şükela:  tümü | bugün
  • yan yatarak üzüm yiyen roma imparatorlarının krallığıdır. roma'nın yan gelip yatma yeri olmadığını fark edememişler ve bunun sonucunda yıkılmışlardır.
  • m.ö. 753 yılında romulus ve remus kardeşler tarafından kurulmuştur. ilk başta sadece roma şehrinden oluşurken zamanla topraklarını biraz genişletmiştir. halk particiuslar (soylular), plebler (siyasi hakkı olmayan sıradan halk) ve clientler (patriciusların hizmetinde çalışan kişiler [köle gibi yani]) olmak üzere üçe ayrılmıştır. ayrıca yaşlılardan oluşan bir senatosu vardı. senato kralın isteği üzerine toplanır ve önemli konular hakkında krala danışmanlık yapardı. kuruluşundan 244 yıl sonra güçlenen latin soyluları etrüsk kralını kovmuşlar ve m.ö. 509'da roma cumhuriyeti'ni kurmuşlardır.
  • efsanevi roma tradisyonuna göre truva'dan kaçan aeneas'ın oğlu ascanius, italya'nın latium bölgesinde yer alan alba longa'yı kurduktan nesiller sonra alba longa kralı numitor'un kardeşi amulius abisini devirerek kral olur ve abisinin kızı rhea silvia'yı vesta rahibesi yapar ve böylece kendisini garanti altına aldığını düşünür.

    ancak rhea silvia, savaş tanrısı mars'tan remus ve romulus isimli ikizlere hamile kalır. daha sonra amulius, ikizleri tiber nehrine bırakır ancak ikizler kıyıya varırlar ve bir dişi kurt tarafından emzirilirler.

    romulus ve remus büyüdükten sonra alba longa'ya döner ve amulius'u devirirler. daha sonra alba longa'dan ayrılıp bir şehir kurmaya karar verirler. şehri kurduktan sonra kimin ismini alacağından doğan bir tartışmadan sonra romulus, remus'u öldürür ve şehrin adı roma olur. şehrin ilk kralı da romulus olur. kuruluş tarihi olarak da m.ö. 21 nisan 753 kabul edilir.

    tradisyona göre cumhuriyete kadar 7 kral gelip geçer ve bunların son 3'ü etrüsk kökenlidir. krallar sırasıyla; romulus, numa pompilius, tullus hostilius, ancus marcius, lucius tarquinius priscus, servius tullius ve lucius tarquinius superbus'tur.

    yine tradisyona göre ilk kral romulus, sabinlerle savaştıktan sonra bir anlaşma yapar ve krallığı ortak yönetirler. ikinci kral numa pompilius da sabin kökenlidir. tradisyona göre romulus ve etrüsk kralları hariç, krallar seçimle başa gelmişlerdir.

    bugün bilinenlerle tradisyonu tümden reddetmek doğru sayılmaz. her ne kadar savaş tanrısından hamile kalan bir kadın, kurt tarafından emzirilen çocuklar gibi ögeler içerse de, bazı kısımları hakiki özlere dayanmaktadır.

    örneğin roma'nın, alba longa şehrinden gelen kolonistlerce kurulmuş olabileceği, roma köylerinde sabinlerle latinlerin beraber yaşadığı gibi.. nitekim roma'nın yedi tepesinden birinde sabinlerin bir köy kurduğu bugün biliniyor.

    ancak efsanevi diye bahsedilen kralların bir nevi kabile şefleri olabileceği belirtiliyor. çünkü henüz o tarihlerde roma, tepelerinde kurulu köylerden oluşan, şehirleşmenin görülmediği bir yer.

    roma'yı roma şehri yapanın etrüskler olduğu yine bugün biliniyor. şehrin kanalizasyon sistemi, yolları, su kemeri, şehir kapısı gibi yapıları bu dönemde yapılıyor. hatta köylerin ortasında bir bölgede henüz o zamana kadar kurutulmamış bir bataklık bulunuyor, bunu da etrüskler kurutuyor. şehri zirai ve iktisadi açıdan kalkındırıyorlar.

    tradisyonda etrüsk kralların gelişi, ancus marcius'un tarquinius priscus'u çocukları için vasi olarak görevlendirmesi şeklinde aktarılıyor. çocukların küçük olmasından ötürü kral olan priscus daha sonra bu şekilde devam edip yerini damadına bırakıyor, o da ilk etrüsk kralın torunu olan tarquinius superbus'a.

    gerçekte ise o sıralarda zaten güçlü olan bir etrüsk şehrinin, alelade bir köy federasyonu olan roma'yı ele geçirmesi şeklinde yorumlanabilir.

    tradisyonda ilk iki etrüsk kralı kötü anlatılmaz ama son etrüsk kralı, aynı zamanda son roma kralı da olan tarquinius superbus oldukça zalim biri olarak aktarılır. en son kralın oğlu bir romalının karısına sarktıktan* sonra başlatılan isyanla şehirden kaçmak zorunda bırakılır.

    sonuçta bazı etrüsk aristokratlarıyla da birleşerek kralı kovan romalı aristokratlar* cumhuriyeti ilan ederler. bunun da tarihi m.ö. 508/7 olarak kabul edilir.

    krallık devrinde roma bir köy federasyonundan şehre dönüşmüş, zirai ve iktisadi atılımlar yaşamış, kendi aristokratlarını ortaya çıkarmış, patrici ve pleb şeklinde iki farklı sınıflı bir toplum oluşturmuştur.