şükela:  tümü | bugün
  • dokuzuncu nesil çaylak.
  • yoldaş, logosdaş, hem eski hem yeni nesildaş, d*taş, nihayet hoşgeldin lan.

    şanlı niki eskisini de aratmıyor. deşifre etmeyelim di mi, yok yok etmeyelim.
  • ince dilimlenmiş bonfileden yapılan bir et yemeğidir.
    kalan tarifi için ise şöyle buyrun :
    http://www.tatliaskim.com/…/223259-robespierre.html
  • bir süperkahraman sorumluluklarının farkında olmalıdır. gücünün sınırları etrafındakilere zarar verebilir. tam da bu nedenle robespierre, kendi canını hiçe sayarak, süpergücünle yapabileceklerini elinin tersinle itiyor, çevresindeki masum insanları koruma gayesiyle, bir tersyüz edilmiş mr. jekyll and dr. hyde hayatı yaşıyor. içindeki potansiyel açığa çıkayazdığında atıyor bir olips ağzına. ve ardından dökülüyor o acı kelimeler lümpen ses tellerinden: "nefret ediyorum senden kent olips, portakallını ayrı limonlunu ayrı sevmiyorum" [sic]

    ayrıca bir lamarckçı olarak üzülerek de olsa kızının bir süperkahraman olma şansını birkaç ayla kaçırdığını söylemeliyim.
  • yanında parmesan peyniri ve rokayla birlikte yemede yanında yat kıvamındaki lezzet.
  • library.nu konusunda duygularıma tercüman olmuş yazar.
  • paris metrosunda bir duraktır aynı zamanda. göçmen nüfusun fazla olduğu bi bölgede konuşlanmıştır. o kadar ki özellikle gece buradan geçerseniz kendinizi afrika'da sanabilirsiniz. duraktan çıkıp yürümeye devam ederseniz konya market'ten alışveriş yapabilirsiniz.
  • bir edip cansever şiiri.

    "her gün biraz daha yalnız robespierre
    ve fransa biraz uğultulu
    yalnızdır akşamı yok edilen bir subay
    bilinmez ürkütülmüş atları ne çok sevdiği
    her yalnızlık biraz ihtilal.

    çok şeyleri kadınlar için yaptım, kadınlar
    onlar ki yokmuşum gibi sevdiler beni
    beğenmek, beğenilmek gibi ayrı kaldılar
    bir gün de akşamdı, ben o akşamı hiç unutmam
    her sessizlik biraz ihtilal.

    işte bir tanrı evi, kimler ki geçerken uğruyorlar
    sonra çılgınlar gibi kalabalığa
    belki de yarı kalmış bir sevgiye koşuyorlar
    belki de her boyun eğdikleri, her diz çöküş
    yavaşça bir ihtilal."