şükela:  tümü | bugün
  • bernard marie koltesin yazdigi , zeynep avci ve olcay kunalin cevirdigi , isil kasapoglunun yonettigi , tardu flordun un ba$rolde oynadigi tiyatro oyunu .*
  • koç oyuncularının 14 nisan 2008'de premierini yapacakları oyun. ahmet levendoğlu rejisi ve sanat yönetimenliğinde.
  • seri katil roberto succo'dan esinlenerek yazılmış oyun.
  • 24 yaşına kadar sorbonne üniversitesi' nde okumuş fakat bir gün aniden kafasına "dan" ederek babasını küvette kesmiş, ardından dan dan dan annesini, bir genci ve bir müfettişi öldürmüş italyan asıllı delikanlı, oyun karakteri. bu haliyle, yakışıklı yazar koltes' in mülküdür.
    yazarın ağzından, "inanılmaz bir yolculuk, efsanevi bir kişi, en sonunda bir çakıl taşının veya bir kadının yıktığı, samson, goliath gibi güç canavarların ayarında biri."
    anne babasını gönderdikten ve bir kız çocuğuyla birlikte olup, onu kendisine aşık ettikten sonra, geceyarısı bir metro durağında bankta, yanında oturan yaşlı adama, sırtlarını verdikleri "aranıyor! zucco" afişinin önünde anlatıyor roberto:

    ben normal ve aklıbaşında bir çocuğum. hiçbir zaman dikkat çekmedim. yanınızda oturuyor olmasaydım beni fark etmezdiniz bile. hep rahat yaşamanın en iyi yolu bir cam kadar şeffaf olmak, taşın üzerinde bir bukalemun gibi olmak, duvarların içinden geçebilmek, ne renk ne de koku sahibi olmak diye düşünmüşümdür. insanların bakışı içinizden geçmeli ve arkanızı orada yokmuşsunuz gibi görmeli. şeffaf olmak zor bir iştir, bir meslektir, eski, çok eski bir düştür görünmez olmak. ben bir kahraman değilim. kahramanlar katildir, giysileri kana bulanmamış kahraman yoktur. kan ise bu dünyada görmezden gelemeyeceğimiz tek şeydir. hatta en görünür şeydir. her şey yıkıldığında, dünyayı bir kıyamet sisi kapladığı zaman kahramanların kanla kaplı giysileri kalacaktır. ben okudum, iyi bir öğrenciydim. iyi öğrenci alışkanlığı edindikten sonra geriye dönüş yoktur. üniversiteye kayıtlıyım. sorbonne' nun sıralarında yerim ayrılmış durumda, dikkat çekmediğim diğer iyi öğrencilerin arasında. size yemin ederim ki sorbonne' da okumak için iyi, sessiz ve görünmez bir öğrenci olmak gerekir. orası serserilerin ve kendini kahraman zannedenlerin olduğu kenar mahalle üniversitelerinden biri değildir. benim üniversitemin koridorları sessizdir. içlerinden ayak seslerinin bile işitilmediği gölgeler geçer. yarın dil bilimi dersine gireceğim. yarın dilbilimi dersinin günü. görünmezler arasında görünmez olacağım. günlük yaşamın kalın sisinde sessiz ve dikkatli. hiçbir şey olayların akışını değiştiremeyecek. ben, çayırdan sessizce geçen bir tren gibiyim. hiçbir şey beni raylarımdan çıkaramaz.
  • ankara devinim tiyatro'nun altıncı temsilini 12 ocak 2011'de ankara sanat tiyatrosu'nda vereceği ve kadrosu aşağıdaki gibi olan oyundur.

    kıvanç pehlivanoğlu
    ayça güngör
    oğuz avcioğlu
    burcu akpinar
    kerem dinler
    gizem erdoğan
    mertcan ertürk
    gülzaman coşar
    kutay ertürk
    yeliz kayserili
    serdar sarikaya

    yöneten : ahmet yapar
    yönetmen asistanı : gözde kiliç
    sahne amiri : kerem dinler
    dekor - kostüm : anıl işik
    müzik : oktay köseoğlu
    işık : emrah yildiz
  • dokuz eylül gsf deneme topluluğu tarafından başarılı bir biçimde son kez bu akşam sahnelenip nokta konulmuştur. başarılı derken öyle alelade değil, cidden başarıyla altından kalkmışlardır.
  • bu sezon moda sahnesi'nde izlenebilecek oyunlardan biri. sayfalarında yer alan prova notları da takip edilesi.
  • bugün moda sahnesi'nde yeniden başlayacak oyundur ve ilk gün sadece -ve pek tabii ki en arkalarda- 19 bilet kalmıştır. (evet saydım)
  • bugüne kadar moda sahnesi'nde izlediğim oyunlar içerisinde beklentilerimi en az karşılayan oyundu kendisi. bunda metnin kendi kopukluğu ve yetersizliği de vardı ancak oyuncu performansları da yeteri kadar iyi değildi.
  • (bkz: ezgi coşkun)