şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: rock and roll)
  • guillaume canet yapımı komedi filmi. kendi hayatında bir kesit olarak başlayan filmde bir filmin çekimi sırasında artık yaşlandığını ve rock'n roll imajı falan olmadığını, efendi aile babası gibi göründüğünü duyan guillaume orta yaş kriziyle tanışır. gilles lellouche, yvan attal gibi oyuncuların yanında tabii ki marion cotillard da var.

    son zamanlarda izlediğim en komik film olabilir. bunda marion'un çekimine hazırlandığı juste la fin du monde'i daha önce izlemiş olmam da tuz biber oldu.
  • jeux d'enfants (love me ıf you dare)'den tanıdığımız guillaume canet'in yazdığı, yönettiği ve oynadığı mocumentary. orta yaş bunalımının bu kadar komik olabileceğini düşünmezdim. kendisini ve sevgilisi cotillard'ı yerlere vurmaktan hiç çekinmeyen, tadı tuzu yerinde, 2 saat boyu kahkahalarla izleyenecek film. festival kapsamında gösterildi, yakalayamayanlara mutlaka tavsiye edilir.

    filmin eleştirisini merak edenler buraya
  • guillaume canet & marion cotillard çiftine hayranlığımın sebebini anladığım film. goygoyu çok sevdiklerini biliyordum ama inanılmaz eğlenceliler ve samimiler yahu! bir günleri bile sıkıcı geçmiyordur kesin.

    çağımızda herkesin sikko ilişkisini etrafına peri masalı diye satmaya çalışmasından sonra ilaç gibi geldi. şu ömrümde ilk kez bir ilişkinin bu kadar samimi anlatılışına tanık oldum diyebilirim. standart bir çift olsa birlikteliğini ideal ilişki olarak pazarlayıp bolca para ve ego tatmini elde edebilecekken samimiyetsizlikten kaçınmışlar ve müthiş bir iş ortaya çıkmış. ki filmin bir yerinde aşağı yukarı şöyle bir konuşma vardı:

    --- spoiler ---

    -marion'un müthiş bir hayatı var; filmleri, başarıları, la'deki hayatı... bununla ilgili bir film yapsana?

    -marion la'de yaşamıyor ki?

    -ne önemi var? insanlar öyle düşünüyor ve zannediyor, bu yeterli!

    --- spoiler ---

    bütün samimiyetsizler ölebilir, siz çok yaşayın!
  • sistem eleştirisi illa kasvetli mi olur, accukta goygoy katsak olma mı mottosuyla yola çıkılmış bir guillaume canet filmi.

    guillaume canet' de olsan o orta yaş krizine gireceksin arkideş. başka sinema kapsamında izleyipte son zamanlarda böyle hunharca güldüğüm bir film olmamıştı.

    ulen insan marion'la evli olup nassı olur da krize, depresyona falan girer der gibi oldum filmin başlarında. izledikçe kendimden geçtim, ben böyle goygoycu çift görmedim.

    rolleri için kendilerinden vazgeçen ünlüler diye haberler çıkıyor ya, inşallah guillaume dublör falan kullanmıştır, zira o kadar yakuşuklu bir adam kendine bunu yapacak kadar ne yaşamış olabilir. 42 yaşında aile babasının barbie'nin boyfriend'i ken'e dönüşmesini izledik, keza bu sırada marion'da boş durmadı, önce biraz kanada aksanı çalıştı, kekeme ve topallayan kadına çalıştı, baktı olmuyor o da barbie bebek olmaya soyundu ne yapsın ?

    soyunsun da zaten, hatunum taş. adriana falan da bok yesin, hıh.

    özetle ; canınız mı sıkkın, hunharca gülmek mi istiyorsunuz. gidin, tereddüt etmeden hem de.
  • vizyondan kalkmadan hemen önce istanbulda oynadığı son cinemaximumda filmi bulup izledik. gerçekten son zamanlarda izlediğim en iyi filmlerden bir tanesiydi. kahkahayla gülmek mi, başkası adına utanmak mı, üzülmek mi bir sürü duyguyu muhteşem bir samimiyet ve goygoyla vermeyi başarmış filmdir. goygoyun kıvamı o kadar iyidir ki böyle acılaşmadan ya da insanın içini baymadan bitiriyor film. mutlak tavsiyedir.
  • ne izleyeceğim hakkında hiçbir fikrim olmadan gittim, salondaki tek kişi olmanın da verdiği rahatlıkla deli gibi gülerek çıktım. guillaume'un hayallere daldığı sahneler inanılmaz absürttü*. ayrıca "come on baby light my fire" göndermesi de hoş olmuş, altyazı olmasaydı fransızcasından hiçbir şey anlamayacaktım büyük ihtimalle*
  • rock'n roll'da, "orta yaş bunalımı draması" ile absürd komedi arasındaki duvar filmin tam ortasında öyle bir kırılıyor ki, seyirci olarak tüm kontrolü kaybediyorsunuz. ve bu size muazzam bir zevk veriyor.

    avrupa'yı gerçekten de samimiyet ayakta tutuyor. avrupa sineması hala çok samimi ve güzel.
  • bolca orta yaş bunalımı içeren eğlenceli bir film.. başarılı tespitlerle dolu, gerçek kesit tadında..
    fakat guillaume canet in o tatlı yüzünün ne hale geldiği, aklımdan bir türlü gitmiyor..
  • ülkemizin güzide pazarcılarından püf noktalarını öğrenebileceğiniz ruh. link