şükela:  tümü | bugün
  • alfred hitchcock filmi.. en buyuk ozelligi tek bir mekanda gecmesidir.. iki genc bir arkadaslarini oldurup, onun cesedini bir sandigin icine koyarlar.. sonra sandigin oldugu odada cocugun babasinin da oldugu bir topluluga parti verirler.

    james stewart oynuyordu, diger oyunculari hatirlamiyorum..

    (bkz: odada ceset varken entry girmek)
  • (bkz: the rope)
  • * 1948 yılı yapımıdır
    * film 80 dakikadır ve 80 dakikalık olaylar annatılır
    * hitchcock'un ilk renkli filmidir
    * hitchcock'un james stewart'la çalıştığı ilk filmdir
    * hitchcock'un bağımsız yönetmen olarak çalıştığı ilk filmdir
    * olay, leopold ve loeb vakası olarak bilinen cinayetten esinlenilmiş tiyatro oyunundan uyarlamadır (bkz: ha)
    * görüntü kesintisizdir
    * ancak kamera hareketlidir
    * kameranın hareket etmesi için mobilyaların yeri değiştirilmiştir (bkz: yuh)
    * 8'er dakikalık 10 makara film kullanılmıştır
    * stewart dışında john dall ve farley granger başrollerdedir
    *
  • eh:

    1. nietzsche manyağı iki eşcinsel öğrenci,
    2. bu iki köftehorun üzerinde çalıştıkları "cinayet bir sanattır" konulu tez (biz de vaktiyle söylediydik, başımız kel tabii*),

    3. 16bg'nin analitiğine güvenmeme rağmen, 7 dakikadan 12 kuka film kullanılıp, kalan 4 dakikanın set işçilerine hediye olarak dağıtılması,

    kalmış bize de söyleyecek..
  • (bkz: ninja rope)
  • (bkz: carrot rope)
  • özellikle yaz ayları başlangıcında daha yaygın görülen ekmek hastalığı. rope ekmekde genellikle sporlarının ısıya daha dirençli olması nedeniyle bacillus subtilis (bacillus mesentericus) bakterisinin gelişmesi sonucunda ortaya çıkmaktadır. hastalığın gelişimi sırasında ekmeğin iç kısmındaki proteinler ve nişastalar birbirinden ayrılmakta ve ekmek parçalandığı zaman, yapışkan yumuşak madde hastalığın ismini simgeleyen berrak ip-benzeri lifler halinde dışarı çıkmaktadır. pişirmeden sonra hızlı soğutma, genel sanitasyon kurallarına uyum, kaliteli hammadde ve koruyucu kullanımı ile rope oluşumu engellenebilir.
  • mesaj tv'de seyredip filmdeki escinsellik mevzusunun dublaj vasitasiyla kamufle edildigine kanaat getirdigim film...
  • nerede bu adamın cameo'su, bir köşede oturuyor da biz mi göremedik- diyenler için, dışarıda boyuna yanıp sönen neon ışıklardan birinde hitchcock'un o profil karikaturu gozukur.

    eşcinsellik mevzuuna gelirsek zaten bu zaten yüzeyde-diyalogda açıkça belirtilmemiştir, fakat o zamanlardaki "eşcinselse sapıktır" nosyonu üstü kapalı olarak güzelcene işlenmiştir. hatta o zamanlar, özellikle tutucu kesimin epey bir keyfini kaçıracak kadar bariz gelmiştir insanlara, insanlığa. bu durumda mesaj tv'de gösterilmiş olması da gülümsetiyor, en azından beni...
  • the rope'un başlattığı uzun sekanslar fenomeninin ekstrem bir örnegi için (bkz: russian ark) (film tek bir uzun çekim)(bkz: oha)