şükela:  tümü | bugün
  • ferzan özpetek'in geçtiğimiz günlerde çıkan ilk kitabı. ocak ayında türkiye'deki raflarda da görebilecekmişiz.
    (bkz: istanbul kırmızısı)
  • "amore. che cos'ho imparato sull'amore? quello che ho imparato sull'amore che l'amore esiste. o forse, piu semplicemente, quello che ho imparato e imparo sull'amore è quello che racconto nei miei film, in tutti i miei film.. e cioè che non dimentichiamo mai le persone che abbiamo amato, perché rimangano sempre con noi; qualcosa le lega a noi in modo indissolubile, anche non ci sono più.

    ho imparato che ci sono amori impossibili, amori incompiuti, amori che potevano essere e non sono stati. ho imparato che è meglio una scia bruciante, anche se lascia una cicatrice: meglio l’incendio che un cuore d’inverno. ho imparato, e in questo ha ragione mia madre, che è possibile amare due persone contemporaneamente. a volte succede: ed è inutile resistere, negare, o combattere".

    yazardan ve cevirmenlerden ozur dileyerek cevirisini saniyorum ki soyle yapabiliriz.

    "ask. asktan ne ogrendim? asktan ogrendigim askin var oldugu. ya da belki, daha basitce, asktan ogrendigim ve de ogreniyor oldugum aslinda butun filmlerimin icinde anlattigimdir. yani, asik oldugumuz insanlari hicbir zaman unutmayiz cunku onlar hep bizimle kalirlar; artik olmasalar bile, bir sey onlari bize cozulemeyecek bir bagla baglar.

    imkansiz asklar, tamamlanmamis asklar, olabilecek olan ve olmamis olan asklar oldugunu ogrendim. geride bir yara biraksa da bir alevin daha iyi oldugunu ogrendim, bir yangin donmus bir kalpten daha iyidir. ayni anda iki kisiyi sevmenin mumkun oldugunu ogrendim ve annem bunda hakliydi. bu bazen olur; karsi durmak, inkar etmek ya da savasmak faydasizdir."
  • ne zamandir sabirsizlaniyordum okumak icin...

    3 saatte 2 kahve, bir yeşil cay, bir aksam yemegi esliginde okudum.

    tamamen bir kucaklasma ya da yaslanma gibiydi.
    soluk almak, genislemek, bir anlamda kendi icsel yolculugumu da yorumlamak gibiydi...
  • ferzan özpetek'in italyanca kaleme aldığı romanı. türkçesi ise istanbul kırmızısı. orijinal ismi rosso istanbul olduğu halde kitap neden aynı anda çevrilmiş olduğu başka bir dilde daha inceleniyor, anlamadım. istanbul kırmızısı başlığındaki yazılanların da bu sayfaya alınması lazım.

    kitaba gelecek olursak, berbat. tıpkı yönetmenin son filmleri gibi berbat. zaten ferzan özpetek'in bir hamam'ı var, bir cahil periler'i bir de karşı pencere'si, bir de belki de serseri mayınlar'ı. o kadar, fazlası değil. eskiden severdim özpetek'i, artık hiç sevmiyorum.
    keşke bu kitabı yazmasaymış yönetmen, hiç olmamış. bir romanda olması gereken belirli başlı özellikler yok mesela. nasıl beğenilmiş, anlamadım. istanbul'a dair yapılan tasvirler öylesine modası geçmiş, öylesine bayık ki okurken gözlerim kanadı. milattan önce kalma istanbul güzellemeleri falan. hiç olmamış. bir de kırmızı ne? istanbul kırmızısı ne? böyle bir deyim mi var, kullanım mı var, betimleme mi var? istanbul kırmızısı diye bir kullanım hayatımda duymadım. yönetmen (yazar demeye dilim varmıyor) bu kitabı neden yazmış, yazarak hangi duygusunu/açlığını tatmin etmiş, merak ettim doğrusu.

    son işlerinden hayır gelmedi. bir bu bir de pedro almodovar.
  • roman olarak kalmayacak yeni ferzan özpetek filmi.

    tuba büyüküstün, haluk bilginer, mehmet günsür, matt dillon ve josh hartnett ile anlaşılmış, çekimler 2016 nisan'ında başlayacakmış.
  • çekimleri bir süredir istanbul'da gerçekleşiyor. ben de takipteyim. bir la finestra di fronte aşığı olarak diğer filmlerde bulamadığım (yine de severim filmleri) tadı bu filmde bulacakmışım gibi geliyor.

    ipek bilgin, ayten gökçer, nejat işler ve tabii ki serra yılmaz da filmde.

    film çekimlerinde paylaşılan bir rumi sözle konuyu kapar italyan erkeklerine bol selam ederim;

    vedalar gözüyle sevenler içindir, gönülden sevenler ayrılmazlar.
  • çekimleri bir süredir istanbul'da gerçekleşen ipek bilgin, ayten gökçer, nejat işler, halit ergenç ve tabii ki serra yılmaz'ın rol aldığı ferzan özpetek filmi.

    bir la finestra di fronte aşığı olarak diğer filmlerde bulamadığım (yine de severim filmleri) tadı bu filmde bulacakmışım gibi geliyor.

    film çekimlerinde paylaşılan bir rumi sözle konuyu kapar italyan erkeklerine bol selam ederim;

    vedalar gözüyle sevenler içindir, gönülden sevenler ayrılmazlar.
  • fragmanı çıkmış.

    nasıl bir kadrodur öyle. deli gibi merak ediyorum.
  • canım ferzan özpetek italyan arkadaşlarına istanbul'u anlatmaktan sıkılmış da bir film çekip toplu tanıtayım demiş sanki. her özpetek filminde olduğu gibi sabırsızlıkla bekliyorum izlemeyi. oyuncu kadrosu da şaşırtmadı.
  • filmin uluslararası tanıtımı ilk kez roma film festivali'nde gerçekleştirildi.