şükela:  tümü | bugün
  • temmuz'05 sayisinin intro'sunu kazim koyuncu'ya ayirmislar. post express ve roll'da yapilan soylesilerinden apartma... bir sayfa, tek satir gibi akiyor. sairleri kesfedisi, ergenlik donemindeki tutunma cabalari, anilari...

    derginin sonlarinda ayni derleme vusat o bener icin de yapilmis. kendi edebiyatini anlatirkenki yalinligi, yazdiklarini okumak icin buyuk bir merak uyandiriyor.

    kisacasi roll bu ayki sayisinda, kaybettiklerimiz icin hepimizi saygi durusuna davet ediyor.
  • ozel ve guzel 100.sayisi agustosun 15'inde cikiyor..

    iki tane alinacak! cok okumaktan elimizin teri bulasan ilki kurumak uzere bir kenara birakilacak ve soluksuz digerine gecilecek. bu boyle surerken okuma asamasi bir kac gun icerisinde tamamlanan iki nusha yaz gunesinin de verdigi kuvvetle sararmaya birakilacak. sarardikca guzellesecek*. bundan yaklasik iki yil once yayilan "roll her an kapanabilir" soylentilerine karsi raftaki yerinde dimdik duracak. ele gelecek.
  • her okudugumda bu adamlar edebiyat la ugrassin dedigim dergi. roportajlar guzel bilgi birikimi guzel de biz ugandali mahalli sanatcidan balik ayhani,grup yorumdan elektronik muzige kadar hepsini yaladik yuttuk kasintisi nedir anlayamadim. sola duyduklari vicdan azabindan yada halk ozbenligimizi kaybetmedik bu arada mesajini vermek icin arada halk muzigi asik, ozan kurtce halk muzigi yapan adam serpi$tirmeleri. 2 sayıda bir kendileriyle celismeleri. kesinlikle tarzi olmayan, hayat felsefesi hayata bakis acisi oturmus insanlar degil muzik konusunda herturlu bilgi birikimim olsun diyen insanlar icin iyi bir dergi fakat poserlarin dergisi olmaya basladi ki ortamda bob geldof dan asik ferhat'a cetin altanin plagindan emineme ahmet kayadan nirvana ya her$eyi konussun. son sayfalarda biz sunlari dinliyoruz hadi sizde dinleyin gibi karmakarisik verdikleri listeler sanki kendi tarzlarini oturtmaya calisiyorlarmis gibi geldi bana.
    herturlu kasistan uzak durmak lazim...
  • muhteşem bir 100 uncu sayı hazırlamış olan takdir edilesi insanların emek verip hazırladığı hiç kapanmasın istediğim hayran ve idol değil, müzik dergisi.
  • nakisli kapagiyla dalya diyen kukali ` : kukali saklambac` dergi.
  • son sayisinin en azindan kapagi icin alinip saklanmasi gereken dergi.
  • 100 üncü sayıları dolayısıyla dergiyle birlikte ek olarak " ilk sayıdan itibaren tüm kapakların yer aldığı" bir de poster vermi$lerdir.

    ayrıca rock'n coke 2005 ile ilgili iki farklı reklamı da alarak takdirlerimi kazanmı$lardır.
  • türkiye'ye müziğin kendisinin başlıbaşına bir politika olduğunu gösteren özellikle rock müzik onun dışında tüm müzik türlerinde büyük kaynak olan , ilk çıktığı zamanlardan bugünlere zorlanarak ta olsa takip etmeyi başardığım, bügünlerde 100. sayısına ulaşmış dergi .
    nice yüzlere diyoruz ve
    çıkaran ekibe saygılarımızı ve selamımızı gönderiyoruz.
  • 100.sayisinin "halkla iliskiler" sayfasinda, 85 yasindaki yuksek insaat muhendisi ak sakalli bir dedeye uzatmislar mikrofonlarini. fatih akin'in "istanbul hatirasi"ni izlemis sinemada, cikisinda yakalamislar. "nasildi?" diye basliyorlar sorulara... bir cevaplar veriyor ki o yasta... derginin bu sayisinin hazinesi o satirlarda sakli. roportaji en kisa zamanda buraya da aktaracagim.
  • siz deyin gençlik heyecanı, ben diyeyim derginin bir türlü doğru eleştirilmediği hissi, ya da psikologlar desin başka bir şey; zamanında nahoş şeyler yazdım ben bu dergiyle ilgili. şimdi arasanız bulamazsınız, bir yıl kadar önce çöp tenekeme yollanmıştı zaten. ama şimdi en azından kendi adıma bir iade-i itibar zamanı roll için, kendilerinin buna hiç ihtiyacı yok, orası kesin, ama benim yapmam şart.

    sırtını büyük bir sponsora veya medya tröstüne dayamamış bir müzik dergisinin 100 sayısını, arada tökezlese bile bunu hissettirmeden yayınlamış olması nereden baksanız büyük başarı. dahası gerçekten ülkede bir kuşağı etkilemiş olduklarını, internet sayesinde neredeyse her şeyin erişilebilir olduğu dönemde röportajlardaki, ufacık yorumlardaki, ajans sayfalarında üstlerde geçen küçücük alıntılardaki üslubun tadına varmak için onların takip edildiklerini düşününce takdirim artıyor.

    evet, dergi elbet eleştirilebilir, les inrocks çevirilerinin kimi zaman fazla abarmasıyla, bazen dünya görüşlerini müzikalitenin önüne koymalarıyla, son dönemde derginin bazı kısımlarının zayıflamasıyla... ama yine de bunlar bile roll'un önce samimi, sonra da ne dersek diyelim, olabildiğince tutarlı çizgisi sayesinde göz ardı edildi. en çok da kendilerine özgü tarzları sayesinde. evet, bugün bir gerçek var yadsınamayacak olan, roll sadece roll'la açıklanabilecek bir tarza sahip. ikinci sayfaya kimin sözlerini koyduklarından, "acaba x'e ne sormuşlar" merakını uyandırmalarına, özellikle 100. sayıdaki ekleriyle de belli ettikleri gibi "bağırmayan ama anlatan" görselliğine kadar uzanan bir kendine özgülük bu. şimdi 100 kapağın yan yana durduğu postere bakıp da iç geçiriyorum, üzerindeki sanatçıyı sevip sevmemek bir yana, kapağını bu kadar güzel, sakin yapabilen kaç dergi var dünya üzerinde? tamam, galiba 100. sayıyı, tüm kapakları görünce anılar da depreşti, hangi kapağı neredeyken almıştım; kimleydim, ne yaptım, ne ettim, ne dinledim o zamanlar diye düşünmek de etkili oldu, duygusal baktım olaya. nazan öncel'i mor ve ötesi'nin üstüne koymalarından tutun, "binaural" zamanı pearl jam'i babalamalarına, roll disko'daki hakan taşıyan'a kadar bir dolu kızgınlık da unutuldu. insanların türlere karşı 9 yıl öncesine göre daha az önyargılı olmalarındaki küçücük fıçıcık da olsa paylarını hesaba katarak tabii...

    hepsi geride kaldıysa bir şey baki. iyi ki varsın roll, nice 100 sayılara!