şükela:  tümü | bugün
  • beş yıldızlı otelden fazlası, ismindeki premiumun sözden ibaret olmadığını deneyimledik. beş yıldızlı otellerde resepsiyona gider ayakta dikilir girişinizin yapılmasını beklersiniz, burada sizi manzaralı bir masaya davet ediyorlar siz dinlenirken girişiniz yapılıyor. beş yıldızlı otellerde kolunuza bileklik takılır, öyle bir şey yok. size havlu kartı verilir, kartla havluyu takas edersiniz, burada kirli havluyu taşımak zorunda değilsiniz, bıraktığınız yerden toplanıyor. beş yıldızlı otellerde restoranda içeceğinizi kendiniz alırsınız, burada garsonlar masanıza servis ediyorlar. beş yıldızlı otellerde havuzda, plajda içeceğinizi kendiniz alırsınız, burada şezlongunuza servis ediyorlar. beş yıldızlı otellerde içecekler kalitesizdir, su katıldığı söylenir, burada kaliteli içeceğinizi kutusunda/şişesinde alabilirsiniz. (örn. miller, redbull) minibar her gün yenileniyor, minibar da minibar ha: çikolatalı gofret, kek, bisküvi, mısır ve pirinç patlağı, su, maden suyu, meyve suyu, sprite, fanta, kola, bira. 02:00 - 06:00 arasında odaya ücretsiz set menü servisi var. iki alakart restorandan ücretsiz rezervasyon yaptırabiliyorsunuz: layali (lübnan mutfağı) , onyx (deniz mahsülleri) , zeytin restoranda sabah alakart kahvaltı, öğlen alakart atıştırmalık servisi var, ücretsiz. burritoyu çok güzel yapıyorlar, ben hep ondan sipariş ettim, tatmanızı isterim. sükunet isteyenler için iki tane +16 iskelesi var, aşk adası var, evet otelin adası var. denizin üzerinde sahnesi var: sea & see barda da içecekler, çerez, meyve tabağına kadar ikramlar elbette masanıza servis ediliyor. her şeyden önemlisi çalışanlar güler yüzlü, size orada misafir olduğunuzu hissettiriyorlar, ihtimam gösteriyorlar, ilk defa bir otelden uğurlanırken arabamıza su ve yolluk bırakıldı. gerildiğinde, sinirlendiğinde sigara üstüne sigara yakan ben yanımda kartonla sigara götürdüğüm halde rixos premium bodrumda sigara içmedim. rüya gibi bir tatildi.
  • kapitalizmin ve getirdiklerinin en berbat örneklerinden birini gözlemleyebilmemi sağlamış oteldir.

    çalışanlarına tesis ettiği "lojman" denilen yer ile zulum eden otellerden yalnızca biridir.

    çalışanları; 80'li yıllardan kalma gibi gözüken, hijyenden uzak, bakteri yuvası, sadece rutubetini soluyarak hasta olabileceğiniz, mantar kapmanızın artık normal karşılandığı, iç içe tıkıştırılmış küçücük odalarda kalmak durumundadır.

    ülkenin en lüks otellerinden birinin; otelin tüm yükünü sırtlayıp, müşterilerini krallar gibi hissettiren çalışanlarına sağlayamadığı imkan, kınanmaya değerdir. bir de bu durumun sayfalarca yazılabilecek psikolojik boyutu vardır ki burada hatırlatmak isterim; bu insanlar tüm günlerini saray gibi bir ortamda geçiriyorlar, ardından lojmanlarına geçiyorlar.

    üzücü.