şükela:  tümü | bugün
  • daha once de deginildigi gibi anlamsiz bir led zeppelin nefretine sahipir bu dergi. 1000. sayisinin kapaginda robert plant where's wallytadinda, bulabilene ask olsun kivaminda bir yere yerlestirilmistir.
    turkiye versiyonun 3. sayisindaki "olmeden once izlemeniz gereken 50 konser" dosyasinda pink floyd ve roger watersa ayri ayri yer vermelerine ragmen listede ne led zeppelin, ne de page-plant ikilisi yoktur.
    yukarida deginilen 1967'den beri yapilmis en iyi 40 sarki listesinde zeppelin'in yine esamesi okunmamaktadir.
    daha eskilere gidersek, yamulmuyorsam, ciktiginda led zeppelin iii albumunu yerden yere vurmuslardir. led zeppelin ise buna tepki olarak 4. albumlerini tamamen isimsiz yayinlamislardir. ne albumun adi, ne de led zeppelin'in ismi vardir.

    30 kusur yildir buyuk bir denyolugu muthis bir istikrarla devam ettirmektedirler yani. en saygin muzik dergisi diye hava atacaksin ama tarihin en buyuk gruplarindan birini nesilden nesile aktarma sorumlulugunu ustlenmeyeceksin. yuru be.
  • özlediğim dergi. biraz önce eskileri karıştırırken, ülkemizde çıkan, yapısı farklı o ilk on sayısını buldum. bunlar, değişmeden önceki büyük sayfalı haliyle olan ilk on sayı. ''ne güzel dergiydin sen be rs.'' dedim, bağrıma bastım. empire ile birlikte kapanması beni en çok üzen ikinci dergiydi. bu ilk on sayıyı da, içeriği iyi veya kötü, ne olursa olsun daima saklayacağım.
  • ilk türkçe versiyonunu üç ayrı kapakla satışa sunup aynı dergiden iki tane aldırtabilen dergi. kendilerini ve kendimi tebrik ediyorum. (bkz: bilinçsiz tüketici)
  • ing. biryerde uzun süre kalmayan kimse; gelgeç huylu(kimse); hercai meşrep, avare.
  • muddy waters'ın 1948 yılında kaydettiği efsanevi blues parçası. rock'n'roll üstünde yarattığı etki, aynı isimli dergiye, rolling stones grubuna ve bob dylan'ın like a rolling stone isimli şarkısına isim vermiş olmasından anlaşılabilir.
  • derginin "the complete covers 1967-1997" adında bir kitabı çıkmış; 1967deki bob dylan kapağıyla başlıyor 30 yıl sonraki güzeller güzeli oğul jacob dylan kapağıyla sona eriyor

    en sık kapak olanlar: john lennon, paul mccartney, tabii ki mick jagger, bob dylan, madonna, david bowie, bono ve ilginç bir şekilde jack nicholson. önceleri janis joplin, jimmy hendrix, mick jagger vs gibi önemli müzisyenler kapaklardayken son dönemde kapak olmayan ne idüğü belirsiz kimse kalmamış. pamela andersondan tutun da amerkan komedi dizi oyuncularına kadar herkese dergi böğrünü açarak inanılmaz piyasalaşmış, neredeyse tv dergisi moduna girmiş.

    kapak fotoğraflarını incelicem diğer bi katagori ise
    kapaklarda popolarını gösterenler: john lennon (iki kez), yoko ono, jennifer aniston (kel alaka, soyuna soyuna buraya soyunmuş), jim carrey bi de michael douglasın kucağındaki bebek.
  • temmuz ayında çıkan ikinci sayısında "iki resim arasındaki 5 farkı bulun" başlığıyla roger waters ve sting karşılaştırması yaparak yarmış dergi. bu müzik adamlarının haziran ayında istanbul'da verdikleri konserlerde çekilmiş fotoğraflarının altında şöyle yazmakta:

    sting, police ile cümlesi, derdi olan bir müzik yapıyordu, giderek ortayola kaydı, derdi tasayı unuttu. roger waters her zaman ana çizginin dışındaydı, hala da trendlerle filan işi yok. sting konserden önce kapalıçarşı'ya gitti, fes giydi, roger waters otel odasından sadece prova için ayrıldı. sting konserden sonra reina'da dansöz oynatıp 2000 euro bahşiş verdi. roger waters otele dönüp önceden kaydettirdiği 2-2 biten isveç-ingiltere maçını seyretti(sonunu bilmeden). sting konserinde insanlar hafifçe sallanıp soğuk içkilerini yudumladı, minderlerde chill out lezzetinde takıldı. roger waters'ta insanların bağırmaktan sesi kısıldı. ve son olarak, sting eskiden aksi bir adamdı, giderek yumuşadı. roger waters eskiden aksi bir insandı, hala da öyle. belki de onun için biri eğlendirdi, diğeri ruhumuzun derinliklerine dokundu.
  • roll kadar dolu olmasa da zevkle okuduğum dergi. roll evin babaysa bant aklı başında ağabey, rolling stone da şımarık kardeş sanki...billboard u aileye katmıyorum, olmaz olsun o. ne kadar iğrenç bir benzetme yaptım, ilkokul öğrencisi örneklemesi, neyse...
    özellikle birol güven nejat işler ve bu sayısında mirkelam röportajları gerçekten güzeldi, röportajlara yorum katmaları, ayrı bir formata sokmaları hoş bir detay.
    bunlar güzel fakat... okurların yorumlarını ve derginin verdiği cevapları hiç okumamıştım ama 9. sayıda verilen cevaplar iğrençti.üşenmeyip bir örnek vereyim tam olsun.okuyucu diyor ki:
    "sizleri tebrik ediyorum, bu kadar belirsizlikten 15 sayfalık bir haber çıkaran elemanlarınız olduğu için. 2007 konser ve etkinlik raporu haberinizden bahsediyorum. yazıyı okuyup bitirdiğinizde bir iki uvertür grubun dışında yaa bak şu grup da gelecekmiş diyemiyorsunuz bile.sadece yorumlar temenniler..."

    buyrun cevap, sanıyorum editör mehmet tez yazmış:
    "sevgili fatih,
    seni tatmin etmek için bu yaz acdc yi getirelim diyoruz.(ulan ne alaka)ama uvertür olarak u2 dedik, ne dersin keser mi?(uzatıyor bi de,güldük eğlendik, çok komik)bu tip haberlere ecnebi dergilerinde preview derler.(bak sen)sene başlarında geçen yıla dönük değerlendirmeler yapılırken gelecek yıla dair de öngörüler ve ihtimaller üzerine bilgiler derlenir, yetkililerle konuşularak bilgi alınır.biz belli oldukça sana bildiririz
    sevgiler, bol konserli günler"
    henüz 9. sayıyı çıkartıyorsun, kaçıncı sayı olursa olsun okuyucunun bir değeri olması lazım. madem yorumunu beğenmedin niye dergiye taşıyıp böyle abuk subuk bir cevap veriyorsun. ilk iki cümleyi es geç, gerisini yaz, ne güzel olurdu, ilk iki cümlenin soruyla alakasını da anlayamadım.
    bu da sadece bir yorumdu işte, buna da kızmazlar inşallah.
  • sitesine artık türkiye'den erişilememektedir.
  • keman* ile başlayan girişi ve kapanışı ile surrender albümünden aşmış hurts şarkısı. şarkı buğulu hurts hissini kaybetmeden albümde yakaladıkları hafif pop havasını taşıyor. dinleyin, dinlettirin.

    in fair verona where we lay our scene
    juliet is on her knees
    she shoots to kill and aims to please

    you can see it in her eyes
    it's not something that she likes
    she can't stand being alone
    so you thank her for her charm
    and you take her in your arms
    but she just won't let you go

    she said her daddy was an alcoholic
    and her mother was an animal
    now she's living like a rolling stone
    she said that the law will never take her alive
    if they take her home

    in belarus she was a vespertine
    she danced the gogo for the bourgeosie
    now she's here
    and she is on her knees

    and she won't apologize
    for the cheating and the lies
    but she can't stand being this way
    and you can see it in her eyes
    she will kill them if they try
    to send her back to her grave

    she said her daddy was an alcoholic
    and her mother was an animal
    now she's living like a rolling stone
    she said that the law will never take her alive
    if they take her home

    (rolling stone, rolling stone)
    she keeps on living like a
    (rolling stone, rolling stone)

    she said her daddy was an alcoholic
    and her mother was an animal
    now she's living like a rolling stone
    she said that the law will never take her alive
    if they take her home

    you'll never take her alive if they take her home
    you'll never take her alive if they take her home