gibi bulursun.

    insanin icinden agiz dolusu kufretmek geliyor da naomi klein 'bet(t)er'i demis: "sozluk dagarcigi genis bir silah tuccari".

    yukarida da bahsi gectigi uzere, ikinci irak savasinin hata oldugunu soyleyip simdiki akli olsa desteklemeyecegini belirtmis. ozur dilemis. o zamanki akliyla simdiki akli arasinda bir kac milyon dolarcik bir fark oldugunu soylememis. savasta kabarttigi servetine bilgisayar ekranindan bakarken gozu uf olmus, o yuzden gozunden kacmis.

    (bkz: opeyim de gecsin)