şükela:  tümü | bugün
  • yok boyle bi$ii??? durumlarinin literaturdeki adi.
  • dilbilgisinde bir zamana verilen isim, gecmis zamanin hikayesi ve rivayeti vardir. ama ornek veremem, ruhum kaldirmaz bu mevsimde.
  • (bkz: söylenti)
  • 'boyle boyle' denilen, ama aslinda oyle olmayan seyler.
  • dilbilgisinde bileşik zamanlardan birinin adıdır.
    basit kiplerin sonuna miş'li geçmiş zaman eki getirilerek türetilir.
    örneğin:
    geliyor-muş (şimdiki zamanın rivayeti)
    gelir-miş (geniş zamanın rivayeti)
    gelecek-miş (gelecek zamanın rivayeti)
    gelmiş-miş (mişli geçmiş zamanın rivayeti)
    di'li geçmiş zamanın rivayeti kullanılmaz.
    gelseymiş (dilek-şart kipinin rivayeti)
    geleymiş (istek kipinin rivayeti)
    gelmeliymiş (gereklilik kipinin rivayeti)

    bir diğer bileşik zaman için (bkz: hikaye)
  • * fiskos
    * yaygın söylenti
    * çekiştirme
    * tevatür
    * atıp tutma
  • geçirdiği anlam kaymasında ideolojik kasıt olduğunu düşündüğüm sözcük.
    (bkz: hadis)
    (bkz: ravi)
    (bkz: semantic shift)
    (bkz: manyak ettiniz beni)
  • nükhet duru'nun; klibinde red kit falan olan eski bir şarkısı. (bkz: sözlerini bulamadım eksik kaldı)
  • kadın şairler aşktan bahsettikleri zaman
    mangalın küle mahcubiyeti artar
    divitlerin ucu eğrilir akıtmaya başlar hokkalar
    ayırır denizin kibrini bin parçaya ünlü keman

    donup kalır kadın şairler aşktan bahsettikleri zaman
    kefesi kibrit çöpü hissiyle ağdırılan terazi
    duyulur arş-ı âlâda ipsiz birinin çürümüş tahta perdelere
    attığı yumruk tangır tungur

    kala kalır açık kalır tentürdiyot şişesinin kapağı
    kadın şairler aşktan bahsettikleri zaman
    işitmek istemezsin çığlık istemezsin ah ü enîn
    nedir bu dersin ciyak ciyak
    sırası mıydı şu öğle vakti.

    kadın şairler aşktan bahsettikleri zaman
    kilidiyle kırk yıldır nikâh altında kalan defter yanar
    kilit kalır nikel kilit alevlerin büktüğü nikel kilit
    kadın şairler aşktan bahsettikleri zaman

    kadın şairler aşktan bahsettikleri zaman
    akvaryuma dalıp gitmek sırası bir türlü bize gelmez
    biblonun boyasındaki çatlağı fark ederiz
    kadın şairler aşktan bahsettikleri zaman
    bir bahane uydurup baklacılar konserine gitmeyiz.

    *
  • rivâyet, türkçemize arapça’dan geçmedir ve fakat türkçe’de arapça’daki anlam ve mânâsıyla kullanılmaz.

    rivâyet, türkçe’de daha ziyâde “uydurma” ve “söylenti” mânâlarında kullanılır. halbûki rivâyet, “hiç aksi söylenmemiş dogru söz” demektir.