şükela:  tümü | bugün
  • andre rieu ve dire straits çalıyor müzik olarak 2 sinide dinlemelisiniz
  • ne olduysa o en son mektubu götüren abi yüzünden oldu eşeğin de onun da anlayan anladı :)
  • uzun zaman önce şehir tiyatrolarında oyununa gitmiştim gayet de iyi oyunculuk çıkarmışlardı.
  • "zaten aşk cinayetle sonuçlanmazsa, shakespeare'in mezarına kimse gitmez," diye buyurmuştu aysel gürel zamanında. nereden esinlediğini tahmin etmek zor olmasa gerek.
  • "şiddetle başlayan hazlar, şiddetle son bulurlar. ölümleri olur zaferleri, öpüşürken yok olan ateşle barut gibi. en tatlı bal bile tadıldıkça bıkkınlık verir, aynı tat isteği, iştahı köreltir. onun için, ölçülü sev ki uzun sürsün sevgin. hedefe hızlı giden, yavaş kadar geç varır."

    (bkz: william shakespeare)
  • william shakespeare tarafından yazılmış bir oyundur. yazarın en iyi bilinen oyunlarından biri olan romeo ve juliet sinemaya da uyarlanmıştır.
    oyunun ana konusu en yalın haliyle, aşk ölümü bile göze alır şeklinde özetlenir. romeo ve juliet, birbirine düşman olan iki ailenin çocuklarıdır. karşılaştıkları ilk anda aşık olmuşlar ve böylece kavuşamama öyküleri başlamıştır. juliet, romeo'ya kavuşmak için ailesini yok saymayı göze alamaz ve kendini yok saymaya karar verir. böylece rahibin yardımını alarak bir zehir içer; herkes onu ölmüş bilecektir. ancak romeo döndüğünde julıet'in öldüğünü zanneder ve kendini öldürür. romeo ve juliet'te basit olarak aşk anlatılıyor denemez. bunu " aileleri düşman, engellere rağmen vazgeçmeyen imkansız aşk" diye alımladığımızda daha doğru olur. ntv çizgi roman klasiklerinde bir de kitabı var. yazarın kitabını okuduktan sonra çizgi romanı okumak görsel anlamda bütünlüğü sağlayacaktır.
  • dire straits'in bu nefis, naif şarkısının elimden geldiğince düzgün bi tercümesini yapayım didim. hadi bismillah. şarkıyı okumanın birden fazla yolu var elbette. adeta nefisli.

    aşkından mecnun olmuş romeo sokağa bir serenad söyler
    yazdığı aşk şarkısıyla insanları duman eder
    bir sokak lambası bulup gölgeden dışarı adımını atar
    sen ve ben bebeğim. ne dersin? mealinde bir şey der.

    alır sazı juliet, der ki aa romeo. nerdeyse kalpten gidecektim.
    romeo pencerenin altında, juliet ise şakır: döndü erkek arkadaşım
    buralara gelip insanlara şarkı söylemekten vazgeçmen lazım
    her neyse, ne yapıcaksın bu konuda?

    juliet. zarlar baştan beri hileliydi
    ben bahse girdim ve sen kalbimde patladın
    ve unuttum, unuttum filmin müziğini
    ne zaman anlayacaksın sadece yanlış zamandı juliet?

    farklı iki sokaktan geldik, ikisi de utanç dolu
    ikisi de kirli, ikisi de kötü evet ve hayal da aynısı
    ve senin hayalini hayal ettim senin için. senin hayalin şimdi gerçek
    şimdi bana nasıl herhangi biri gibi bakarsın?

    gümüş bir kolyeye tav olabilirsin, altın bir kolyeye
    hoş yabancılara ve onların verdiği sözlere tav olabilirsin
    bana her şeyin sözünü vermiştin, iyisinde kötüsünde
    şimdi ise dediğin "ha romeo. evet bi ara beraber takılmıştık"

    juliet. seviştiğimizde ağlardın
    gökteki yıldızlar gibi seviyorum seni derdin, ölene kadar seveceğim
    bizim de bir yerimiz var, hatırla filmin şarkısını (west side story muhtemelen)
    ne zaman anlayacaksın juliet, yalnızca yanlış zamandı.

    televizyondakiler gibi konuşamam
    bir aşk şarkısını olması gerektiği gibi de söyleyemem
    her şeyi yapamam ama senin için ne olsa yaparım
    sana aşık olmaktan başka da bir şey yapamam

    ve tek yaptığım özlemek, seni ve eski halimizi
    tek yaptığım ritme kötü bir arkadaş olmak
    tek yaptığım seni kafiyeler üzerinden öpmek
    juliet, ne zaman olsa seninle yıldızlara varım.

    juliet. seviştiğimizde ağlardın
    gökteki yıldızlar gibi seviyorum seni derdin, ölene kadar seveceğim
    bizim de bir yerimiz var, hatırla filmin şarkısını
    ne zaman anlayacaksın juliet, yalnızca yanlış zamandı.

    ...

    aşkından mecnun olmuş romeo sokağa bir serenad söyler
    yazdığı aşk şarkısıyla insanları duman eder
    bir sokak lambası bulup gölgeden dışarı adımını atar
    sen ve ben bebeğim. ne dersin? mealinde bir şey der.

    sondaki tekrarda juliet isminin geçmediğini ve bu tekrardan önceki sessizliği* de vurgulayarak bitirmek isterim :)
  • kavuştukları aşk hikayesi (bkz: alfa romeo giulietta)
  • yalnızca metni okunup bırakılmamalı, çünkü shakespeare ne kadar harika bir yazar olsa da "oyun" yazarı yani bunu oynansın diye yazmış ve özdemir nutku da sağ olsun çevirmiş ama metin yalnızca okununca vermesi gereken duyguyu geçiremiyor kanaatimce. bu yüzden gerçek romeo ve juliet çaresizliğini hissetmek isteyen sahnede izlemeli.

    bu arada the killers versiyonunun çok güzel olduğu bir şarkı da var.
  • sevgi karakterim bu kitaba göre şekillenmiş, okuyunca anladım.
    mutlaka tadına bakın. yağmurlu bir kasım gecesinde, pencere kenarında içilen sıcak çikolata gibi.