şükela:  tümü | bugün
  • mükemmel zevkleri olan ve her paylaşımını dört gözle beklediğim ender güzellikte ki sayfa.
    mehmet genç isminde kişiye ait olan sayfa az kişinin gerçekleştirebildiği hayali yaşıyor. kıskanmadım değil.

    resmi web sitesi: http://www.rotasizseyyah.com/
    resmi facebook sayfası: https://www.facebook.com/rotasizseyyah
    resmi instagram sayfası: https://www.instagram.com/rotasizseyyah/
    resmi twitter sayfası: https://twitter.com/rotasizseyyah
    resmi youtube kanalı: https://www.youtube.com/…l/ucr44uwbqoxii9ljniudao7g
    kitap satış linki: http://www.dr.com.tr/…nluk-ani/urunno=0000000716639

    edit: imla.
  • yeni fotoğraflar, yeni geziler. bu adam işi biliyor hacııııı.

    https://www.facebook.com/…8.1493256137579829&type=3
  • "oraya gidip naapıcam" demeyen her yere gidip yapıcak bi şeyleri muhakkak bulan bi adam.
  • facebook sayfasını severek takip ettiğim, çoğu gezi planlayan insanın aklına gelmeyen yerleri gezen, aynı zamanda da sözlükte yazar olan insan.
  • bildiğin into the wild yapan cesur bir adam. herkesin yapmak isteyip kolay kolay yapamayacağı bir şey yapıyor. tam bir alexander supertramp.
  • ne kadar yavan, rutin, alışkanlıklara bağlı olarak yaşadığımızı ve aslında kendimiz olmadığımızı hatırlatıyor her defasında. bu yüzden çok seviyorum zaten bu sayfayı.

    son paylaşılan central park videosunda, hayatı hissettiği, dilediği gibi yaşayan, dans eden, basketbol oynayan, belki sadece kendini dinlemek için çimlere uzanan insanları görünce şöyle bir şeyler karaladım ben de yorum olarak:

    hayat, onu nasıl algılayıp yaşadığına göre şekilleniyor. çok basit, sıradan gibi görünen şeyler/aktiviteler bile bitimsiz bir mutluluğa yol açıp, aldığımız soluğa, nefese anlam katmaya yetebiliyor çoğu kez. ve kimi zaman söylendiği üzere, bunu en çok türkiye dışına çıktığınızda anlayabiliyorsunuz, çünkü dışarıda, burada olmayan bir sürü şey, bambaşka bir hayat var.

    o nedenle ben, kırk yılda bir metrobüste akordeon çalan müzisyenlere rastladığımda mutlu olup onlara sevgiyle/saygıyla bakıyorum, metrodaki müzisyenlerin birkaç notasını daha dinleyebilmek adına, o an elimden gelen tek şey olarak adımlarımı biraz daha yavaşlatmayı seçiyorum. istanbul'un sahili olan semtlerinde balık tutan, kaykaya, patene, bisiklete binenleri görünce kendimi iyi hissediyorum.

    dahası, ve asıl önemlisi ise, bunların ne olduğunu hiç bilmeyen, yaşamamış, böyle bir tecrübe edinmemiş, kaliteyi kantiteyle özdeş tutan postmodernist hastalığa yakalanmış ezici bir çoğunluk, bu yüzden son model lüks arabasıyla otobanda ne kadar hız yaparsa yapsın tatmin olamıyor, her hafta sevgili değiştirdiği halde mutluluğu bulup, iç huzuru yakalayamıyor. yanlış yerde, yanlış şekilde aradıkları müddetçe de asla bulamayacaklarından habersizce hayatlarını sürdürüyor...

    kendi eliyle yaptığı, birkaç tahta parçasından ibaret çok basit bir uçurtmayı, bir pazar günü yemyeşil çimlerde koşarak uçurmanın verdiği tadı bizim insanımız neden alamıyor sorusunun cevabı, fromm'un sözlerinde saklı:

    "bütün kendiliğinden etkinliklerde birey dünyayı kucaklar. ister bir kişi ya da ister cansız bir nesne olsun, kendi yaratıcı etkinliğimiz aracılığıyla gerçekten bir ilişki içinde bulunduğumuz şey bizimdir. yalnızca kendiliğinden etkinliğimizin sonucu olan nitelikler benliğe güç verir ve böylece benliğin bütünselliğinin temelini oluştururlar. farkında olsak da olmasak da, bizi en çok utandıracak şey, kendimiz olmamaktır ve insana, kendisinin olan şeyleri düşünmek, hissetmek ve söylemek kadar büyük gurur ve mutluluk veren başka hiçbir şey yoktur. bundan da, asıl önemli olan şeyin, sonuç değil, yukarıda anlattığımız türden bir etkinlik, bir süreç olduğu sonucu çıkmaktadır.

    bizim kültürümüzdeyse, bunun tam tersi bir durum öne çıkarılmaktadır. somut bir doyum için değil, metamızı satmak gibi soyut bir amaç için üretim yaparız; maddi olan ve olmayan her şeyi satın almakla elde edebileceğimizi sanırız, dolayısıyla şeyler, bizim onlarla ilgili herhangi bir yaratıcı çabamızdan bağımsız olarak bizim olur. aynı şekilde, kişisel niteliklerimizi ve çabalarımızın sonuçlarını da para, saygınlık ve güç karşılığında satılabilen metalar olarak görürüz. böylece yaratıcı etkinlikten doğan doyum yerine, mamul maddenin değeri önem kazanır. bu şekilde insan, kendisine gerçek mutluluğu verebilecek tek doyumu -içinde bulunulan andaki etkinliğin yaşanmasını- kaçırır ve yakaladığını sandığı anda kendisini düş kırıklığı içinde bırakan bir hayaletin -başarı diye anılan yanılsatıcı, görüntüsel mutluluğun- peşinden koşmaya başlar."

    alıntı için kaynak: erich fromm, özgürlükten kaçış, (çev. şemsa yeğin), payel yayınevi, istanbul, 2011, s. 206-207
  • kendini 'zengin olmadığı halde hatta dosdoğru parası olmadığı halde, zengin olunca yapılmak istenen ilk üç şeyden biri olan dünyayı gezmeyi, zengin olmadan yapmaya çalışan birisi. zaten diğer ikisi de ev ve araba almak değil miydi? şimdilik dünyevi şeylerle işim yok.' şeklinde tanıtan gezgin. özenle her türlü sosyal ağlardan takip edilesi gezgindir.

    yaptığı gezileri detaylarıyla anlattığı internet sayfası için

    rotasız seyyah
  • sözlüktendir.
  • blogu takip edilesi yazardır.

    artı yanları:
    - bir kaç destinasyon değil neredeyse dünyanın her köşesinden yerler gezmesi
    - uçuk, kaçık köşede kalmış yerler ile birlikte, gelişmiş ülkeleri de gezmesi
    - eski yazılarında olmasa da yeni yazılarında kendi anlatımıyla kısa videolar olması
    - gittiği ülkelerin vatandaşlarının günlük yaşamından kesitler sunması
    - arjantin videosunda (bkz: el secreto de sus ojos) link rotasız video filminde tren garı sahnesi geçen yere gitmiş olma olasılığı
    - sade anlatım dili
    - diğer seyyahlar ile kolay iletişim kurabilmesi ve onların hayatı ile ilgili bilgiler paylaşması

    olumsuz yanları
    - para odaklı gezi yapması, kuruşu kuruşuna hesap etmesi her şeyi
    - biraz daha fazla ilgi çekici fotoğraf olabilir. neredeyse hiç fotoğraf yok.
  • her paylaşımı ciddi beğeni, yorum ve paylaşım alan kişi. demek yalnızca ben büyük bir heyecan ile beklemiyorum paylaşımları.

    2 aylık gezisini 13 küsür dakikalık kolaja dökmüş. toplam masrafının yalnızca 4500tl olduğunu söylüyor.
    https://www.facebook.com/rotasizseyyah?fref=ts