şükela:  tümü | bugün
  • dönemde rohan'ın saruman tarafında olmasından* kaynaklı olması muhtemel hadisedir.
  • o siralar theoden'in grima solucandil ve cesitli buyuler vasitasiyla saruman tarafindan aklinin zehirlenmesi sebebiyle olabilir. kendi yegeni eomer'i ve binlerce adamini surgune gonderebilecek bir cünun halinden ötürüdür. dolayisiyla mesru krallarinin orta dunya meselelerine karsi kayitsiz kalmasindan ve kendisine dokunulmayacagini zannetmesinden dolayi rohan'in bu konseyde yer almamasi normal karsilanabilir. netekim gandalf the white tarafindan zihni esaretten kurtarilinca atçanyurt krali theoden, kendisine duseni fazlasiyla yapmis, nazgul efendisi witchking tarafindan telef edilinceye kadar atalarinin salonlarina alni ak gidecek kahramanliklari gostermistir. kisacasi, eger sarumanin telekinetik esareti mevzubahis olmasaydi ve hazret konseye davet edilseydi, muhtemeldir ki fellowship'e bizzat katilir, bu serefli gorevde sanina yakisir bir olumu goze alirdi. hail to the king!

    bir zaman sonra gelen edit: yukaridaki yorumlar film uclemesi baz alinarak yapilmis olup, kitapla uyusmayan yonleri olabilir...
  • aslında cagrılmıstır lakin theodenin sarumanın etkisi altına girmeye basladıgı dönemlere denk geldiginden cagrılmasına ragmen rohanın katılmaması durumu vardır.
  • (bkz: #direnrohan)
  • rohan'ın davet edilmeyişi değil gitmeyişidir. elrond'un divanı aslında katılanların aynı anda rivendell'a yollarının düşmesi sayesinde gerçekleşmiştir. önceden düşünülüp yapılması karar verilen bir şey değildir yani.

    gerisini elrond'dan dinliyoruz:
    "buraya çağırılmanızın amacı buydu. çağırılmanızın dedim, ama sizleri, uzak ülkelerden gelen bunca yabancıyı, yanıma ben çağırmadım. sizler gelerek, tam da şu anda birbirinizle karşılaştınız; şans eseri gibi gelebilir size. ama işin aslı öyle değil. daha ziyade, dünyanın içinde bulunduğu tehlikeye karşı başka kimsenin değil, burada toplanmış oturan bizlerin bir çare bulmaklığımızın yazılı olduğuna inanırız."

    yüzüklerin efendisi, 2. kitap, elrond'un divanı, sf. 241