şükela:  tümü | bugün
  • bi yapının bütün boyutlarını ölçüp biçerek o yapının plan,kesit ve görünüşünü yeniden çıkarmaya deniyo.
    mimarlık fakültelerinde de böyle bi ders var ayrıca.gidiyosun eski bi yapının rölövesini alıyosun ve bütün işlemelerini,vitraylarını,ıcığını cıcığını çiziyosun.sonra da şaşı oluyosun.
  • dersi cok eglencelidir. elinizde jalonlar, celikmetreler ve bi araba dolusu ivir zivirla yuklenir, rolovesini cikartacaginiz yere gidersiniz. muhtemelen size eski, tarihi bir konut verilmistir. haliyle icinde yasayanlar vardir ve evlerine girip, koltugun kanepenin uzerine cikip olcum yapmaya, duvarlarina 0.00 cizgisi cekebilmek icin civi cakmaya veya tebesirle cizmeye onlari razi etmeniz gerekir. gruptaki hatun kisiler butun sirinlikleriyle kapiya dayanirlar, randevu alirlar. gun gelip de dis olcumler bitip iceri girmeniz gerektiginde daha onceden konusmus olmaniz hic bir ise yaramaz. ya camasir yikiyodur, ya tamm da cikiyodur veya kocasi yoktur iceri alamaz. ehh yapilacak birsey olmayinca kuzu kuzu ya okula doner sarap esliginde hayalgucunuzu de kullanarak sabun yontemiyle o haftayi kotaracak biseyler dokturursunuz veya guzel bir yerlere gider kendinize ziyafet cekersiniz. sonra iceri girmek icin dahiyane fikirler cikmaya baslar; tatli, cocuklara cikolata falan alip yine dayanirsiniz kapiya. girebilirmiyiz gibi bir soru sormadan evsahibine butun sirinliginizle "merhabaa, biz geldik bakin bunlari da size getirdik" diyerek eline tutusturur, daha kadincagaz ne oldugunu anlamadan siz icerde olcum, o ise size cay kahve yapmaya baslar. hatta zamanla birbirinize alisirsiniz, kocasi sobada kestaneler yapar, aksam yemegine ille kalin diye tuttururlar.
  • aslinda ciddi bir sorumluluktur rolove almak*. cunku rolove alindiktan sonra yapi yikilsa bile sifirdan aynisini yapabiliyor olmamiz gerekir o projeye bakarak*. bu ne derece saglanabilirse, rolove projesi o kadar basarili olmus olur*.

    ayrica sabunlamak, her zaman iyi bir fikir olmayacagi gibi, bazi durumlarda ise tek cozumdur. tecrube gerektirir. onemli olan nereyi ve nasil sabunlayacaginizdan cok, hangi asamada ve neye gore sabunlayacaginizdir. eger okul projesi degilse, en ufak hatanizda bir gun yakaniza yapisilmasi olasiligi oldukca yuksektir.

    uluslararasi adi "measured drawing" olup, bizim kullanmakta oldugumuz hali olan "rolove" sozcugu fransizca "relevé"*den gelmektedir.
  • balede bir yukselme hareketi. topuklar yavasca yerden kaldirilir. italyan okulu'na göre hareketi tamamlayabilmek icin cok hafif, belli belirsiz bir sicrama destegi alinabilir. fransız okulu'na göreyse zıplama yapılamaz, hareket yumuşak olmalıdır.
  • sıkça röleve diye de yazılan, her şekilde insanı sinir sahibi eden, öldüren, çıldırtan, ağlama isteği uyandıran ama bir türlü ağlatamayan haşin bir projelendirme işlemi.
  • ölçü almaktan ve birebir çizmekten öte bir atraksiyon olmadığından son derece sıkıcı bulduğum iş.
    rölöve sonrası ise kısmen daha zevklidir ama yine de tercih edilmez.
  • sabunlama kavramı olmayanları zorlayan mimari proje etabı
  • konuyla ilgili, götünden sallamanın da güzel bir örneği için (bkz: kusuratli sayi vereyim de salladigim anlasilmasin/@alpinsamuray)
  • mimarlık fakültelerinde ders olarak alınan versiyonu, "ahanda korunacaktır" diye tanımlanmış bir binanın tavanıydı doğramalarıydı bezemeleriydi diyerekten akrepler ve örümcekler arasında ölçülüp, sonra bunun çizilmeye çalışılması fakat ilk denemede hiçbir zaman başarılamaması, çünkü ölçülerin eksik veya hatalı çıkması, binanın tekrar ziyaret edilip tekrar ölçülmesi, çizimlerde yine eksik ölçülerin çıkması, yine ölçülmesi yine çizilmesi olmadı ölçülmesi çizilmesi olmadı...vs. döngüsüdür. bu döngü sabunlama dediğimiz "teknik" ile son bulur ve çizimler teslime yetiştirilir. mümkünse bu dersten kalınmaz, hangi geçer not olursa olsun kabul edilir, susulur.
  • en az 3 kişiyle almak akıllıcadır. daha akıllıcası hiç almamak, hazır yapılmışını bulmaktır. diyelim ki hazır yapılmışı yok, komedi dans üçlüsünün bir ayağı da sensin. aha entryde hitabet karmaşası başladı, evet sensin.

    dikkat edilmesi gereken husus: iki kişi ölçü alırken 3. kişinin laptop ile sıcağı sıcağına verileri bilgisayara girmesi ve çaprazlarla bütün duvarları bağlamasıdır. en ufak yerin bile ölçüsü alınmalı, oracıkta çizilmelidir. "şimdi alayım ofise gidince çizerim" dersen, ofise gidince eline alır ekrana keçi gibi bakarsın. çünkü türk inşaat sektöründe, standart yok usta faktörü var. düz giden duvar yok, diagonal duvar var. tam sayı yok, heisenberg belirsizlik ilkesi var.

    tam dört gündür, pazartesi rölövesini almış olduğum 4 katlı villayı bilgisayara geçmeye çalışıyorum. 4 gündür saat başı, sikerim işinizi finişinizi deyip çekip gitmek ve bir daha hiç bir mimarlık ofisinde çalışmamak istiyorum. çünkü koduğumun duvarını örerken usta, belik belik anadolu'nun tüm çilesini örmüş sanki. kaybedişlerimizi, hayal kırıklıklarımızı vücuda getirmiş her bir tuğlada. hal böyle olunca, bir tane duvar resmen yılan gibi dansediyor evin içinde. ölçüsünü alsan tutmuyor, fotoğrafını çeksen olmuyor. acaba bir mesaj mı veriyor diye, tüm duvarları tek tek inceledim. o da değil. bu duvarın diagonal ilerlemesinin ve tavanla çapraz birleşmesinin hiç bir mantıklı gerekçesi yok. resmen yıllar sonra onu ölçecek adama ölümcül tuzak hazırlamış. hayatımı kararttı, yaşama sevincimi elimden aldı lan. akşam gelmek bilmiyor ofiste, buruşuk teyzemiz, sürekli oradan oraya sekiyor. saniyelerin dakikalar gibi geçmesine tanık oluyorum. açık ofis denilen nane yüzünden sözlüğe giremeden, autocadde entry yazmaya çalışıyorum. ama sözlük dwg formatını kabul etmiyor bebek. save as deyip çıkamıyorum işin içinden. ölçüler birbirini tutmuyor bebek.