şükela:  tümü | bugün
  • kenar kuşak teorisi olarakta geçer.bu teoriye göre rimland'a egemen olan güç avrasya'ya da hükmeder.dolayısıyla bu bölgeyi elinde bulunduran dünyanın kaderini belirleyebilir.sscb'nin yayılmasını önlemek için geliştirilen abd stratejilerine de yön vermiştir.avrasya'nın önemini belirten bir başka isim için (bkz: zbigniew brzezinski)
  • amerika'nın soğuk savaş döneminde yürüttüğü en önemli strateji politikalarından olan yeşil kuşak projesi de aslında bu teorinin ürettiği dış politikanın sonucudur.
  • vallahi bildigim kadariyla ne bu yesil kusaki ilk abd bulmustur, ne de rimland theory pek orjinaldir.

    19.yyda daha abd uluslararasi arenada yerini almamisken, iyice kolonize edilmis dunyanin sayili "bakir" bolgelerinden biri olarak kalan ortadogu, ingiltere ve fransa tarafindan yavas yavas paylasilmaya baslamis. buradaki asil basrol oyuncusu ingilitere. zira paylasimin sonunda ortaya cikan ve pek de saglam sinirlara dayanmayan "spheres of influence"lara da bakildiginda, arkadaslar fransayi epey kaziklamislar. zira bu yayilma onlar icin daha onemliydi cunku asil amaclari ortadoguyu ve oradaki musluman halklari kullanarak taa hindistana (ingiliz kolonisi o siralar) kadar uzanan bir koridor yaratmak ve elbette ki yine rusyanin yayilmasina gem vurmakti. 18.yydan sonra bize fark atmaya baslayan rusya, gercekten de uzun vadede ingiliz imparatorlugunun hindistandaki kontrolune bir tehdit olusturuyordu ve bu tehdite karsi fransayla epey surtusmeli bir isbirligi yapti ingiltere. bu stratejinin adi great gamedir.

    (ve a lifetime of type ii errorsin belirttigi gibi peter hopkirk tarafindan literature kazandirilmis, kac kere niyet edip bastan baslasam de bir turlu son 50 sayfasini okuyamadigim a peace to end all peace isimli david fromkin eserinde guzelce ve ayrintilariyla aciklanmistir)

    iki ulkenin de bu koridordaki veya kusaktaki ulkeleri isgal edip imparatorluklarina katmalarina imkanlari yoktu; onun yerine kukla rejimlerle veya muttefikliklerle bunu saglamaya calistilar. sonunda basaramayinca da apar topar kacip gittiler, o bolgeler de masa basinda cizilmis sinirlarin getirdigi yeni sorunlarla, kictan uydurulmus ulkelerin dunya haritasinda gecekondu misali yer edinmelerinin yarattigi yeni iktidar mucadeleleriyle basbasa kaldi. (daha dogrusu gorece basbasa)

    tabii yesil kusaktan farkli olarak, "kusaklarin" tam olarak ustuste oturmamasina ek, ingiltere bircok yerde islamdan ziyade milliyetciligi kullanmis, butun bir ulke yerine bu milliyetcilik bahanesiyle guc elde edecek olan zumre ustunde etki kurarak bir nevi modern vassal stateler yaratmaya calismis. zamanla bu imparatorluk guclerinin yerlerini abd aldi, tipki imparatorluk rusyasinin yerini yeni rusyanin almasi gibi. bizim ulke de iki gucun arasindaki bu mucadelede, bircok baska ulke gibi kaynayip gitti, dincilerin ve asiri milliyetcilerin guclenmesi, abd bagimliligi, darbe kulturu gibi uzun donem faktorler ortaya cikti.
  • bu kuşak ile ilgili olarak ilginç bir istatistik vermek gerekirse:

    "ii. dünya savaşından soğuk savaşın sonuna kadar olan dönemde abd'nin dolaylı ya da doğrudan müdahil olduğu 50 düşük yoğunluklu çatışmanın 30'u rimland kuşağı üzerinde (14'ü doğu asya'da, 12'si ortadoğu'da, 6'sı doğu avrupa'da ve akdeniz'de) [gerçekleşmiştir] "...

    stratejik derinlik, sf. 109
  • nicholas john spykman tarafından dünya politikasında amerikan stratejisi isimli eserde ortaya konulan ve zaman içinde jeopolitiğin temel kuramları arasında kendine yer açan politik teori. dilimizde aşina olunduğu üzere kenar kuşak teorisi olarak adlandırılır.

    spykman, kenar kuşak teorisini heartland yani dünyanın kalbi kavramını merkezine oturtan ve heartland'a hakim olan gücün dünyaya da hakim olacağını ileri süren halford john mackinder'ın kara hakimiyet teorisine bir alternatif olarak ileri sürmüştür. spykman'a göre dünya hakimiyeti heartland'ın değil kenar kuşağı oluşturan ve heartland'ın çevresini bir hilal gibi saran rimland'ın kontrolünden geçer. kaynakların, denizlerle olan etkileşimin, ekonomik faaliyetlerin ve politik siklet merkezlerinin büyük çoğunluğu kenar kuşak olarak adlandırılan bölge dahilindedir ve bu sebeple kenar kuşak üzerinde otorite sağlayan unsur dünya hegemonyası yolunda önemli bir gelişme sağlayacaktır. bu sebeple spykman'a göre amerika bir dünya gücü olmak istiyorsa ya rimland üzerinde hakimiyet kurmalı ya da bu otoriteyi kurabilecek diğer rakipleri egale etmelidir.

    ancak spykman, kenar kuşak bölgesinin tek bir ülke tarafından tam anlamıyla ele geçirilmesini çok da olası görmez ve önemli olanın rimland bölgesinde yaşanacak kalıcı bir ittifak birlikteliğinin amerika çıkarlarına yaratacağı olumsuzluğu sorgular. kısacası amerika bir dünya hakimiyeti kurmak istiyorsa rimland bölgesinde birleşik bir güç oluşturabilecek ülkeleri kendi içinde bölmeli ya da kendilerine yaklaştırmalıdır. bir diğer ifadeyle kendi çıkarları doğrultusunda jeopolitik bir güç dengesi yaratmalıdır.

    politika ve askeri güç perspektifinden yorumlandığında rimland bölgesinin özellikle günümüz koşullarında tek bir ülke tarafından ele geçirilemeyeceği hatta bunun imkansız yakın bir olasılık olduğu görülebilir. çünkü rimland yayı abd, rusya ve japonya* hariç dünyanın en nüfuzlu ülkelerini içine alır. fakat meseleye ekonomik merkezli baktığımızda ve günümüz dünyasının ekonomi politik eksenli bir çıkar sahası haline geldiğini düşündüğümüzde rimland bölgesinde ekonomik hakimiyeti elde eden gücün dünya hakimiyetini de elde edebileceğini düşünebiliriz. bu da bu şekilde bir yorumdur.
  • mackinder der ki:

    kim doğu avrupaya hükmederse,
    heartland'e komuta eder.
    kim heartland'i hükmederse,
    dünya adasına komuta eder.
    kim dünya adasına hükmederse
    dünyayı komuta eder.

    diyor abimiz ama spykman'a göre ise:

    kimki eurasia denilen kuşağa hakim olursa, dünyanın kaderini kendisi belirler.

    alfred thayer mahan abimizde:

    kim denizlere hakim olursa, dünyanın kontrolünü ele geçirir der.

    kişisel görüşüm, mahan'ın savunduğu tez günümüz dünyası için en önemli olanı.