şükela:  tümü | bugün
  • "galatasaray, finansal fair play ile boğuşurken benim takımdan tazminat almam doğru olmazdı" açıklamasını yapan, son yıllarda türkiye'ye gelmiş en karakterli adamlardan biridir.
  • takip ettiğim kadarıyla en iyi faal teknik direktörlerden biridir.

    hafta sonu milan deplasmanında elindeki kısıtlı imkanlara rağmen yapılabileceklerin en iyisini yaptı ve normalde fark yemesi işten bile olmayacak takıma puan aldırmasını bildi.

    bir fenerbahçeli olarak, bu adam ezeli rakibimize geldiğinde karaları bağlamıştım. allahtan sabredemediler. türkiye serüvenine baktığımda, 'daha ne yapabilirdi?' diye düşünüyorum. juventus ve real madrid'in olduğu gruptan dezavantajlı durumdayken galatasaray'la çıkmak boru mu? adam chelsea'ye elendi diye yerden yere vuruldu; sihirbaz mı yahu bu adam?

    bi de meşhur şu fotoğrafı var. bakıyorum da, adamı sevmeyenler sürekli hatırlatmış. bu ne şekilciliktir yahu? hiç mi siniriniz bozulduğunda yapacak bir şey olmadığını görüp gülmeye başlamadınız? dakika 68 olmuş, 2-0 geridesin stamford bridge'de. adamlara bağırsan, sövsen, dövsen ne olacak. rasyonel bir adamdı mancini.

    iyi kötü bu adam türkiye kupası'nı da almış.

    fenerbahçe belki son on yılının en iyi kadrosunu kurmuş ve tamamıyla lige odaklanmış durumda, zaten puan olarak da galatasaray'ı sollamış vaziyette. ikinci olan zaten direkt şampiyonlar ligine gidiyor. ikincilik nasıl bir başarısızlık oluyor bu durumda? bir türlü anlamıyorum.

    demeçlerinde oldukça gerçekçiydi, ne bileyim lan, yeneceğiz diye çıkıp, galatasaray'ın büyüklüğünden bahsedip evinde 6 yemiyordu. 1-0 kazanıp gruptan çıktıkları juventus maçından önce de kazanma ihtimalimiz düşük dediği için yerden yere vurulmuştu. galatasaray bitmedi demeden bitmez, galatasaray avrupa fatihidir diyip 5 gol yese bu kadar eleştirilmezdi sanıyorum.

    sneijder'i kim kazandırdı bu takıma? dalga geçiyorduk adamla, adam gelene geçene döşer oldu. (bize de döşedi allahsız)
    selçuk inan'ın başarısızlığında bu adamı suçlayanlar, şu anda selçuk gitsin diye dua ediyor.

    özetle beyler* mancini büyük adamdı, büyük hocaydı.

    edit: tesadüfe bak*, doğum günü kutlu olsun.
  • varlığında "her şey çok iyi" demediğimiz kişi.

    öyle olması da zaten neredeyse imkansızdı. asıl önemli olan, bir sene içerisinde, hazırlık dönemi geçiremediği takıma gelip, 4 hedeften üçünü başarmasıydı. çoğu kişi sandı ki mancini'ye duyulan güvenin nedeni imajıdır, atkısıdır, elbisesidir. ha böyle zavallılar vardı elbet, ama tek tük rastlanıyordu. oysaki mancini'nin sağladığı güven, 12/13 sezonunun sonunda resmen berbat oynamış galatasaray'ı daha ilk maçlarında bile toparlaması, düzene sokmasıydı.

    dediğim gibi, asıl önemli olan, hazırlık kampı yapamadığı, yalnızca ara transfer dönemi geçirebildiği, üstelik kendisinden önceki teknik direktör terim olduğu için kendisinden anlamsız şekilde, sanki suçlu oymuş gibi nefret edildiği bir sezonda, önündeki 3 kulvardan 2'sinde başarılı olması, ekstra olarak bir hedefi de gerçekleştirmesiydi.

    "kör öldü badem gözlü oldu" deniyor da, prandelli'nin gelmesiyle mancini'nin iade-i itibarı başka şekilde alakalı. prandelli'yle beraber anlaşıldı mancini'nin takımdaki bu rezillere rağmen neleri başardığı. şimdi anderlecht'e doğru dürüst şut çekemeden 2:0 yenildiğimiz, grupta rezil bir performansa imza attığımız, başakşehir'den 4 yediğimiz, dortmund'dan iki kez 4 yediğimiz, arsenal'den 4 yediğimiz, trabzonspor'a kendi sahamızda 0:3 kaybettiğimiz şu günlerde mancini'nin kıymeti anlaşılıyor.

    görüyoruz şimdilerde, geçen seneki takımın aslında ne kadar kötü olduğunu, mancini'nin bunlara rağmen neleri başardığını.

    hakkında tek bir eleştiri haklıdır, o da "90. dakikada neden o değişikliği yaptı" sorusudur. onun dışında mancini bu takımın yapabileceğinin en iyisini yapmıştır. hakkında sorulmuş onlarca, yüzlerce soruya da bu başlık altında cevap verdim.

    yazıyorsunuz ya "fenerbahçe nisan ayında şampiyon oldu" diye, bir de bununla beraber başka ne yaptığını yazalım mancini'nin. hayır yüz kez yazdım, belki de ekşisözlük'te en çok yazdığım başlık bu başlıktır ama yine de yazacağım üşenmeden.

    1. juventus ve real madrid'in olduğu gruptan çıktı.

    2. juventus'a maç kaybetmedi, maçların birini yendi.

    3. real madrid bizi 4:1 yendi. o maçta, muslera, sneijder, semih kaya yoktu. mevkisinin en iyileri yani. yediğimiz gollerin de mancini ile bir alakası yoktu.

    4. türkiye kupasını aldık.

    5. mancini'nin olduğu 46 maçtan 9 tanesini kaybettik. prandelli şu ana kadarki 16 maçtan 7 tanesini kaybetti, hani kıyaslamak isterseniz.

    6. kaybettiğimiz 9 maçın 7 tanesi deplasmandı.

    7. kaybettiğimiz bu 7 deplasman, akhisar, fenerbahçe, sivasspor, real madrid, chelsea gibi iyi iç saha takımlarına karşıydı. kabullenilebilirdi.

    8. 46 maçımız içerisinde sadece 4 tane maçı beklenmedik şekilde kaybetti: kayseri, kasımpaşa, elazığ, kopenhag maçları.

    9. bir şeyi fark ettiniz mi? bir fenerbahçe maçı dışında kaybettiğimiz derbi yok.

    10. fener, beşiktaş ve trabzon ile yaptığımız 5 derbi maçın 4 tanesini kazandık. (ilk beşiktaş maçında mancini yoktu hatırlarsanız) trabzon'dan sahasında taze 3 yemiş takımı izlerken unutuyorsunuz belki ama, trabzon'u deplasmanda 1:4 yenmiştik.

    11. en önemlisi de, bunları, hazırlık kampı yapamadığı, hazırlayamadığı, deneyemediği takımla yaptı.

    ***

    yani özetle, muslera'nın, sneijder'in, semih'in,mevkisinin as oyuncularının olmadığı maçta real madrid'den 4 yiyen, 5 derbisinin 4'ünü kazanan, 46 maçtan sadece 9 tanesini kaybeden, onların 7'sini de deplasman da kaybeden, o 7 deplasman maçının da 5 tanesini iyi iç saha takımlarına kaybeden, juventus ile real madrid'in olduğu gruptan galatasaray'ı çıkarabilen, juventus'u bir maç yenip bir maç berabere bitiren, türkiye kupasını alan, ligi de 2. bitiren (ki malum şike meselesi yüzünden avrupa için bu da yetiyordu) adamı,

    onun muslera'sız sneijder'siz semih'siz yenildiği real madrid'den bu üç oyuncunun olduğu maçta 6 yiyen adamın, cluj ve braga'nın olduğu gruptan takımı zar zor çıkartan adamın, dillere dolanmış "derbi üstünlüğü" hiçbir zaman 80% maç kazanma seviyesine gelmemiş adamın, "lig bitsin konuşacağım" deyip de galatasaray'ın kuyusunu kazanlarla çalışmaya gitmiş adamın, onun muslera'sız sneijder'siz semih'siz bir şekilde real madrid'den yediğini arsenal'den, dortmund'dan, ulan onları geç başakşehir'den yedirten adamın, çıktığı 16 maçın 7 tanesini kaybetmiş adamın, daha sayayım mı, takımı defalarca bir kanatı olmadan oynatmış adamın, anderlecht gibi takımdan beraberliği son dakikada stoperinin artık illallah etmesiyle alabilmiş adamın, sneijder gibi adamı derbide ilk 11 çıkarmamış adamın olduğu yerde,

    atkı, takım elbise, şekil şemal yüzünden desteklediğimizi sanıyorsanız, fena halde yanılıyorsunuz. ve unutuyorsunuz ki, mancini, bu diğer iki kişi gibi takımla hazırlık kampı geçiremedi, ara transferden başka transfer şansı olmadı.

    ve yine unutuyorsunuz ki, dün "kara" dediğine bugün "ak" deyip, galatasaray'ı düşmanlarına satarak, tazminatı ödensin diye rezil rüsva ederek gitmedi.

    buradayken o hep onun için geldiğini iddia ettiğiniz tazminatına elini sürmeden gitti.

    buradayken haksızlık ettiniz de, artık halimiz ortadayken, daha fazla haksızlık etmeyin be.

    bu adamın son dakika değişikliğini, kağıt yollamasını, atkısını hatırlıyorsanız, bu kadar sevilmediği bir sezonda elde ettiği bunca başarıyı da hatırlayacaksınız. ve giderken de, yamyam gibi almasını beklediğiniz tazminatın tek kuruşuna dahi dokunmamasını hatırlayacaksınız.

    "çok iyi" demedik. bi bıraksaydınız, çok iyi olacaktık. elinde imkan yokken, hakkında neler neler söylenirken bunları yapan adam, düşünün bir de haksızlık edilmeseydi neler yapabilirdi. bu kadar dezavantaja rağmen, "iyi" olmayı başarabilen bir adam, düşünün bi, kıymetini bilseydiniz bu sene ne kadar iyi olacaktı.

    geldiği günden bu yana, mancini hakkında neler söylendi, ne iftiralar atıldı, ne saçmalıklarla kuyusu kazıldı hatırlamak istiyorsanız, buyurun, tüm süreci şuradan takip edebilirsiniz: (bkz: roberto mancini/@vandalist psycho)

    belki sonra, bu adama haksızlık ettiğinizi de, yazık ettiğinizi de hatırlarsınız.

    prandelli'yle detaylı karşılaştırması için;
    (bkz: #46274868)
    (bkz: #46471518)
    (bkz: #46600625)
  • galatasaray'a gelirse atkısını yanında getirecektir.

    +kırmızı atkın var mı?
    -var başganım.
    +yaz, atkısını kendisi getirecek.
  • maçtan* önce,
    "juventus'un tur şansı %80" dediği için korkaklık ve takımına güvenmemek ile suçlanan hocaydı. bekleniyordu ki, "çıkar aslanlar gibi oynarız, allah'ın izniyle turu atlarız" vs. yardırsın. sanki adam osmaniyeli. aynı şekilde real maçı öncesi de "bizim için önemli olan juventus maçı" dediği için eleştirilmişti.
    beyler adam avrupalı..

    bakın şimdi de, juventus zaferi sonrası, yine bir avrupalı gibi konuşmuş,

    "turu geçmiş olmayı başarılı olarak niteleyemeyiz, bu sürecin bir parçasıydı, zorlu aşamayı geçtik sadece".

    ee sizin istediğiniz tarz da konuşsa, "bu tarihi bir başarıdır, tüm galatasaraylılar'a ve türkiye'ye armağan olsun" vs. diye gazlaması gerekirdi. ama adam gazla çalışmıyor, realist. başarı sonuçla gelir diyor, ortada bi başarı yok süreç devam ediyor.
  • galatasaray ile anlaşan teknik direktör.

    galatasaray'a yeni geldiği için ona küçük bir rehber sunmak lazım.

    1) dany'in neden topu uzaklaştırmayıp ayağında tuttuğunu, rakip forvete çalım atmak için neden debelendiğini bilmiyoruz. sen de şaşırma.

    2) galatasaray stoperlerinin duran toplarda sezon boyunca bir kere bile neden kafa vuramadıklarını anlamıyoruz. sen de garipseme.

    3) hakan balta'nın kanattan bindiren adamın orta kesişine ayağını bile uzatmamasına çıldırma. zamanla alışırsın.

    4) burak yılmaz'ın 30 golü nasıl attığına çok kafanı yorma. işin içinden çıkamazsın.

    5) nordin amrabat sorunlu değil. sadece allah oyun zekası vermedi.

    6) hamit altıntop'a sakın "dönsene, çabuk olsana biraz" deme çünkü beli izin vermiyor.

    7) emmanuel eboue'nin her maçta faul almak için uğraşmasına sinir olma.

    8) emre çolak çok iyi kendi ekseni etrafında döner, haberin olsun. ne işe yarıyor diye sorma. öyle işte dönüyor. aydın yılmaz da fatih terim'in manevi oğlu olduğu için galatasaray kadrosunda, bilgin olsun.

    9) paslaşarak kullandığımız kornerlerden ya da emmanuel eboue'nin kullandığı uzun taçlardan bir tane bile gol bulamadığımızı da bilmen iyi olur.

    10) galatasaray'da penaltıları ve frikikleri kim isterse onun kullandığına şaşırma. bazen frikiklerde seyirci baskısıyla selçuk inan'a kullandırmayı başarıyoruz.
  • manchester city'den ayrılma tazminatı olarak 32 milyon sterlin, inter'den de 11 milyon euro almış hoca.

    eğer başarılı olmazsa yarrağı kökünden yeriz. stadda her ''mancini istifa '' diye bağırandan 100bin euro toplasak yine denkleşmez tazminatı amına koyim :(

    riva'yı falan satarız artık mejjbur.
  • tıpkı akp'nin, alım gücüne bakmaksızın "asgari ücreti x katına çıkardık" demesi gibi, "20 milyona adam aldı yæ" diyenleri ortaya çıkaran kişi.

    mancini'nin şu ana kadar harcadığı toplam bonservis: 18.900.000 euro
    alınan futbolcu sayısı: 8
    kişi başı ortalama bonservis bedeli: 2.362.500
    aldığı oyuncuların yaşları: 18-18-18-20-21-21-23-24
    ortalama yaş: 20.3

    önceki teknik direktörün harcamaları (13-14): 22.750.000
    alınan futbolcu sayısı: 5
    kişi başı ortalama bonservis bedeli: 4.550.000
    aldığı oyuncuların yaşları: 18-28-29-30-30
    ortalama yaş: 27

    hayır futbola dair cehalet yazının her bir kelimesinden akıyor. bari matematik bilgisi üzerinden gideyim dedim.

    hani derler ya, "daha iyisini yapana kadar, en iyisi bu", bu adamın durumu da budur.

    zira kendisi ara transferde almak zorunda kalmıştır bu oyuncuları.

    senelerdir beklenen geleceğe yatırım mevzusunu daha yarım sezon başında olduğu takımda yapmıştır.

    gerçek bir sol bekimiz olmuştur.

    ya bir kere insan utanır lan şunu yazarken: "orta sahada kanatlarda oynayabilecek tek adam bırakmadı."

    bu adam 3-5-2 oynatıyor, aldığı adamların 5 tanesi, bak o 8 futbolcunun 5 tanesi kanatlarda oynayabilecek adamlar. adamın taktiğine tam olarak uyumlu olan kanat sayısı 3.

    diğer bir lafa bak: "..en çok ihtiyacımız olan stopere kaliteli bir futbolcu aldırmadı."

    (bkz: koray günter)
    (bkz: burdisso)

    ulan troll diyeceğim, onun da bir edebi-adabı, ortalama bir zeka seviyesi vardır. bu nedir lan böyle?

    adam geleceğe yatırım yapıyor, sokayım şampiyonlar ligine. cristiano ronaldo'yu mu alacaksın lan? ulan ara transferde kimi bulacaksın da alacaksın? yemin ediyorum insanı çıldırtıyorsunuz. ulan adam geldiğinden beri medyada tetikte bekliyorlar, adam her defasında baldır bacak sikertiyor, utanmadan gelip transfer muhabbeti yapıyorsunuz? fm mi oynuyor lan bu adam? ulan adam gidip 50k-60k'ya favelalardan çingen mi kovalayacak nedir derdiniz? hem "çok para harcıyor" diyor tüm oyuncular gayet normal fiyatlara alınmışken, hem de "bunlar ne ya böyle genç genç güçsüz" diyor. ulan nasıl bir manyaklıktır bu?

    adamların olurunu, yeterliliğini bilmem nesini tartışırız. ama gelip de bu adamın transfer politikasını pahalı olduğu iddiasıyla eleştirmeye kalkarsanız, adama sorarlar, "bundan önce nasıldı durum" diye. böyle cahil cahil konuşmayın. siz gidin skora bakın, "aa süper", "vay amk" diyin geçin. beyin yetersiz zira. yemin ediyorum mancini falan hak etmiyor bu takım lan. insan az utanır lan. bak o kadar yazdık ama tüm denklemi ben senin için özetleyim: 8 tane gelecek vaadeden oyuncu = amrabat + bruma. konu burada kapanmıştır. hadi diyelim mancini kötü, ulan daha iyisini yapabilen dünya üzerinde bir tane adam getir. millet yemin ediyorum kafayı yemiş.

    ha son olarak, bir şeyi idrak edin artık. bir adam "kötü oynayarak" bile bir maçı 3:0 alıyorsa, olmuş demektir. bir takım gönül rahatlığıyla full yedek çıkıp kupa maçını idare edebiliyorsa olmuş demektir. büyük takımın yapması gereken budur. ha sen ısrarla as oyuncularını kupa maçlarında sakatlama kumarına girecek bir manyaksan, siktir git başka takımla yap fantezilerini. galatasaray'ın görmüş olduğu en efsane teknik direktörler arasına girecek bu adam, denmedik laf kalmıyor.

    1. adam geldiği ayağının tozuyla juve maçına çıkacak, "adamsa yensin" dendi.

    adam öyle veya böyle beraberliği kaptı.

    2. adam "önemli olan juventus maçı" dedi, taşladılar adamı öldürdüler.

    nitekim adamın dediği gibi her şey o maça kaldı.

    3. adama "real madrid maçını nasıl umursamaz ya" dediler.

    umursayıp "biz kendi oyunumuzu oynayacağız" şeklinde şov yaparak takıma 6 yedirten adamdan sonra "tanımadığı" takımla 4 yedi, gollerin 4'ü de bireysel hata olmak üzere.

    4. "adamsa juventus'u geçer" dediniz. sanki biz juventus'un, juventus bizim kadromuza sahipmiş gibi, sanki olması gereken banko bir olay olarak gösterdiniz ki, adam geçemeyince leş kargası gibi üstüne çökün.

    adam juventus'u yendi.

    5. "takım bok gibi oynuyor yæ, defansı bok gibi yæ, stoperi yok yæ" dediniz.

    ulan adam geldikten sonra gol ortalamasına bakın siktirin gidin, bi de öncesine bakın.

    hayır eminim ki bu adam real madrid'e deplasmanda 5 atsa, çıkıp ertesi gün "adamsa 6 alıp öcümüzü alacaktı" diyecekler bunlar. o yüzden galatasaray taraftarı böyle siktiriboktan heriflere ve gerzekçe söylemlere takılmadan bu adamı desteklemeli. hep dedim, hep diyorum. bu adam geldiğinde yazdıklarımdan ötürü yediğim küfrün haddi hesabı yok. hepsinin arkasında durdum, bir tane de çıkıp dediklerimin yanlışlığını kanıtlayabilen olmadı. tanrı yine utandırmasın. mancini galatasaray'a çok şey getirecektir.
  • eleştiri kaldıramayan türk antrenörleri muhatap almaktan vazgeçmesi gereken teknik direktör. onlar hep mukemmeldir, diğer ülkeler kıymetlerini bilemez. hatta biz de bilmiyoruzdur. en kariyerlisinin yurtdışı deneyimi birkaç haftalık milan macerasından ibarettir, diğerleri anca iran, azerbaycan, katar, güney kore tarzı liglerde şans bulur. ama laf dalaşına gelince mangalda kül bırakmazlar. daha düne kadar show programlarında komiklik yapmaya çalışan çiçeği burnunda antrenörler sana had bildirmeye çalışır. burası böyle bir ülke, zamanla öğreneceksin. aslansın, kaplansın de ver gazı geç, gerisine kafa yorma.
  • --- spoiler ---

    ''fenerbahçe son maçında sahada bir kağıt dolaştırdı. bu konuda size bir gönderme yaptılar. ne düşünüyorsunuz?

    bu çok önemli değil. onlar bununla mutlularsa ben de onlar adına mutlu olurum. önemli olan ligde bir takımın şampiyonluğu hak edip etmediğidir. bence onlar da şampiyonluğu hak etmişlerdi. ben de onları tebrik etmiştim zaten. ama tekrar söylüyorum bu şakayla mutlu oluyorlarsa ben de onlar adına mutlu olurum.''

    --- spoiler ---

    bizim futbol kafa yapımız ile kıyaslayınca utanıyorum gerçekten. bunu bizim ersun yanal'a veya başka bir türk teknik adama sorsalar emin olun ''mutlu olurum'' kelimesi içinde geçmez.