şükela:  tümü | bugün
  • lig şampiyonu 34 milyon tl
    lig ikincisi 28.5 milyon tl kazanıyor.
    şampiyonlar ligine katılma olayı da bittiğine göre.(kendimizi kandırmayalım ön elemeyi aşmak gibi bir ihtimal yok)
    şampiyon ile ikinci arasındaki fark
    7 milyon tl
    1 milyon euro bile değil

    bu şartlarda şampiyon olmaktan çok daha önemli olan
    rıdvan gibi
    yusuf yazıcı
    cengiz ünder
    ozan kabak
    gibi futbolcu çıkarıp avrupa ya satabilmek
    o seviyeler olmasa bile
    5 milyon euro
    7 milyon euro

    bunlar çok iyi rakamlar şuan için türkiye liginde hiçbir futbolcu için maaş olarak 1.5 milyon euro üzerine çıkmamak lazım.
    takım oyuncu ortalaması 750 bin euro seviyelinde olmalı

    oyuncu satabilen takım söz gelimi 7 milyona bir futbolcu satabilmişse
    takımda 10 futbolcunun maaşını 750 binden 1.5 milyona çıkarır. bu kalite anlamında siyah ile beyaz kadar değişiklik yapar
    bu yüzden her sene çeşitli mevkilerde oynayacak 3 genç oyuncu denemesi lazım takımlarımızın.
    1 2 oyuncu yetiştirmek şampiyonluktan çok daha anlamlı şuan ki ekonomik tabloda
  • topu ayağına alınca aman benden çıksın diye hemen adam arayan beklerden, caner gibi tek bildiği orta açmak olan defans yapmayan beklerden sonra ilaç gibi gelen futbolcu. üç kişi sıkıştırır bacak arası atıp devam eder, önündeki oyuncuyu oyuna sokar, gerekirse ceza sahasına girer gol arar. defansta da görevini yapar. tam modern bek. üçlü defansta da çok rahat oynar.

    bu arada letonya maçında oyuncusunu kaçırmadı. kaçan oyuncu 11 numara giyse de letonya'nın sağ bekiydi ve sağ beki sol bekin tuttuğu (eğer bek ataktaki tek oyuncu değilse) görülmemiştir, rakip takımın bekini takımın kanadında oynayan oyuncu kovalar.
  • arkadaşlar, bazı şeyleri kabullenmekte fayda var. öncelikle bizim ligimiz, kendimizi gördüğümüz dev aynasındaki kadar nitelikli değil. hatta bok gibi bir lig. büyük dediğimiz takımlar da borç batağı içinde. bu gerçeği ne kadar çabuk kabullenirsek o kadar çabuk ileriye doğru sıçrama için mantıklı planlar yapabiliriz.

    rıdvan'ın bizim sikko ligimizde kalmasının hiçbir anlamı yok. daha çok genç ve kariyer yolculuğuna mantıklı bir adımla ilerliyor. bizim kulüplerimizin bu tür oyuncuları tutacak ne maddi gücü ne de farklı bir etkinliği var. bankadan haciz yememek için son dakika borç çeviren takımlarımız var bizim. devletten para, vergi affı dilenen takımlarımız var.

    bizim kulüplerin en büyük misyonu, rıdvan gibi yetiştirdikleri kaliteli topçuları iyi fiyatlara satmaktır. sikimsonik, iki takımlı iskoçya liginin rangers'ı 6.5 milyonu çat diye verebiliyor. hani nerde bizde bu bonservisi verebilecek takım? yoksa böyle bir gücünüz, kendinizi "biz bir aileyiz" havasına giren işyeri patronu moduna sokup olayı dramatikleştirmeyin.

    kariyeri için bir hamle yapmıştır. tutar mı tutmaz mı bilemeyiz. belki tutar, sonraki satıştan 5-6 milyon daha kazanır kulüp, tutmazsa da cenk tosun gibi 6 milyona çaktığın adamı bedavaya geri alırsın. bizim kulüplerin yapabileceği maximum budur. kendinizi dev aynasında görmeyi bırakın artık. buradaki sözüm sadece beşiktaş için değil tüm takımlarımız için geçerli. 2.5 milyona lyondan oyuncu alabildi diye iki üç gündür yeri görğü inletip gündem yapan sikko bir lige, takımlara ve taraftara sahibiz biz.
  • bazı spor yorumcuları da bahsediyor ama gerçekten bu kadar doğal bir şekilde maç içinde orta sahalaşması inanılmaz.

    20 yaşında bir bek oyuncusunun, oyun içinde sol bek, sol açık, orta saha bazen 10 numara pozisyonlarında kafasına göre gezmesi büyük iş.

    almanların bir tabiri vardı bu tip oyuncular için alandolduran mı ne diyorlardı, rıdvan aynen o şekilde oynuyor.

    final pasını kötü yapmış, şutu rakibe çarpmış, top kaybı yapmış vs. bunlar mesele değil. maç oynadıkça, tecrübe kazandıkca zaten o işlerde keskinleşir. daha keskin ve basit oynamaya başlar.

    özellikle bu tarz bir oyunda rıdvan 1-2 tık yükselirse takımın net yıldızlarından biri olur. bunu bek oyuncusu olarak yapabilmesi ise başka bir seviye.
  • rıdvan yılmaz'ın kulüpten ayrılma şeklini profesyonellikle bağdaştırıp anlayışla kabul eden beşiktaş taraftarını anlamaya çalışıyorum. oyuncunun menajeri necdet ergezen'le ilgili iki satır araştırma yapan olmuş mu acaba?

    sergen yalçın şans verdiği, taraftar da tamamiyle arkasında durduğu için bugünlerine geldi rıdvan. profesyonel futbolculuk kariyerindeki herşeyini borçlu olduğu kulüple sözleşme yenilemekte direnen ve kulübü maddi/manevi müthiş zarara uğratmak üzere olan zât-ı allerinin menajeri olan şahıs zamanında beşiktaş'la ilgili ne twit atmış, ona bir bakalım. ardından ilgili menajerin renklerine de bir göz atalım? ne de şaşkınlık verici, değil mi? bir diğer ilginç detay da şu ki, ilgili menajer beşiktaş'la sözleşme yenileme sürecinde sorun çıkarıp kulübü zarara uğratmış bir diğer oyuncu dorukhan toköz'ün de menajeri konumunda. sütten ağzı nasıl olmuş da yanmamış yönetimin, inanılır gibi değil gerçekten...

    işin asıl gülünç tarafı ise meselenin medyada, "oyuncu avrupa'da oynamak istiyor," şeklinde yer bulması elbette. bu koskoca skandalın pas geçilmesi ve meselenin en gereksiz tarafının haberciliğinin yapılması hadisesi tam da bizim spor izleyicisine layık, tam da spor medyamıza yakışık türden?

    nihayetinde şu saatten sonra beşiktaş kulübü başkanlık koltuğunda oturan kişiye bu şekilde hakaretler yağdıran, rakip kulüp taraftarı, geçmişteki oyuncu/menajer/kulüp üçgenindeki tutumu nedeniyle profesyonelliğinde ciddi şüpheler uyandıran bir menajerle iş ilişkileri kurmuş bir beşiktaş özkaynak oyuncusunu üç kuruş para sevdasına satmak beşiktaş kulübünün değerlerini ayaklar altına almak anlamına gelmektedir. kulübün bu seviyede aşağılanmasına müsaade veren oyuncuyu kalan sözleşme süresi boyunca u-19 kadrosuna göndermeyen, hatta orada bile ilk onbir yüzü göstermeyen yönetim işittiği tüm hakaretleri sonuna haketmiştir ve o koltukta da bir saniye dahi oturmasın lütfen. ya da çıksın oyuncu medyaya, anlatsın derdini tasasını, biz de nedir, ne değildir, öğrenelim. yazıklar olsun şu kulübün düştüğü hale...
  • geçen sene oynadığımız; oyunu sağ tarafa yık, rakip defansı o tarafa çek, rosier ve ghezzal ile birlikte oyunu hızlandır rakibin dengesini boz ve larin'i arka direkte demarke şekilde topla buluştur stratejisinin bir sonraki adımını uyguluyoruz bir süredir.

    olay aynı şekilde gelişiyor, rakibi kendi sağımızda dar alanda topluyoruz, larin öne doğru fake koşu atıyor arkasındaki defans oyuncusunu da kendisi ile birlikte orta alana kadar çekiyor, rıdvan da solda oluşan boş alana koşu atıp işi bitiriyor.

    son 2 maçta 2 gol attı rıdvan peki bu 2 golde topa toplam kaç kere dokundu golü atarken. 3, ikisi zaten şut dokunuşu.

    çok temiz bir organizasyon,

    rıdvan'a gelirsek, maç içerisinde bin defa deniyor, yani sadece rıdvan'a odaklanın mesela bir set hucumunda, rıdvan defans arasına koşu atıyor, pas alamıyor geri geliyor bir daha koşu atıyor, alamıyor bir daha atıyor. 1 hucumda 5 defa koşu attığını gördüm, durmadan deniyor ama durmadan.

    topa ilk temasta ayağında aşma sorunu var, onu hallederse daha iyi olur gibi duruyor. geniş alanda avantajına ama önünde rakip varken adana maçında 2-3 kere top kaybetti bu kontrol şekli yüzünden.

    çok iyi bir son vuruşcu, geçen maç direk dibine, bu maç kaleci yatarken ters köşeye fox in the box resmen. beşiktaş daha çok ekmeğini yer rıdvan'ın. n'kodou geldikten sonra özellikle larin'in topsuz oyunda yaptığı işleri n'kodou topla da yapacaktır. ona ikili sıkıştırma gelirken rıdvan o koridorları maden gibi işler, özgüveni de yerine geldi çalımlar vs. ayağına taş değmesin.
  • 19 yaşında bileğinin hakkıyla formayı kapmış bir genç futbolcu için "balonu patlamış" tabirini kullanan, yüreği kapkara insanları ortaya çıkartan genç sol bek.
    hayır, 19 yaşında tek derdi futbol oynamak olan ve taraflı tarafsız hiçkimsenin artniyet beslemediğini düşündüğüm bir çocuk için bu tabir niye? balonu patlayınca sen neden mutlu oluyorsun? bu kötülük neden? nasıl bir çocukluk geçirdiniz? nedir bu haset?
    bu tür insanlarla futbol konuşmayı geçtim, selamlaşılmaması gerekir.

    henüz sakatlığının durumu belli değil, umarım bir şeyin yoktur çocuk.
    seni içinde yanan futbol ateşiyle yeşil sahada görmeyi çok istiyoruz.
  • kendisini öven beşiktaşlılara kıskançlıktan “tinerci” ve kendisine de ortalama oyuncu diyen dübürü yanık himmetçileri gösteren oyuncumuz.

    normal tabi, kendileri saraççiye alışık oldukları için rıdvan fazla geliyor onlara.
  • bizim taraftari anlamiyorum, sanki oyuncu sozlesme istiyormus da kulup kovmus gibi triplere girmeler, yonetime hocaya kufurler.

    ulan arkadaslar;

    ridvan yilmaz menajeri ile bir plan yapmis, adam kariyerinin basinda ve kariyerini baska sekilde yonetmek istiyor. haklidir haksizdir bu senin nereden baktigina bagli.

    adam ben avrupa'da oynayacagim birakin gideyim diyor. birakmazsaniz seneye bedava giderim diyor. siz hala ibne yonetim neden sozlesme uzatmadi diyorsunuz.

    lan davar mi alip satiyorsunuz. futbolcu sozlesme uzatmazsa ne yapabilirsin.
  • milli formanın kimin hakkı olduğunu 30 dakika içinde göstermiştir. şiir gibi oynamaktadir. bundan sonra herhangi bir maçta 11 başlamazsa orada art niyet vardır, liyakat yoktur.
hesabın var mı? giriş yap