şükela:  tümü | bugün
  • boğaziçi üniversitesi bilgisayar mühendisliği bölümü öğretim üyesi prof. dr. cem say bilim ve gelecek dergisine konuştu. derginin mart sayısında nalân mahsereci ve yusuf can semerci’nin gerçekleştirdiği söyleşide say, “yapay zekâ nasıl öğrenir, yaratıcı olabilir mi, âşık olabilir mi, karşısındakinin duygularını anlayabilir mi, ahlakı ve özgür iradesi olacak mı, cezalandırılabilir mi, insanları işsiz mi bırakacak, dünyayı ele geçirebilir mi?” gibi merak edilen sorulara yanıt verdi.

    insan ve yapay zekâyı birçok noktada karşılaştıran cem say, yapay zekânın içgüdüsel davranışları, duyguları olup olamayacağı, karşısındakinin duygularını anlayıp anlayamayacağı konularında şunları söyledi:

    “insanlarda olan şeyleri yaptırmaya çalışıyoruz da, insanlarda zekânın tam ne olduğunu, nasıl çalıştığını bilmiyoruz ki. ‘âşık olamaz makine’ deniyor. insan nasıl âşık oluyor, onu düşündük mü? onun mekanizmasını, bilimsel moleküllerine ayırarak anladık mı? o şekilde anlayabildiğimiz her şeyi makinelere yaptırabileceğimizi düşünüyorum. basit bir matematik bilişim kuralı var. bilgisayarlar ve o familyadan makineler, başka şeyleri taklit edebiliyor. eğer bir şeyin nasıl çalıştığını anlayıp prensiplerini yazabiliyorsak, bilgisayarda yaptırabiliriz. zekâ, duygu, en zoru da bilinç gibi şeylerin insanlarda nasıl çalıştığı tam anlaşılmadığından, bilgisayara bunu yaptıramazsınız diye sallamak kolay oluyor.”

    prof. dr. cem say, yapay zekâda içgüdüsel davranışların olup olamayacağı sorusuna ise yine insan davranışlarıyla karşılaştırarak şu yanıtı veriyor:

    “içgüdüler sanırım işletim sisteminin en eski bölümünde duran, belki dış belleğe değil, ikincil belleğe değil, makinenin bios (temel giriş çıkış sistemi) dediğimiz yerine kayıtlı programlar gibi. onları değiştirmek daha zor. çünkü yeniden programlanamayan türden bir bellekte duruyorlar. daha sonra evrilmiş olan beyin kısımlarımız daha yazılım (software) gibi. o yüzden bir sıkıntı halinde alt seviye programlarımız, reflekslerimiz, hiç düşünmeden pat diye konuya giriyor. ama bunları bilgisayar terimleriyle konuşmaya başladığımızda, zaten bunun nasıl yapay zekâ ya da makine tarafından da yapılabileceğini, makineyi nasıl bu şekilde inşa edebileceğimizi görüyoruz. ‘kapsama mimarisi’ diye bir şey var yapay zekâ literatüründe, tamamen bu fikre dayalı. bilgisayarın, hayatta kalmayla ilgili temel programları var. o sağlanmadığı durumda, otomatik olarak kendisi o programı ortaya çıkarıp o programa göre davranıyor. eğer orada problem yoksa, uygun olan en üst seviyedeki yüksek seviyeli program devreye giriyor. içgüdüler neden evrilmiş? bilgisayarımızın ya da robotumuzun da içgüdülerimize benzeyen bir hayat felsefesi olmasını istiyorsak, bunu kopyalamamız akıllıca olur. her durumda bilgisayarımızın, robotumuzun tam bizim gibi bir işletim sistemi olmasını istemeyebiliriz. duyguları olsun mu mesela? eğer nükleer santrale girip orada tamirat yapacaksa, korku diye bir duygusu olmasa daha iyi olur tabii. ama bazı durumlarda eğer istiyorsak bu iş insanlarda biyolojik olarak nasıl çözülmüş bunu anlamamız gerek, ‘biz bunu makineye nasıl yaptıracağız?’ diyeceksek, tabii insandakine bakıp, ondan ilham alıp, icabında utanmazca onu kopyalamak gerek; bunların hepsi mubah mühendislikte.”

    cem say, yapay zekânın özgür iradesi olabilir mi sorusunu “insanın var mı ki!” diye karşılayıp şunları söylüyor:

    “şimdi özgür irade nedir? o da bir yanılsamadır. kafamızdaki bilgi-işlem sürecinin hepsini değil, sonucun bir kısmını görebiliyoruz. sonuç, karar verdiğimiz yanılsaması. ‘biz özgürüz, şuraya mı gideyim, buraya mı gideyim dedik, düşündük, tamamen ruhumuz öyle istedi diye bunu seçtik’ şeklindeki yanılsamadan kaynaklanıyor. aslında baştan beri altyapımız bir hesap yaptı ve o hesabın sonucunda bu çıktı. diğeri çıkamazdı, çünkü hesabımızın sonucu bu. ama biz baştan bilmiyorduk ne çıkacağını. o yüzden başta bize sorulduğunda, henüz karar vermedim diyoruz, aslında bu daha hesaplamam bitmedi anlamına geliyor. irade dediğimiz şey daha ne çıkacağını bilmiyoruz yanılsamasından kaynaklanan bir şey benim yorumuma göre. nasıl ki bizim özgür irademiz yok, o açıdan bizden bir eksiği olmaz diye düşünüyorum.”

    bilim ve gelecek dergisinin mart sayısında kapak dosyası olarak geniş yer bulan söyleşide insan-yapay zekâ ilişkisi konusunda daha pek çok soru tartışılıyor.

    kaynak