şükela:  tümü | bugün
  • italyan birliginin kurulmasi icin 19.yy'da baslayan hareket.
  • bugünkü modern italya'nın temelini oluşturan hareket.
  • (bkz: diriliş)
    (bkz: yeniden doğuş)
  • 18.yy italyan kültürel atılımını tanımlamak amacıyla doğan kelime. rönesans anlamına da gelir. bu kelimeyi bilindik anlamından ve bağlamından ziyade, italya tarihinin 1815-1870 yılları arasındaki dönemini baz alarak kullanmak daha doğru olacaktır.

    (bkz: francesco de sanctis)
  • dirilmek, yeniden doğmak fiilinden gelen bir kelimedir. italya'nın özellikle piyemonte'nin ülkenin kuzeyini işgal eden avusturya'ya karşı savaşlarıyla ulusal bağımsızlığına ve 20 eylül 1870' de roma'nın işgaliyle tanımlanan siyasal birliğine yol açan 19. yüzyıl italyan liberal ve ulusal devrimleri bütünlüğüdür. italya tarihinin 1815'ten 1870'e uzanan tüm dönemi de bu sözcükle adlandırılır. (piyemonte: italyanın 20 bölgesinden biridir. )
  • risorgimentonun yani, italyan birliğinin oluşmasında giuseppe mazzini ve giuseppe garibaldi büyük rol oynamıştır. zamanın dağınık olan italyasını tek bir devlet altında “italian nationhood” ile toplamaya çalışmışlardır.

    dağınık olan italyayı 3 segmentte inceleyebiliriz:

    1-) norht ıtaly: genellikle avusturya tarafından işgal edilmiştir, avusturya’nın yönetimi altındadır.

    2-) central ıtaly: papanın ve papal devletlerin hakimiyetinde olan bölge.

    3-) south italy: bourbon hanedanlığı tarafından kontrol edilen bölge.

    tüm bu üç neden italyanın birleşmesindeki engellerdi. bu üç nedenden doğan üç başarısız ayaklanmalar ise şunlardır:

    north: avusturya’ya karşı yapılan bir ayaklanma

    central: roma imparatorluğu kurmak için yapılan bir ayaklanma (kısa süreli bir devlet)

    south: sicilyalıların bourbonlara karşı yaptığı bir ayaklanma

    -tüm bu olan biteni gören papa, katolik devletlerden yardım istedi ve “karşı devrim”, yeni kurulmuş olan roma cumhuriyetine karşı başlamış oldu. güçlü milli duygular ile bu karşı devrimler de bastırıldı ve birleşik italya kurulmuş oldu.

    almanya ve italya’nın avrupa haritasına/siyasetine ayrı bir şekilde birleşmiş güç olarak çıkması ise avusturya’nın sonunu getirdi.

    “wherever we may be, there will be rome”

    giuseppe garibaldi
  • 19. yüzyılda italya yarımadasında bulunan birçok devleti toplayıp, tek bir devlet olan italya krallığı'na dönüştürmeye çalışılan politik ve sosyal harekettir. bu dönemin başlangıcı ve sonu için kesin tarihler üzerinde bir uzlaşma olmamasına rağmen, birçok bilim adamına göre süreç, 1815'de viyana kongresi'yle ve napoleon'nun hükümdarlığının son bulmasıyla başladı ve 1871'de roma'nın italya krallığı'nın başkenti olmasıyla son buldu. bazı terre irredente'ler sürecin italya krallığı'nın birinci dünya savaşı sonrası saint-germain antlaşması'nın imzalanmasıyla sona erdiğine inanır. bazı milliyetçilere göre birleşmenin sonlanması 3 kasım 1918'de villa giusti ateşkesi olduğunu söyler.
    batı roma imparatorluğu'nun çöküşünden sonra roma imparatorluğu'nun ili olan italya, ostrogotik krallığı altında birleşik olarak kaldı ve lombard krallığı'nda ve bizans imparatorluğu'nda iddialı bir duruş sergiledi. bizans imparatorluğu'nun kriz döneminde ve çöküşünde italya, kademeli olarak şehir-devlet sistemine geçti. bu sistem rönesans'a kadar sürdü ama sonra erken modern dönem'de modern ulus devlet sisteminin yükselmesiyle bu sistem bozulmaya başladı. italya, papalık devleti dahil, büyük devletler arasındaki *kutsal roma cermen imparatorluğu ve fransa tarafından ele geçirilmek istenen yer olmuştur. 1300'ler ile 1500'ler arasında italyan yazarlar, dante alighieri, francesco petrarca, boccaccio, niccolò machiavelli ve francesco guicciardini gibi yazarlar, yabancı devletlerin hakimiyetine karşı görüşlerini yazmışlardır. mesela, petrarca'nın italia mia eserinde "italyan kalplerinde antik kahramanlık henüz ölü değil" diye belirtilmiştir. italia mia'nın dört cümlesi niccolò machiavelli'nin italya'yı "barbarlardan kurtararak" birleştirmesini sağlayacak politik lider gösteren il principe adlı eserinde yer almıştır. bazı tarihçiler ve bilim adamları italya'da bulunan ülkelerin, yabancı hakimiyetine karşı italya birliği'nin kurulması veya cosimo de medici ve lorenzo de medici'nin dış politikalarının ulusal birliğinin müjdecisi olarak yorumlarlar.
    italyan ulusal kimlik duygusu gian rinaldo carli'nin 1764'te yazılan della patria degli italiani adlı eserinde yansıtılmıştır. aynı zamanda eserin en çok anlatılan bölümünde bir yabancı milano'da bir kafeye girer ve orada oturanlara yabancı veya milanolu olmadığını söyler. karşısındakiler de 'peki sen nesin?' diye sorduklarında 'ben bir italyanım.' der. milliyetçilik, 19. yüzyılın başlarında italya'da -avrupa'nın çoğunda olduğu gibi- napoleon'un egemenliği altına düştüğünde artmıştır.
    napoleon'un saltanatı çökmeye başladığında, napoleon'un yerleştirdiği diğer, tahtlarını korumak için milliyetçi duyguları besleyerek olabilecek devrimlerin altyapısını hazırladı. bu hükümdarların arasında italya'nın valileri eugène de beauharnais, ve napoli kralı, joachim murat'da vardı. de beauharnais, italya krallığı'na girmek için avusturya'nın onayını almaya çalıştı. 30 mart 1815'te joachim murat, avusturyalı isyancılara karşı italyanların silahlanmalarını söyleyen rimini bildirgesi'ni yayınladı. bu dönemin bir diğer önemli figürü, napoleon italya cumhuriyeti başkan yardımcısı ve ölümünden kısa bir süre sonra italyan risorgimento'ya yol açacak italyan birleşmesi için idealleri tutarlı destekçisi olarak hizmet veren, francesco melzi d'eril'di. napoleon fransası'nın yıkılışından sonra viyana kongresi, avrupa haritasını yeniden çizmek için toplandı. italya'da, kongre napoleon öncesi bağımsız uydu devletleri, direkt olarak yönetilen veya büyük avrupa devletlerince (özellikle avusturya'nın) üzerinde büyük etkisi bulunan ülkeleri yeniden düzenledi.
    aynı zamanda, italyan birleşmesi, doğrudan bugünkü italya'da ağırlıklı olarak italyanca konuşulan kuzeydoğu bölümünü kontrol ve bununla birlikte birleşmesine karşı en güçlü kuvvet olan avusturya imparatorluğu ve habsburglar'a karşı yürütülecek bir mücadele olarak algılanmaktadır. avusturya imparatorluğu şiddetle italyan yarımadasında artan milliyetçi duyguları, habsburg'ların diğer etki alanlarında olduğu gibi bastırdı. avusturyalı diplomat klemens von metternich * italya kelimesinin "coğrafi bir ifade"den başka bir şey olmadığını söylemiştir.
    sanat ve edebiyatta milliyetçi akımdan nasibini almıştı; vittorio alfieri ve niccolo tommaseo italyan milliyetçiliğinin edebiyat alanındaki önemli temsilcileri olarak görülürler ama en ünlü milliyetçi eser alessandro maznoni'nin i promessi sposi adlı eseridir. eser, avusturya egemenliğini alegorik olarak, inceden örtülü bir şekilde eleştirir. roman 1827'de basıldı ve ilerleyen yıllarda revize edilerek basılmaya devam edildi. eserin 1840'taki sıradan halinde dili tuscan* ağzıyla yazılmıştır. bunun sebebi bilinçli olarak dilin öğrenilmesini ve herkes tarafından konuşulmasını sağlamaktı.
    birleşmeye destek verenler aynı zamanda kutsal makam'la karşı karşıya gelmiş oldular. döenmin papası ix. pius, gücünü kullanmaya çekindi; çünkü gücünün kullanılması italyan katoliklerin atılması demekti.
    yarımadada bir devlet kurulmasına destek verenler bile nasıl bir devletin kurulacağına dair bir düşünce birliği sağlayamamışlardı. vincenzo gioberti-* papa'nın liderliği altında bir italyan konfedersayonu kurulmasını önerdi. kitabında, papalık ile risogrimento arasında bağlantılar kurdu. carlo catteneo, italya'nın birleşmesinin bir konfederasyon şeklinde olmasını desteklerken aynı zamanda cesare balbo piedmont'tan ayrılan devletler tarafından bir konfederasyon kurulmasını önerdi.