şükela:  tümü | bugün
  • maden ruhsat sahalarının hak sahibi tarafından başkalarına süreli tahsisinde ton başına elde edilen maden hasılatı/kira geliri.
  • uygulanacak hükümler borçlar kanunu'nun hasılat kirası ve ilgili maddeleridir. ancak rödovans ile alakalı ayrı bir hukuki düzenlemenin olmaması sıkıntıları beraberinde getiriyor. en önemli sıkıntı da devletin her anlamda maden ruhsat sahibini muhatap olarak kabul etmesi. rödovansçının davranışları sonucunda gerekirse ruhsat sahibinin ruhsatının iptaline kadar yaptırımlar söz konusu olabiliyor.
  • soma'daki facia sonrası yanlış biçimde "taşeronlaştırma" terimine karşılık kullanılmaya başladı.

    aslen ruhsat sahibinin (bu devlet de olabilir) madeninin çalıştırılması karşılığı alacağı bedelin (kiranın) ve madenin çalışma koşullarının belirlendiği sözleşmenin adıdır.

    taşeronlar, kendisi işletiyorsa ruhsat sahibi ile, rödovans sözleşmesi ile işletiliyorsa rödovans sözleşmesi yapan firma ile ayrıca taşeron sözleşmesi yaparlar.

    (bkz: rödovans sözleşmesi)
  • türkçe meali lan sikik senin 140 dolara yaptırdığın işi ben 20 dolara yaptırırım,sen karışma 30 dolara da sana satayım olan kelime.adamın 140 dolarlık işi nasıl 20 dolara yaptırdığını sorgulamazsan 283 tane canı toprağa verir bir yerde sorumlu varsa bulacam diye gezersin.ama fazla gezmene gerek yok aynaya bakınca görürsün sorumlu kim.
  • türkçe meali "senin 140 dolara yaptırdığın işi ben 20 dolara yaptırırım" olmayan kelime.

    tam olarak şu demek:
    - senin elinde maden ruhsatı var, benim elimde makine zart-zurt maden firması var. orayı işleteyim sana %10-15 kira vereyim.

    orman bakanlığı'na bağlı bir işletme, enerji bakanlığı'na bir işletmeyle rödovans sözleşmesi de yapabilir.

    gerisi politik, konjonktürel, ahbap-çavuş ilişkileri meselesi ve rödovans tanımının harici özel-kamu vs. tartışmaları. rödovans kelimesine anlamından (maden ruhsatı kiralamadan) ötesini yüklemenin bir faydası yok kanımca.
  • rödovans sözleşmesi yapan ve bu şekilde madeni işletenin genelde kamu değil de özel sektör olduğu, hasılat kirasını alanın da genellikle kamu olduğu dikkate alındığında; işletenin kendi kar kaygısı ile dilediği gibi at koşturduğu, kirayı alanın da semereden başka birşeyi umursamadığı; sosyal devlet denen şeyin de pek ortalarda gözükmediği sözleşme türü. ayrıca bkz. (http://www.maden.org.tr/…ler/afd8346a677af9d_ek.pdf)
  • 4 sene çeko okudum bu siktiğimin terimini ilk defa duydum. hangi orospu çocuğu evladının aklına gelip icat ettiyse götüne sağlık.

    edit: orospu çocuğunu, orospu çocuğunun evladı diye değiştirdim.
  • aklima nedense danisikli dovusu getiren kelime!
  • fr.redevance: ayrıcalık ücreti, ayrıcalık tutarı, telif hakkı.