şükela:  tümü | bugün
  • deseler ki ömrün boyunca tek bir çeşit yemek yiyeceksin; nar ekşisi, sarmısak, zeytinyağı soslu roka salatasını seçerdim. yanında bir parça da ekmek olsun yeter.
  • ecnebi bir yemek kitabında rastladım. ingilizcesi rocket imiş meğerse. şaşırtıcı bir deneyimdi.
  • üzerine yarım limon sıkılmış orta büyüklükte bir tabak dolusu roka, bir kişinin günlük c vitamini ihtiyacını fazlasıyla karşılar.
  • balık ve roka henüz insanlar ortaya çıkmadan önce dünya üzerinde hep el ele gezen, hiç ayrılmayan iki sevgiliymiş. sonra insanlar ortaya çıkmış, balıklar derin denizlere gidip rokayı kıyıda yalnız bırakmak zorunda kalmışlar. bundan yıllar sonra yine bir insan ikisini bir araya getirmiş. yine de eskisi gibi her zaman bir araya gelememişler. bu yüzden rokasız balık, balıksız roka görürseniz kafanızı çevirin, insanın yüreği dayanmıyor gerçekten.
  • calexico'nun bu şarkısında, şarkının diğer ismini de oluşturan "danza de la muerte" deyişi "ölüm dansı" anlamına gelmekteymiş. ben de düşünüyorum zaten, bu şarkı neden bu kadar siyah...
  • şöyle ızgara balığın yanında acılı acılı, taze taze yenirse ne süper olur, yanına da beyaz bir bozcaada şarabı olsa tadından yinmez... (bkz: bozcaada şarapları)
  • sanırım dünyadaki en lezzetli bitki.

    yapraklarına bıçak falan sürmeden üzerine ince kıyılmış iki diş sarımsak döküp bir de tuzla nar ekşisi gezdirdin mi, abbav.
  • izmir'deki restoranlarda yemek yanına gelen salataların ana malzemesi; salata dediğinizde direkt roka salatası veya (marul yerine) roka ile yapılmış salata geliyor önünüze. şikayetçi miyiz? asla. hele de kimi mekanlar bu salataya nar da koyuyorlar ki orgazmik yiyecek tam olarak kendisi.

    bir de genelde rokayı tulum peynirlerine çok yakıştırırlar. bence tüm peynirlerle güzel oluyor. daha bu sabah lor peynirli bir sandviçin içine bir avuç roka koydum (aslında rokalı sandviçin içine lor koymuşum gibi geldi şimdi düşününce), altı üstü lorlu domatesli sandviçin tadı yedi kat göğün tepesine çıktı. o nedenle kendinizi sadece tulum peyniri ile sınırlamayın, farklı peynirlere de roka yanında şans verin bence.
  • baharatlı lezzetleri seven (kısacası zevk sahibi!) birinin yemekten her zaman haz duyacağı bitki...iyi yıkanmadığı takdirde çamura bulanmış yapraklarla karşılaşılması olasıdır...
  • çorbasını yaptığım ve zevkle tükettiğim ot.
    sözlerini de yazayım, tam olsun:
    orta büyüklükte bir soğan ve birkaç diş sarımsak, küçük bir tencerede kaynamaya bırakılır. bu sırada büyükçe bir demet roka yıkanır ve yaklaşık 1/4'ü (sapsız, sadece yaprak) bir kenara ayrılır. soğanlar ve sarımsak yumuşayana kadar pişirildikten sonra rokanın o 3/4'l,k kısmı da tencereye atılır. birkaç dakika pişen malzeme ateşten indirilir, el blender'i ile iyice çekilir ve tel süzgeç ile süzülür... bir kenara alınır.
    tencerede yaklaşık tepeleme 1 çorba kaşığı un ve çok ince halkalar halinde doğranmış 1 adet tatlı kırmızı tatlı biber, içinde dönebileceği kadar tereyağı ile kavurulur. kavrulan una yarım litre kadar süt, tel çırpıcı yardımı ile yedirilir. kenara aldığımız, süzülmüş rokalı karışım da tencereye eklenir. çorba kıvamına gelecek şekilde su koyulur. kaynamaya başlayınca, ilk başta ayırmış olduğumuz 1/4 demet roka yaprağı da ince ince kıyılıp, tencereye ilave edilir. bir taşım kaynatılıp ateşten alınır.
    üzerine rende parmezan, kroton ekmek, krema ve bir roka yaprağı koyularak servis edilir.
    yiyenin dibi düşer.