şükela:  tümü | bugün
  • "bir ideal için harcayacak parası çok olan vakıf kurar, söyleyecek sözü çok olan dernek kurar."

    "fiil ehliyeti gerçek kişilerde olgunlaşmayla, tüzel kişilerde organlaşmayla kazanılır."

    gibi veciz ifadelerin sahibidir. zamanında iü hukuk'un ardından tübingen üniversitesi yüksek lisansı birincilikle tamamlamış büyük bir hukukçudur.

    anne tarafından almandır.

    an itibariyle istanbul hukuk hocasıdır.
  • rıza, emin ve güven adlı şahısları pek bir seven, yıl içinde minimum yirmi kere tekrar etmiş olmasına karşı hala rıza emin ve güven şahısları arasındaki ilişkileri anlatmaya çabalayan medeni hukuk hocam. güzel adam.
  • pratik çalışmalarına şu isimleri koyan renkli kişiliktir:

    - talihsiz borçlu (edimin ehliyetsiz üçüncü kişiye ifasını inceler çalışmadır)
    - sahneden düşen soprano (borçlunun yol açtığı ifa imkansızlığını inceler çalışmadır)
    - onbir dalmaçyalı (alacaklı temerrüdü ve ödemezlik defi incelenir çalışmadır)
    - açıkgöz antikacının çifte satımı (subjektif ifa imkansızlığını inceler çalışmadır)
    - kabzımalın şanssızlığı (işlem temelinin çökmesini inceler çalışmadır)
    - mazot satıcısının münasebetsizliği (sözleşmenin müspet ihlalini inceler çalışmadır)
    - prenses di'nin zümrüt yüzüğü (borçlu temerrüdü nedeniyle aktin feshini inceler çalışmadır)
    - uğursuz halıcı dükkanı (borçlu aleyhine kusur karinesini inceler çalışmadır)
    - lokantada yanlışlıklar komedisi (edim dışı zenginleşmeyi inceler çalışmadır)
  • hasan erman'dan sonra insanı afallatan kişi. sanırım kendisi de bu farklılığın bilincinde ki, her ders yılının başında aramızda hasan erman'dan kalmış olanlar var mı diye sorarak başlarmış.
    sadece vizesine çalışarak(en kısa zamanda dersine de girmek istiyorum) anladıklarım gerçekten renkli bir kişiliğe ve kendi terminolojisine sahip bir akademisyen olduğu. kitabında yer alan bazı enteresan ifadeler ise şunlar:
    1.başkasının sırtından ivazsız kazandırma olmaz, "el kesesinden sultanm,develer olsun kurbanım" denemez.
    2.arada devekuşu gibi kalan....sözleşme leasing sözleşmesidir.
    3. bk 386/2 vekaleti "iş görme sözleşmelerinin şahı" haline getirir.
    4.(şantiye binası gibi arsayla bütünleşmemiş binaların taşınır satımı sayılmasına dair) ... varsın vinçle yerinden oynatılsınlar!
    5.bu durumda ortada fol yokken yumurta yokken yumurta satılmaktadır.
    6.adalet arayanın kendi elleri temiz olmalıdır.
    7.savruk, sallapati alıcı...
    bütün bu deyimler borçlar hukuku özel bölüm kitabının belli bir bölümünden alınmıştır. bu kitapta da pratiklere isim vermiş olsa da hocamız genel bölümdeki kadar eğlenceli isimleri yoktur, bunun yerine renkli kişiliğini kitabındaki deyimlerle ve örneklerle ifade etmiştir.
  • sosyalist dostu, "biz burada öğrenciykene..." diye başlayan cümlelerin adamı, yardımcı ama alıngan. severiz.
  • şu anda istanbul bilgi üniversitesinde miras hukuku dersi vermektedir.
  • bu sene ne yazık ki emekli olacak olan ve atatürk'e benzediğini iddia ettiğim dünyanın en anlayışlı ve tatlı hocası. asistanına "bari medeni kanunu getirebilsinler sınava yanlarında olmaz mı?" diye sorarak, sınav konu başlıklarından tüyolar vererek öğrencilerine ne kadar değer verdiğini ve yardımcı olmak istediğini gösteren, her daim pozitif olmayı başarabilip her dersini sanki ilk dersiymiş gibi şevkle anlatabilen harikulade bir profesör rona serozan.

    sadece onun için bile alınır çocuk hukuku seçmeli dersi. keşke gitmese hiç..
  • öğrenci dostu hocadır. kendisinden hiç ders almamış olduğum halde kitaplarını açıp okuduğunuz zaman bunu net bir şekilde anlatım tarzından çıkarabiliyorsunuz. soyut hukuk kurallarını anlaşılabilir hale getirmek için çabalar ki bu da öğrencilerini ne kadar düşündüğünü gösterir. medeni hukuk, genel bölüm isimli kitabı hem hukuk fakültesine yeni başlamış bünyelere hem de medeni hukuk bilgisini pekiştirmek isteyenlere çok yardımcı olacaktır.

    şu şekilde bir anlatım tarzına ancak serozan hocanın kitaplarında rastlayabilirsiniz:

    askıda hükümsüzlük konusunu anlatırken, sınırlı ehliyetsizin işleminin onun yasal temsilcisinin icazetine kadar askıda olduğunu, icazet verilmezse hükümsüz olduğunu anlatmak adına;

    icazet verilirse askıdan inip ayakları üstüne düşen işlem, icazet esirgendiğinde başı üstüne düşer, ölüp gider.**
  • dersini izlemenin büyük keyif verdiği, ağzından çıkan lafı duyabilmek ve anlamlandırabilmek için büyük çaba sarfettiğiniz hocalardan sonra size gerçekten hukuk fakültesinde okuyor olduğunuzu farkettiren profesördür. derste yaptığı ilginç çıkışlar ve uçuk örnekler asla unutulmamak üzere beyninizde yer eder. örneğin:
    -çocuğun ana babası tektir (ufak bir sessizlikten sonra biraz evvelki sesini daha da yükselterek) onun bunun çocuğu olunmaz!
    öğrencilere bonus puan vermeyi sever,''gelgelelim'' ile başlayan cümleleri ilgi toplar. kürsüde açıklama yapmak isteyen öğrenciyi geri çevirmez. göz teması kurduğunuzda tebessüm eder. ve bu gibi ayrıntılar sayesinde kendisine hayran olduğum,saygıdeğer hukukçu.