şükela:  tümü | bugün
  • guney kutbunu kesfe cikan ingiliz grubun baskani. kutba varip norvec bayragini gordu. amundsen kendisinden once varmisti. ve geri donerken trajik bir bicimde basarisizligin ezilmisligini de yaninda goturerek, donarak oldu. (bkz: scott)
  • döneminde çok tartışılsa da, ölümünden sonra hakkı teslim edilen kâşif. ingiltere'de kutup araştırmaları merkezine de adı verilmiştir. şanssızlığı sonu olmuştur. antartika mevsim ortalamalarının daha da altına düşen sıcaklık sonunu hazırlamıştır. yolculuk boyunca tuttuğu günlük ve adamları ile beraber öleceklerini anladıktan sonra yazdığı mektuplar ölümünden ancak aylar sonra bulunabilmiştir. günlükteki son tarih ise 20 mart 1912dir...
  • amundsen kızakları için köpekleri seçerken scott kutba son hamleyi yapacak ekibin kızakları tüm yol boyunca kendilerinin çekmesi gerektiğine inanan kaşiftir. bu seçimi amudsen'den yaklaşık bir ay sonra kutba ulaşmasına neden olduğu gibi tüm ekibinin ölmesiyle de sonuçlanmıştır.
  • guney kutbu'nu kesfetmek icin yola cikan ingiliz ekibinin basinda bulunan ve bu ugurda trajik bir bicimde hayatini kaybeden ingiliz kaptan. donanim secimi, giysilerin soguga karsi yetersiz kalmasi, amundsen'in yaptigi gibi zorlu kosullara dayanikli kizak kopekleri yerine atlari kullanmasi gibi faktorler sonucunda amudsen ile girdigi yarisi kaybetmistir. 18 ocak'ta guney kutbuna vardiklarinda, 14 aralik'ta kutuba ulasan norvec ekibinin bayragi ile karsilastilar. donus yolculuguna koyuldular ama ne yazik ki donmus vucutlari sekiz ay sonra bir arama ekibi tarafindan bulundu. ideali ugruna olumu goze alabilen insanlara bir ornek olusturur.
  • scott'un kutup seferine ait fotoğraflar bir sergide gün ışığına çıkmış. reşimler şurada
  • 15 haziran 1910'da ilk kez güney kutbuna ulaşmak amacıyla antarktika'ya vardığında norveçli kaşif roald amundsen'in aynı amaçla oraya geldiğini öğrendi. bir keşif seyahati artık bir yarışa dönüşmüştü.

    scott, soğuğa dayanıklı sibirya atlarının çektiği 10 kızak 15 adamıyla yola koyuldu. korkunç bir fırtına vardı. insanlar ve hayvanlar buz tutmuş zemin üzerinde zorlukla ilerliyordu. kutuba 400 km. mesafede noeli kutladılar. ocak ayı başlarında yemekleri iyice azaldı. ekibin birçok üyesi bu işten vaz geçerek geri döndü. scott, cesaretini kaybetmeyen 4 arkadaşıyla birlikte yola devam etti.

    17 ocak 1912'de kutba vardıklarında roald amundsen'in terk ettiği çadırı ve norveç bayrağını gördüler. norveçli kaşif onlardan önce gelmiş ve dönmüştü. ayrıca scott için de bir mesaj bırakmıştı. scott, geri döndü.

    öldürücü bir yürüyüş ve -40 dereceyi bulan soğukla mücadeleden sonra 20 mart'ta çadırlarını kurarak ölümü beklediklerinde hareket üslerinden sadece 20 km uzaktaydılar.
  • bugun olum yildonumu olan buyuk insan. esasinda resmi olarak olum tarihi 29 mart 1912'dir ama gunlugundeki son tarih 20 mart 1912 oldugu icin, ben kendisini 20 mart'ta anmayi tercih ediyorum. zaten 7 milyar insanin yasadigi dunya'da, kendisini hatirlayip anacak olan insan sayisi 500'u gecmez bile. issizligin ve yalnizligin kalesi olan bir yerde hayatini kaybeden bir insan olarak, kendisine de bu yakisirdi zaten.

    roald amundsen ile girdikleri antarktika'ya ilk ayak basan kasif olma yarisinda; gerek yanlis planlamalari, gerekse yanlis stratejileri yarisi kaybetmesine neden olmakla kalmamis, hayatina da mal olmustur.antarktika'ya ulastiginda amundsen'in kendisinden yaklasik olarak 1 ay once diktigi norvec bayragini gorup geri gonerken, yolda ekibi ile birlikte hayatini kaybetmistir. hem de trajik bir sekilde, uslerine 20-30 km'lik bir mesafe kala. scott'in en buyuk yanlisi, amundsen'in aksine kopek degil, at kullanmasi olmustur. bu tercih, kendisini ve ekibini yavaslatmis, amundsen'in kutba daha cabuk ulasmasini saglamistir.
    yine de her seye ragmen, antarktika'ya ilk ayak basan kisi kendisi olmasa da, kizak kopeklerini kesip yiyen yavsak amundsen'den daha fazla saygi gordugu kesindir. (zaten amundsen de 1928 yilinda bir ucak kazasi sonucu kuzey kutbu'nda kaybolmus ve cesedine bile ulasilamamistir.)

    tum gizemi henuz gunumuzde dahi cozulemeyen, tam haritasi, buz kalinliklari, buzlarin erime hizlari gibi bilgiler gecen yil tamamlanmis olan, 21. yy.teknolojisi ile bile seyehat etmenin inanilmaz zor ve tehlikeli oldugu, uzerinde bugun bile ayak basilmamis yerler olan, vahsi ve karanlik antarktika'ya, 1912 teknolojisi ile gidebilecek cesareti gostermis olmasi, insanlik ve gelecek adina umut veren bir sey. kendisi, bir insanin idealleri ugruna neleri goze alabileceginin en buyuk kanitlarindan biri. adi ve hikayesi bana daima umut ve huzur veren ozel bir insan.

    robert falcon scott ve ekibi; ne avlanmak icin, ne keyifleri icin, ne de cikarlari icin -50 dereceye seyehat etmislerdir. sadece ve sadece ''kesif'' icin, ''bilgi'' icin, gelecek nesillere cesaret vermek, onlarin islerini kolaylastirmak icin yapmislardir bu yolculugu. ve bu kutsal amac ugruna ciktiklari yoldan geri donerken, hayatlarini kaybetmistir.

    [bir gun antarktika'ya yolunuz duserse, robert falcon scott ve ekibinin 1912'de kaldiklari derme catma kulube hala orada sapasaglam durmaktadir. asiri soguk ve buzlanma kulubenin ve icindekilerin zarar gormesini engelledigi icin, her sey, hemen hemen 1912'de birakildigi gibidir. orada bir muddet durun ve sessizligi dinleyin. scott ve ekibinin ayak seslerini mutlaka duyacaksinizdir]
  • scott ve ekibinin, güney kutup noktasına ulaşmak için son hazırlıklarını yaptıkları derme çatma yapının şimdiki hali; http://www.milliyet.com.tr/…antarktika-daki-muze/10

    soğuk ve yağışsız bir yer olduğu için neredeyse o yıllardaki gibi durduğu söylenir. frozen planet, "the last frontier" bölümünde de uzun uzun bahsedilir.
  • kaptan scott, parmakları donup kaskatı kesilen ellerinden kalem kayıp düşene kadar günlüğüne yazmayı sürdürdü. cesedinin yanında kendisinin ve ingiliz ırkının kahramanlığına tanıklık edecek bu sayfaları bulacakları umudu, bu insanüstü gayreti verdi ona. artık tamamen donmuş, titreyen parmaklarıyla şu son arzusunu da ekliyor:
    "bu günlüğü karıma gönderin!" ama sonradan, korkunç bir gerçeklikle "karım" sözcüğünü karalayıp yerine "dul karıma" diye yazıyor.
    (bkz: sternstunden der menschheit)