şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: verona)
  • 2000 yılında istanbul şehir tiyatrolarının sergilediği oyunun adı.
  • izmir devlet opera ve balesinin yanılmıyorsam iki sene önce sahneye koyduğu mükemmel bale.beni ağlatan burcu* ve kıvanç ikilisinin her zamanki harika uyumu ve yaşayarak dans etmeleri olmuştu.sevişme bu kadarmı zarif,yumuşak,karşı koyulmaz,eşsiz anlatılabilirdi.
    papazın onları kavuşturmak için yaptığı plan işe yaramaz ve juliet uykusundan zamanında uyanamaz.juliet'ini öldü sanan romeo şişedeki zehiri içerek kendini onun yanına bırakır.o sırada gözlerini açan juliet romeo'sunun cansız bedenini bulur.sevgili şişede hiç zehir bırakmamıştır dudaklarında da bir damla bile yoktur.juliet hançerini çıkarır ve göğsüne saplar.iki sevgilinin aşkları için ölümü düşman olan ailelerini barıştırır.çok hüzünlü bir aşk hikayesidir.bütün olaylar iki gün içinde geçer.sevgililerin kavuşması ancak gece vakti olabilmektedir,doğan güneş onları ayırır.balesi bi baska güzeldir.
  • bu ay* üsküdar müsahipzade celal sahnesi'nde sahnelenecek oyun. çok heyecanlıyım sözlük.
  • ünlü bir aşk hikayesi.

    --- spoiler ---
    iki tane aile var zengin bunlar. çok para var çok. ama işte batıyor. sonra bunların çocukları var. bunlar sevişiyor. ama aslında sevişmeseler daha iyi olacakmış çünkü o aileler varya işte onlar birbirini pek sevmiyormuş. sonra oğlan hırs yapıyor alacağım o kızı falan diye. bu aşk mı, bilemiyorum bence şımarıklık da olabilir. kız zehirliyor kendini, oğlan da bunun üzerine ölüyor, sonra bakıyorsun kız aslında ölmemiş, ama sonra tekrar ölüyor. dediğim gibi bence şımarıklık.

    --- spoiler ---
  • bu sene tekrar ibb şehir tiyatrolarında sahnelenen oyun.

    17-28 mart arasında, üsküdar musahipzade celal sahnesinde..

    edit: oyuncu rahatsızlığı sebebiyle 24-28 mart arasında romeo ve juliet yerine bekleme salonu oynanacakmış. bilgi için 15th november'a teşekkürler.

    edit: 21 nisan - 02 mayıs arasında kağithane sadabat sahnesi'nde sahnelenecekmiş.
  • shakespeare karakteri romeo'ya balkon seranatında;

    "gözler gökte, yıldızlar olsa gözlerinde. yıldızı söndürür yanağının üzerinde ürperen şu parıltı. güneşin kandili söndürüşü gibi tıpkı" gibi bir cümle kurdurmuştur ki, vay efendim vay.
    böyle bir cümle kurabilen birisi ya kaçıktır ya da aşkından kafayı sıyırmıştır.
  • yönetmeni kemal başar'ın kendi ifadesiyle orijinaline sadık kalmaya çok özen gösterilmeden yorumlanmış. oyun çok güzel ama aslını ve yönetmenin ne kadar değiştirdiğini bilmediğim için, seyrettikten sonra başka bir yorumla(mümkünse orijinale daha yakın) tekrar izlemek istedim.