1. ilk iki sene üniversitede yanımda oturup soona elinde "yanlışlıkla" bomba patlayan hatun kişi...soona da bidaa görmedim...
  2. müzik geçmişi daha önce çeşitli gruplarda eskiye dayansa da sebra min(sabrım) adında ilk albumunu geçen yıl çıkartmış sarkıcı. albümde gelmiş bahar adında bir de türkçe parça var.
  3. albümdeki güzel bir türkü için.

    http://www.youtube.com/watch?v=mqgudomjlfy

    gelmiş bahar geçmiş yazlar neyleyim
    dinleyin derdimi dağlar söyleyim

    o yardan bir haber verin öleyim
    vallah vallah öleyim billah billah öleyim vallah vallah

    hat havîna gûndê me lê wexta reza
    min got şevê digot lê lê di nav peza

    ez ê te birevînim lê şev da reza
    were were lê dîlberê were were
    lê esmerê were were

    halim çok perişan bağrım yaralı
    şu dünyada bir yar sevdim el aldı

    konuşacak eşim dostum kalmadı
    vallah vallah kalmadı billah billah kalmadı vallah vallah

    toplayacak bir tek gülüm kalmadı
    vallah vallah kalmadı billah billah kalmadı vallah vallah

    gotin û muzîk : gelêrî
    çavkanî : ayşe şan
  4. bin umut adayları için yapılan seçim müziğini de kendisi seslendirmiştir. seçim şarkısının türkçe versiyonu rahatsız edici bir keskinliktedir; 'gessin gessin demokrasi gessin' diyen kulak tırmalayıcı nakarat kürtçe versiyonda, ki şarkının orijinalidir, 'getirelim getirelim getirelim demokrasiyi' olarak yerini bulur. 'demokrasinin gelmesi' ile 'demokrasiyi getirmek' arasında istemli bir nüans farkı mı vardır, yoksa her şey 'çeviride kaybolan' anlamlardan mı ibarettir? bu sorular bir yana, 'sınır'ların kabul edildiği aşikardır; rojda'nın "mahabad'dan kars'a" yerine "istanbul'dan kars'a" demesi elbette bir şey ifade ediyordur. tabii, duymak istediğini duyan, ve 'mutlak sosyal gerçeklik' olarak bellediğinin üstünden 'farkındalık' siyaseti yapmak isteyen kimseler tek, tehlike verici [vb.] bir 'ifade' olduğunu düşünebilir; iyi, düşünsünlerdir madem, napalım, bunda yasal hareketin garip bir 'ılımlı'lıktaki söylemi ve onun -sivil- tabanındaki çelişkili tezahürlerinin de elbet bir rolü vardır. vardır da nereye kadardır, deyip kuyuya bir taş atmakta da fayda vardır.
    bunlar bir yana rojda'nın sebra min albümü kürtçe deneysel/elektronik müzik piyasasının [ciwan haco'nun derya'sını saymayalım] oluşumunu önceleyen bir albüm olarak görülebilir; albümde bağlamanın ya da sazın bu kadar az duyulması bu kanıyı destekliyor gibidir. durmadan 'kürt karısı hikayesi' anlatıp durması ise hoşumuza gitmemektedir. otursun evinde yapsın chat'ini*, mitinglerde şarkı söylemesin, e, tabii, arada sırada 'atammmm', 'şeriyat gelioo' diye bağırmayı da öğrensin, ondan en kısa zamanda türkçesini düzeltsin, azericesini unutsun*.
    özetle: bölücüler değişik müzik türlerini işgal etmiştir, hükümet hala uyuyordur. yıllardan beri hep beraber halay çekiyoduk şimdi dış müzikler gelince winamp'ın bölünmez bütünlüğü tehlikeye girdi.
  5. 80 sonrasında, kürtçe olduğu için, yasaklanan isimlerden biridir.
    günümüzde tekrar serbest bırakılmıştır, sanıyorum.