şükela:  tümü | bugün
  • nobelli asmis ekonomist. soylentiye gore zevcesi bosanmadan once "bana bak nobel mobel alirsan paranin yarisi benim" diye madde koydurtmustur mahkeme kararina.
  • ayrica nancy stokey ile bir kitap da yazmistir
  • iktisatla en son ilgilendiğimde, aklımda "lucas kritiğinin kritiğinin kritiği" gibisinden bir şeyler yazmak vardı diye hatırlıyorum da; iyi ki istifa etmişim diye hayır dualar ediyorum kendi kendime.. iktisat sathında başka bi boka yaramadığımdan, vay efendim ben bu amcanın metinlerini postmoderen düzlemlere dayayıp didik didik edecem, yapısını bozacam, kerpicini kıracam diye okudum da okudum bu amcanın makalelerini bir dönem.. ne oldu, yarak oldu afedersiniz.. ona harcayacağım zamanda, iki çehov öyküsü, beş cansever şiiri fazla okusaydım; kral olmazdım şimdi ama daha huzurlu bir insan olurdum.. bu lucas'ın tipi de öyle bir gıcıktır ki, onun yazdıklarını okurken, elinde sek viskisiyle keynesyen meslektaşlarına bakarak pis pis sırıtan bir adam portresi gelirdi hep gözümün önüne.. imgelemimi zedeledi sıpa, mutluluğumu erteledi.. rasyonel beklentilermiş.. sen daha çok beklersin...
  • 1 temmuz'da konferans için ülkemize gelmiş olan, hayatımın bir bölümünü makalelerine adadığım, nobel ödüllü ekonomist. çok sakin, bizim beş para etmez prof.larımızla mukayese kabul etmeyecek şekilde mutevazı, biraz da kekeleyerek konuşan yaşlıca bir deha. ancak insan yine de o hiç konuşmasa hep yazsa, ben de hep okusam diye düşünüyor.

    (bkz: beklentileri yüksek tutmak)
  • (bir sophomore icin bile) ders kitaplarindan cok daha anlasilir makaleler yazdigi soylenebilecek iktisatci.

    edit: oha lan, ben ikinci siniftayken gidip makalesinden calismisim, aferin bana. ama cidden oyle, bu alandaki ders kitaplari ya cok yavas ilerliyor ve sikici, ya discrete time/continuous time arasinda git-gel derken kafayi kirip gitmis, takip edemiyorsun eger dikkatini iyi vermezsen. lucas'in makaleleri candir.
  • nobel aldıktan sonra bile arada açar okurum dediği iki kitap:

    foundations of economic analysis - paul samuelson
    an intro to probability theory - william feller (vol 1 ama)

    bu amcanın iktisatçı olması da enteresandır. mühendis olmak ister ama mit burs vermez lisans için, chicago verir, ama chicago'nun da müh fakültesi yoktur. yine de gider chicago'ya, lisede matematiği iyidir ama konular lise matematiğini aştıkça matematikten soğur, zaten chicago 50'lerde fizikçi yetiştirmeye çalışan bir mekandır ve lucas'ın fiziğe ilgisi sıfıra yakındır. o ara tarih dersleri alır, özellikle yunan felsefesi çok ilgisini çeker, major'ını tarih olarak seçer. ama yunanca bilmediği ve ingilizceden başka da herhangi bir dilde yeterli olamadığı için tarih doktorasına kabul edilmez, o ara intro to econ dersi alır ve bayağı sever dersi. bir yaz boyunca samuelson'ın yukarıdaki kitabının ilk 4 chapter'ını uzun uzun çalışır, ertesi sene chicago'da friedman'ın price theory derslerini alır ve iktisatçı olmaya karar verir.

    bugün makroekonominin microfounded hale gelmesini sağlayan lucas' critique bu amcanın ürünüdür, halen chicago'da emeritus'tur ama çok yaşamaz diye tahmin ediyorum.