şükela:  tümü | bugün
  • hakları olmadıklarından değildir. romantikler mutlu değil değillerdir aslında. doğa ile başbaşayken inanılmaz mutlu olurlar. çünkü doğaya karşı yükleyebilecekleri anlam fizik kanunları ile sınırlandırılmıştır. yani hiç bir romantik, istediği kadar hayalini kursun; "sonbaharda esen rüzgarla yağan yağmurun altınca çırılçıplak özgürce" koşamaz. yoksa zatürre olur ve hasta ölür. doğayla olan ikili ilişkisinde doğaya yükleyebileceği anlam tek taraflıdır. doğanın kendisi ile empati kurmasını beklemez.

    ama canlılarda iş değişir. en basiti bitkisi ile sabahları beş dakika sevgi üzerine sohbet ederse, o bitkinin harikulade bir bitki olabileceği konusunda inanç sahibi olabilir. çünkü bitki onun anlattıklarından çok etkilenmiş ve bunun sonucunda bitki kendine çeki düzen vermiştir bir nevi. bırakınız..

    kedi besler; tırmık'ın ona "inanmayacaksın ama!!" bana anne diyor diye tutturur(bunun erkek versiyonu "bu kedi bana aşık bensiz yapamaz" modunda takılır).

    bunlarda da mutludur çünkü o canlıların kendisi ile empati yapabildiğini ve söz konusu canlıların bu durumdan memnun olduklarının da apaçık ortada olduğunu düşünürler. üstelik bunu çevrelerine imada ederler. e bu canlıların ağzı var dili yok. bambaşka bi kafada adamlar. tabiatıyla duruma muhattaplardan bir itiraz gel(e)meyince, çevrelerine yaptıkları ima da toplum tarafından kabul görür.

    lakin iş insana geldiği zaman işler bir anda karmaşıklaşır. çünkü toplumu oluşturan insanlar, gerçekten kendisi ile empati kurabilmekte ve daha da kötüsü kendilerini ifade de edebilmektedirler. burada kendini anlatma çabası başlar romantiklerin. bir hikayeleri olduğunu iddia ederler.

    ikili insan ilişkilerinde iletişimin çok önemli ve ilişkiyi ilk elden etkileyecek etmen olduğunu düşünüyorum. sağlam bir iletişim için iki taraf arasında denklik olmalıdır. bu ikili ilişki türü ne olursa olsun aile, arkadaş, sevgili, hatta belki diğer tüm canlılar.. ilişkinin iki tarafı da ortak bir gerçeklik algısına sahip olmalıdır. mutlu ilişkilerdeki sır bence budur. romantikler ise ortak gerçekte bulunmakta zorluk çeker. onların "bir şey" hakkındaki mutluluk süreçleri; o şeye yükledikleri anlam ile gerçek değeri arasındaki fark ortaya çıkacak kadar sürer. sonra hayal kırıklığı, mağduriyet hissi, bir süre içeri kapanma falan filan..

    iletişim kuramazlar çünkü insan muhatapları ile. hep hayata kendi gerçekleri üzerinden bakarlar. zaten sonunda yine kendileri gibi romantik insanlarla takılırlar.
  • samimi ve aşırı duygularının karşılığını genelde alamazlar
  • kavgasız-gürültüsüz, küfür etmeden, kırmamaya çalışarak, nefret etmeyerek tam tersine aradaki aşkı, sevgiyi ve saygıyı koruyarak, terbiyesini ve asaletini kaybetmeden sevmeye çalıştıkları içindir belki de. dünya çok pis bir noktaya geldi.

    fazla ilişki yaşamamama rağmen çok ilişki gördüm. yer, zaman ve diğer insanlara aldırmadan birbirlerine en fena erkek küfürleriyle küfür eden insanlar gördüm. bizim evin önü kuytuda kalıyor ve ara ara sevgililer geliyor. bazen öpüşmek türünden bir yakınlaşma veya konuşmak için geliyorlar. bazen de kavga etmek için. birbirlerine neler söylediklerini istemeden duyuyorum. yolda yürürken çiftlerin kavgasına şahit oluyorum. geçen bir bağrışma oldu, karı-koca yolda kavgaya tutuştu, bir de çocukları var yanlarında. adam sokak ortasında kadını dövmeye kalktı. kadın tesettürlü. yoldan geçen diğer insanlar da neredeyse tekme-tokat kavgaya tutuşan bu çifte "çocuğunuzun yanında utanmıyor musunuz?" diye çıkıştı. iki arkadaşım vardı, kadın olan, ben yalnız yaşamaya başlamadan önce ev arkadaşımdı. ilişkilerini iki erkek veya zaman zaman da iki kadından ibaretmiş gibi yaşıyorlardı. asla kadın ve erkek olamadılar. ya ikisi de erkekti ya da ikisi de kadın.

    dünya ve tabi türkiye de çok, haddinden çok bozuldu. ben normal hayatımda hemen herkese karşı sert ve son derece gerçekçi olsam da sevdiğim kişilere karşı kibar, düşünceli ve ince düşünceli olmaya çalışıyorum, çünkü sevdiğim biriyle ilişkimin o hale gelmesini istemem. sevmediğim kişilerin ise merhamet duymaksızın canına okurum, okuyorum. sevdiğim kişiye karşı ise romantiğim ve bu biraz da bizi bu dünyanın çirkinliğinin dışına çıkarabilmek. sevgiliniz de olsa, eşiniz de olsa bir tartışma kavgaya, bir kavga da çirkin saygısızlıklara veya küfürlere dönüşebilir. ağzınızdan bir söz çıkar ve hiç kırılmaması gereken, kaybetmek istemediğiniz biri kırılabilir. insanlar zaten birbirini devamlı kırmakla meşgul. kimileri için kavga da bir sevgi gösterisi olabilir, ama her kavga bana göre tehlikelidir, çünkü önünde sonunda kontrolden çıkabilir. üstelik zamanla aradaki sevgiyi ister istemez yer bitirir.

    romantik insanlar mutlu olamaz? ben en başta yaptığım iş nedeniyle gerçekçiyim ve bu bütün kötü durumları, iğrenç şeyleri, hatta geleceği derinlemesine görebilmeme neden oluyor. şimdi aşık olduğum biri var ve aşık olduğum kişiye karşı romantik olmak temiz ve güzel bir nefes almak gibi. çok açık yazayım: insanlığa, insanlara vermek isteyip de insanları buna değer görmediğim bütün sevgiyi sevdiğim kişiye veriyorum ve daha da vermek istiyorum.

    insan ilişkileri çok laçkalaştı. sevgilimize sevdiğimiz için birkaç güzel sevgi sözcüğü söylediğimizde romantik mi oluyoruz, yoksa asıl normal olup da unutulan mı buydu? sevgilimize sadakat duyduğumuzda romantik mi oluyoruz, yoksa asıl normal olan mı buydu? sevgilimizin her şeyiyle ilgilenmek istediğimizde romantik mi oluyoruz, yoksa asıl normal olan mı buydu? sevgini ve aşkını gerek sözlerle gerek davranışlarla ifade etmek o insanı hayatının merkezine almak mıydı, yoksa asıl normal olan mı buydu? aksi halde sanırım fuck buddy'lik ya da insanların ilişki sandığı saçmalıklar fuck buddy'lik. karşındakini düşünmeksizin bencilce davranmak ne zamandan beri ilişki oldu? iki dakika yatağa gir, sikiş, e ne oldu şimdi? ilişki mi bu yani? sevmek bir bütündür ve elbette buna romantizm de dahildir ki gerçek aşk insanı ister istemez romantizme götürür. hepsini geçtim romantizm sizi erotizme taşır, romantizm yoksa o ancak porno olur. birlikte olduğu insanı sevemeyenler, sevmediği/aşık olmadığı halde birlikte olanlar, sevmediği için de romantik olamayanlar, romantik olamayınca kaliteli bir erotizm yaşayamayıp sapkın fantezilere dalanlar ve açıkçası romantizm ve erotizme hayal gücü ve zekâsı da yetmeyenler kocasını, karısını, sevgilisini göz göre göre sırf yine sikişmek için aldatıyor. siz de bunlarla sikişmek istiyorsanız sıranızı bekleyin, nasıl olsa size kadar düşecekler ve gelecekler.

    ben hiç romantik değildim, çünkü aşık olmamıştım. aşık olduğum kişi çok romantik, ki romantik erkek fazla bulunmaz, nadirdir onlar. onun bu yönüne bayılıyorum ki kendisine yiyecek kadar fazla bayılıyorum. romantizmi bana o öğretti gibi bir şey. benim gibi sert, sevmeyen ve alaycı bir kadını romantikliğiyle tavlayıp baştan çıkarıp yumuşatmıştı. sonra gördüm, gerçekten de romantizmde aradaki güzellik korunuyor. aşık olduğu için de insanın içinden geliyor. o zaman romantizm benim için güzelliği korumanın yolu oldu aynı zamanda. romantizmin koruduğu şey yalnızca güzellik değil. sevgiyi, saygıyı, aşkı, mutluluğu, şehveti, erotizmi, bağlılık ve sadakati de koruyor. o mutsuz olmadıkça ben de mutsuz olmam.

    romantizmin kaynağı güzelliktir.