şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: ross)
  • uzuldugu zamanlarda neredeyse sesi cikmayacak sekilde 'hiii' deyisiyle ve yinelemeli 'why why why' tepkisiyle kafamda yer eden friends karakteri. flashback yapilarak monica ve rachel'in lise donemine gidildiginde, o donem universite ogrencisi olan ross, bolumun en cok gulunen karakteri olur, ozellikle sac modeli ve hic degismeyen konusma tarziyla.
  • friends karakteri olan, ertugrul ozkosk'un yeni gozdesi.. ozellikle light pazar yazilarina epeydir sikca misafir olmakta..
  • bir başka friends bölümünde joe nun aslında rachela aşık olduğunu öğrendikten sonra hızla cafeyi tek edip (bkz: central perk) tekrar geri dönüp camdan "rachel" diye seslenmesi sırasındaki yüz ifadesi hafızalardan silinmeyen bir özelliğe sahiptir. nitekim 9. sezonda jeneriğe de girmiştir bu yüz ifadesi.
  • friends yaratıcılarının bariz bir şekilde benden esinlenerek yarattıkları karakter. diziyi izlerken kendimi izliyormuş gibi hissetmeme yol açıyor**
  • (bkz: russ)
  • dizide rebecca romijn stamos'un oynadiği pasaklı kadın'la çıkmış karakter... tamam rachel da gerçek hayatta brad pitt'le birlikte olabilir, ama yine de dizide ross ondan eksik kalmamiştir bir bölümcük de olsa...
  • ross: i'm gonna say this as monica's brother. not as your friend.
    chandler: so now you're not my friend?
    ross: not now.
    chandler: all right.
    ross: so i couldn't be happier cause you're marrying monica. but if someday you ever hurt her, i will hunt you down and kick your ass.
    chandler: hahahahahahaha!
    ross: what, what? i'm just warning you. i'll hunt you down and kick your ass.
    chandler: ok. so now you're my friend again?
    ross: yes.
    chandler: you wouldn't believe what monica's brother just told me...

    ross neden çok hızlı yemek yediğini açıklamaya çalışır.
    ross: i grew up in a house with monica, okay! if you didn't eat fast, you didn't eat!

    ross: (anne ve babasına) look, i, uh- i realize you guys have been wondering what exactly happened between carol and me, and, so, well, here's the deal. carol's a lesbian. she's living with a woman named susan. she's pregnant with my child, and she and susan are going to raise the baby.

    joey: you're mean on the boat!
    rachel: what? i was just trying to teach you.
    joey: well, lesson learned! rachel is mean!
    ross: yeeeeeep... yep-yep-yep-yep-yep. i remember when she took me out on her dad's boat she wouldn't let me help at all.
    rachel: excuse me, i wanted you to help, but you couldn't move your arms because you were wearing three life jackets.
    ross: you have to respect the sea!

    yarı yahudi olan oğluna yahudi geleneklerine uygun bir yılbaşı yaşatmak isteyen ross,
    ross: sorry, ben, but santa has to go now.
    ben: why? i want him to stay.
    chandler: because......if santa and the holiday armadillo stay in the same room for too long.......the universe will......implode....

    ross: i'm sorry your husband cheated on you.
    rachel: i'm sorry your wife is gay.

    ross: first divorce: wife's hidden sexuality, not my fault. second divorce: said the wrong name at the altar, kind of my fault. third divorce: they shouldn't let you get married when you're that drunk and have stuff drawn all over your face, nevada's fault.
  • ilk esi lezbiyen olmaya karar verdigi icin ayrilmislardir. cok sansizdir.
    bir kizi etkilemek icin dislerini beyazlatma girisimdinde, karanlikta parlayan dislere sahip olmus; baska bir bolumde deri pantolonlar nedeniyle terlemis bir kizin banyosunda cikarip tekrar giymeyi becerememistir vs.
    iyi bir paleoantropologu canlandirir ama kimseyi onemli bir isi olduguna inandiramaz. cok talihsiz coook