şükela:  tümü | bugün
  • zimbabvenin diktator baskani. insan haklari ihlaleri ve (ozellikle ingilterede) beyaz ciftcilerin topraklarina el koyup, siyahlara vermesiyle bilinir.
    topraklarin yillardir afrikayi somuren beyazlardan alinmasi bir dereceye kadar savunulabilir (yine de yontemleri asiri siddetlidir, ulkeyi terk etmeyen beyazlari olumle tehdit etmistir), ancak bu topraklari halka degil kendi yandaslarina dagitmasi afrikada sadece efendilerin degistiginin kanitidir
  • asortik gomlekleriyle dikkat ceken siradan despotun teki..

    secim zamani olan zimbabwe'de beklendigi uzere hile yaparak buyuk ihtimalle yeniden baskan secilecek bu palyaco, propaganda konusmalari sirasinda uzerinde kendi resminin oldugu alli morlu gomlekler giyiyor, bunu da gorduk televizyonda..

    amcam beyazlari pek sevmedigi icin, kendisi de anglosaksonlar tarafindan pek sevilmez, onun icinde cumle alemde medya maymunu olup ozellikle ingilizler tarafindan yerden yere vurulmaktadir. hatta kendisi ingiltere'ye zamaninda "sikiyorsa gelip savas acsinlar, isgal etsinler" diye de baskaldirmis lakin bu baskaldirisini ingilizce yapmis.

    kendisiyle bi alip vermedigim yok hatta zimbabweli olsam sirf o gomlegine kurban oyumu verirdim.

    iste hasmetmeab:
    http://www.newzimbabwe.com/pages/roma18.12443.html
  • yaptıklarından hareketle -ki ne yaptığını bilmiyorum; zimbabwede zengin bir akrabanız olduğunu ve bu zat tarafından öldürüldüğünü ya da öldürülmek üzere olduğunu ve/veya zengin bir ailenin yardım isteyen ve yardım karşılığı da parasının %25 ini vereceğini iddia eden maillerin her yanı dolup taşırdığı zat.

    ek olarak artık mektup yazıp gönderiyorlar. daha ciddi olsun diye.

    adı da bito hairnchi. ve ısrarla yıllardır ortada tarım işletmelerinden çalınmış paylaşılmayı bekleyen bir 19 milyon dolar var.
  • iki sene evvel nobel'e kendini aday ilan etmişti...allah akıl fikir versin demekle beraber, bonus olarak bir de bela okuyoruz.
  • yandaşlarının 11 aylık bebeğin bacaklarını kırmaktan çekinmediği zimbabve devlet başkanı. ufacık bebeğin suçu; mugabe'ye muhalif birinin çocuğu olmak.
  • guney afrika'da, ozellikle direniste aktif rol alanlar icin, mugabe elbette direnisin onde gelen liderlerinden biri oldugu icin saygi gormektedir. zimbabwe'nin yuksek egitim duzeyinde siyasetlerinin onemli payi vardir. takdire sayandir.
    yalniz tum bunlara ragmen mugabe'nin unu kirlenmistir. bunun tek sebebi beyazlarin topraklarini almasi degildir.
    ornek olarak sivil toplum kuruluslarinin calismalarina getirilen kisitlamalar ve bi takim polisiye takip ve engel sistemleri, yahut iskenceye ugardiklari iddiasiyla guney afrika'ya siginan multeciler gosterilebilir.

    yani evet kendisi belki ozgurluk savascisidir, ancak (ic ve dis etkenler dolayisiyla) halki tam anlamiyla ozgur olamamistir.

    (bkz: nacizane)
  • tipki pol pot gibi, stalin gibi buyuk bir devrimcidir.
    kirdigi kollarin ve bacaklarin (bkz: #13552558) yeni hazirdir kimilerinin kafasinda.
    guney afrika'nin en buyuk sanssizligi, onun gibi buyuk bir devrimciye sahip olmak yerine mandela gibi bir beyaz yalakasi tarafindan yonetilmek olmustur.

    yoneticisi oldugu zimbabwe'de ortalama yasam suresi 37, issizlik orani %80'dir. alim gucu her sene %20 azalmaktadir.

    bunda en buyuk rol kendisinin, ozellikle 1999'dan sonra anti-emperyalizmi kilif olarak kullanan ucuz bir populiste donusmesidir: ekonominin en temel bileseni olan mulkiyet hakkini hice sayarak beyazlarin elinden zorla aldigi ciftlikleri kendi yandaslarina (ozellikle savas gazileri ve askerler) dagitmis, ve haliyle o ciftliklerin hepsini kullanilamaz hale getirerek zimbave ekonomisinin belkemigi olan tarimsal uretimi tamamen cokertmistir.
    (konuyla ilgili richardson'un arastirmasi icin http://www.cato.org/pub_display.php?pub_id=9294). okudugunu idrak etmekten aciz olanlar "efendim kendisi yalnizca lancaster house agreement'in maddelerini uyguluyordu diyenlerin kapagi ise surada: (bkz: #14290061)

    bu iflasin sonucunda 1970'lerde afrika'nin "breadbasket"'i olan zimbabve'de aclik orani ise %50'ye dayanmis, world food programme'in en kapsamli yardim alan ulkelerinden biri olmustur.

    boylesine bereketli bir ulkede yol acmayi basardigi bu devasa kitlik ile diger buyuk devrimci basari oykulerinin (bkz: great leap forward) (bkz: holodomor) yaninda gururla yer almistir kimi devrimcilerin kafasinda (!). tabi ulkedeki bu kitlik onun ve yandaslarinin isine de yaramaktadir:

    "the zanu-pf government of president robert mugabe is carrying out a policy of selective starvation against its political enemies. the denial of food to opposition strongholds has replaced overt violence as the government’s principal tool of repression in zimbabwe. the zimbabwean government’s strategy of using of food as a political weapon is working. people are beginning to die as a result of their perceived support of the opposition party movement for democratic change (mdc).

    repression – with food as the primary weapon - is increasing ahead of district elections to be held on 28-29 september. icg has learned that zanu-pf officials are telling local chiefs and headmen that if they do not produce a ruling party victory in their areas, they will not receive food. the distribution of food aid has already been politicised but zanu-pf is also politicising commercial food distribution. it monopolises food imports, steering food to or away from areas based on political calculations, allowing party officials to profit from the re-sale of food at exorbitant prices, and in some locations requires zanu-pf membership as a condition of purchasing food.
    deliberately creating food shortages in opposition areas not only punishes mdc supporters but also provides ruling party officials with further opportunities for profitable food re-sale rackets”

    http://www.crisisgroup.org/…e/index.cfm?id=2192&l=1

    ulkenin ekonomisini tamamen yok ettikten daha sonra olusan ekonomi krizi de ha babam para basarak asmaya calismis, enflasyonun yuzde onbinlere cikmasini saglamis, zimbabve dolari pul haline gelmistir. 1970'lerde dunyanin en kati ambargolari altindaki rodezya'da rodezya dolari abd dolari'ndan bile daha degerliyken, bugun 1 amerikan dolari ceyrek milyar zimbabve dolarina esittir. zimbabve hukumeti'nin petrol alacak 70 senti bulunmadigindan butun ulkede en temel maddelerin kitligi mevcuttur.
    tabi bu da onun ve yandaslarinin isine yaramaktadir:

    "senior figures in the ruling zanu-pf party can buy us dollars from the reserve bank at the meaningless official exchange rate – and then sell them on the parallel market at a 2,000 per cent profit. they can buy fuel from the state at one twelfth of the market price. this gives a powerful core of zanu-pf figures a vested interest in keeping mr mugabe in power."

    http://www.telegraph.co.uk/…-of-total-collapse.html

    butun bu berbat yonetime, devasa ekonomik cokuntuye kilif olarak "ulkeye tam bagimsizliklarini kazandiklarindan beri kac ambargo uygulandi amerika ve ingiltere tarafindan ticaret yapmalari engellendi." diye kilif bulmaya calisanlarin ise art niyeti ortada.

    ayni bati'nin 1970'lerde beyaz ian smith'in rodezya'sina devasa bir ambargoyu uygulamamis midir? (apartheid guney afrika'ya uygulanan ambargo gibi. kapitalistlerin, irkcilarin ambargosu yani. di mi yavrucum?.)

    lakin ne ilginc, 1970'lerdeki bu ambargo sirasinda zimbabve "cennet"miymis bilemem, ama asla halkinin yarisi ac kalip gida yardimini muhtac olmamis. ilginc?
    http://en.wikipedia.org/…istory_of_rhodesia#economy

    hatta "ulan bu ambargolar ise yaramiyor galiba?" diye hayiflanan house of commons uyeleri bile olmus:

    "as after five years of sanctions the rhodesian economy grew last year faster than in the previous 15 years, and petrol today in salisbury is 1s. a gallon cheaper than it is in london, are not sanctions really just a bad joke, and should they not be abandoned?"

    http://hansard.millbanksystems.com/…may/04/rhodesia

    "following the unilateral declaration of independence in 1965, trade sanctions were imposed against rhodesia by the united nations. sanctions, however, did not seriously damage the economy; during the 1970s numerous local industries were developed to provide substitute goods, and the country became self-sufficient in food."

    http://www.internationaleducationmedia.com/…mbabwe/

    insan haklari avukati coltart anlatsin:

    "during the 14 years of [ian smith's] rule, rhodesia became a country that produced a wide variety of goods. in the early 1970s and late 1960s the rhodesian economy grew and of course at the time of independence ian smith bequeathed to robert mugabe a very strong currency. a currency that was certainly stronger than the u.s. dollar at that time. he also ran a very efficient administration. no zimbabwean ever starved to death under his tenure."

    http://www.voanews.com/…007-11/2007-11-21-voa32.cfm

    hamis: bugun zimbabve halkinin cektigi (ve komsusu olan guney afrika veya botswana halkinin cekmedigi) sefaletin en temel sorumlusudur. sacma sapan ideolojik saplantilari nedeniyle kendisine duyulan nefretin kokenini derisinin rengi sananlara ise bir sey demiyorum evet. mandela da bir sey demiyor.
  • (bkz: zimbabve)