• burnumuzun dibinde gerçekleşen kürtlerin yaptığı devrim.

    ellerine sağlık diyoruz ve bu devrimi ve koşulları açıklayan 2 güzel yazı paylaşıyoruz;

    ' son birkaç yıldır demokrasi, eşitlik, adalet talepleriyle sokağa dökülen, arap baharına adını veren halkların talep ve amaçlarının homojen olmadığını biliyoruz. siyasal islam’ın temel karakterini verdiği bu baharın etrafında pozisyon alan değişik etnik ,sosyal , politik grupların varlığı da demokratik taleplerin meşruiyetini ortaya koyması açısından önemli. bu konuda daha önce binlerce değerlendirme yapılmıştır. yeni bir değerlendirmeden ziyade evrensel bazı prensipleri belirtmekte fayda var. diktatör rejimlerin varlığı başlı başına bir tür şiddettir. bu rejimlere yönelik her türlü politik, sosyal, kültürel, ulusal, etnik eylem ve taleplerin devrimci-demokratik niteliği rejimin kendi karakteri içinde meşruiyet kazanır.

    ....'

    http://www.cengizchefikir.blogspot.com/…kratik.html

    'avrupa’da modern ulus öncesi monarkların hakim olduğu mülkiyetler üzerinde mutlakiyetçi devletler vardı. tarihsel olarak bu tip patrimonyal devletlerin (yönetimi babadan oğula geçen) dönüşümü oldukça çetin savaşlarla gerçekleşti. toprak ve teolojik temelli devlet ( hem babadan oğula geçen hem de egemen monarşik organın tanrının bir parçası olması) artık imparatorun/padişahın/kralın ilahi varlığının yerine toprak-nüfus temelli ideal bir aygıta dönüştü. yani, sınırları olan bir toprak parçası “aşkın” diye idealize edilen bir ulusun hem uzantısı hem de olmazsa olmazı oluyordu. baba-oğul belirleyiciliği, yerini ulusal yönetim sistemlerine; tebaa, yerini disiplinize olmuş yurttaşlara bıraktı. nüfus “sivil yurttaş”a evirilirken edilgen kul da etken yurttaşa dönüşüyordu. böylece modern uluslaşmanın bir sonucu olarak ulus devletle tanışan batı’da toprak ve pazar savaşları başladı. bu, zaten kaçınılmazdı.

    ....'

    http://www.cengizchefikir.blogspot.com/…kratik.html
  • rojava'da neler oluyor? yaşananlar kürtleri ve bölgeyi nasıl etkiler? ımc tv (23.7.2013):
    https://archive.org/details/rojava?start=0.5
  • devrim mi, yoksa bir kaostan yararlanma durumu mu, bunun net ayrımını yapmak gerekiyor.

    http://goo.gl/8b5biv
  • gelişmelerin takip edilebileceği bir diğer güzel blog için;

    http://rojavabilgi.blogspot.com/
  • bölgedeki kürt yabancılaşmasını körükler ve bu işten bir devrim filan çıkmaz diyor taha özhan, mevzuyu devrim diye bize itelemeye kalkanların cehaletini yüzlerine vura vura.

    "kürtlerin ezici çoğunluğunun şam'da ve halep'te yaşadığı ve yaşayacağı suriye'de; pyd bugün ne yaparsa yapsın, esed sonrası bir senaryoda ne kürtleri kendisi üzerinden bir neo-baasçılığa razı edebilir ne de suriye ve bölge siyasi denklemi buna imkân verir."

    nefis bir analiz: http://goo.gl/gth6qs
  • destek için yurtiçi-dışında yoğun yardım toplanan devrim. işin kötüsü, el nusracılar bunları görüyor. karşılarındaki düşmanın inanarak savaştığında nasıl bir ülkeye 30 yıldır kök söktüren kimseler olduğunun farkında.
  • islamci çetelere karşi seferberlik ilan edilen devrimdir.
  • yakında türkiye'deki uzlaşmanın ve kürtlerin öcalan tarafından düzene teslimiyetinin bozulmasına sebep olabilir.

    savaş yeniden başlar, kürtler kitle halinde gene ayaklanır, kürdistan ateş içinde kalır.

    ortadoğu'da sıradan bir gün yani.
  • birer birer, biner biner oluruz
    yana yana, done done geliriz
    biz dostu da dusmanida bilriz
    vurulup dusenler darda kalmasin

    cunku isyan bayragidir bogrume saplanan sanci
    cunku harcimi ofkeyle, imanla kariyorum
    ve kederin
    ve solgun yuzlu iscilerin uzerine
    dag baslarinin hircinligi savruluyor benden
    cunku beni atesiyle dimdik tutan kin
    cunku benim gozbebeklerimde tutusan safak
    miting afisleri cesur pankartlar
    ve binlerce militan
    derin denizlerin aydinligi
    zorlu sabahlar
    gokyuzu ve lale
    sikilmis bir yumruk gibi giriyoruz hayata

    cunku ben sevdigim kizi
    yasamak gibi halkim gibi sevdigim kizi ki siirini yazamayan
    ve turkusunu soyleyemeyen halkim gibi
    binlerce ve binlerce kursunlanan halkim gibi
    zincire vurulan
    savaslara yollanan
    vergilere baglanan halkim gibi
    felc olmus yalnizliklara birakarak
    buyuk acilarin ve goz yaslarinin icine birakarak
    siirlerimin bir bicak gibi isildadigi
    devrim turkulerini
    ve bas kaldirmayi ogreten dudaklarini
    bir kere olsun opmeden
    bir kere olsun tutamadan kaygisizca
    serin bir yaz gecesi gibi urperen ellerini
    hatta boynunu ve ayak bileklerini
    bilemeden, bilemeden, bilemeden
    vurdum yuregimi sanli kavgaya
    barisin ve ozgurlugun daglarina yuruyorum iste
    yigitsen uslandir beni
    ey yasaklarin, kahpeligin
    ve soygunlarin koruyucusu
    turku cagiran kizlarimi sustur
    ve kahraman ogullarimi mezar kaza kaza kederli, kizgin
    tohum serpe serpe hunerli
    ve somurule somurule bombos
    ve acligin ve zulmun izlerini
    derin ucurumlarinda tasiyan ellerimi
    nacaklara ve tirpanlara sarilan ellerimi
    mavzerlere sarilan ellerimi
    zincirlere vur gucun yeterse
    ama adina yasamak dersen
    re-zil-ce

    catlayan tomurcugun
    dogan cocugunu cigligini duymadan
    gul benizli sevgilinin
    titreyen goguslerini opmeden doyasiya
    korka korka, yana yana
    hergun biraz daha derinden
    hergun biraz daha kapkara duyarak olumu
    ac ve arkasiz
    kopekleserek yasamak dersen
    bu yurek
    cat diye catlasin be

    kirsiz passiz
    ari duru ozumuz
    namussuza kanli hancer sozumuz
    cok uzaktir dostlar bizim yolumuz
    durana yuruyene bin selam olsun.

    gel gelelim parlayan gunesi
    emekci kalklarin
    kahraman halklarin gunesini
    sehvetle icine dolduran toprak
    simdi simsicak simdi ulasilmaz
    simdi olgun meyvalarla dolu
    bahar bahcelerini sarmaktadir dunyaya
    ve gulbenizli sevgilinin dudaklarinda hayat
    bizi aska ve kavgaya cagirmaktadir
    bicak kemige dayandigi
    ok yaydan firladigi icin degil
    bu bezirgan saltanati
    bu zulum bitsin diye
    agaran gunler icin
    yeni bir dunya ugruna
    yuzlerinde cesaretin onuru
    ve imanli gucu dogusen dunyanin
    ve olume
    gulerek kosan genc savascilarin
    albayraklari dalgalansin
    dalgalansin, dalgalansin
    kinle bogusan yorgun yuregi
    aydinlansin diye anamin
    disleri sokulmus kederli agzi
    aglamaya hazir gozleri
    safrasi, ve sonsuz daglari eriten sabri
    merhameti
    yani bir butun halinde insanligimiz
    yunsun arisin diye durgun pinarlarda
    alinterinin namusu kurtulsun diye
    kurtulsun diye sicak somun
    aci sogan ve cicekli basmalar
    ahdettik, vefaettik
    kelle koyduk
    olen olur dostlar
    dusmanlar heyy
    kalan saglar.......