şükela:  tümü | bugün
  • halk arasında gül hastalığı olarak bilinen bir cilt hastalığı.. gözde gerçekleşen oküler rozasea tipi de vardır...
  • eritemli ve telenjiektatik yüz hatlarında kabalaşma ve rinofimaya sebep olan akne vulgarisle, sle nin malar raşıyla ayırıcı tanıya giren hastalık. tedavisinde rozal jel ve nemlendiriciler kullanılır. steroidler kontrendikedir.
  • bir tur kilcal damar hastaligi. 1.5 yil once sag yanagimda hafif bir kizariklikla baslayan daha sonra iki yanagimi, cenemi ve az da olsa kaslarimin ortasini saran illet. ilk bakista pembe mi pembe tatlisko yanakli bi' insana evrildigim icin umursamadim ama ne zaman yaz aylari geldi iste o zaman gunes kremlerine ragmen kabariklik ve kasinti basladi. dermatologa gittim, bana benzamycin ve zelorose verdi. 2 ay kullandim iyi gelmedi. daha sonra roza jel ve zoretanin verdi. zoretanin tam iyi geliyor derken psikiyatristim bu ilacin kaygilari artirdigini soyleyerek acilen kesmemi soyledi. baska bir doktora gittim yuzunu rahat birak 3 ayda duzelirsin bir sey yapmana gerek yok dedi. tamam dedim 6 ay bekledim kizarikliklarimin altindan kilcal damarlarim iyice belirginlesmeye basladi duzelecegine. bu sefer paraya kiyip bir profesore gorundum ve yasadiklarimi anlattim. yapacak bir seyin kalmamis deyip bana solante tele-rubor adli spf 50+ bir gunes kremi verdi. rozaseali ciltlere ozel olarak uretilmis bir krem ve olan hastaligi tedavi etmese de ilerlemesini engelliyor. sonuc olarak hayatima kirmizi bir yuzle devam etmeme sebep olmustur bu hastalik.
  • bi' tarafına zıçam ben bu hastalığın, tamam mı?

    isyan ediyorum artık layn. sikti attı her şeyi iyice anasını satayım. palyaço olsak burnuma kırmızı burun takmaya gerek yok. zaten bir o kadar kırmızı şu an. çıkmaya çalışan devasa sivilce ağrıları da cabası. roza jel, monodoks, nil era mavi sabun... sonsuza kadar bunları mı kullanacağım işim gücüm yok da?

    bu hastalığa yakalanıp da kurtulan varsa n'olur yazsın la, n'olur.

    ---------------------------------------------------------------------------------------

    işe yaramaz yıl 2020 editi:

    evet sevgili suserlar. entryi 2016 yılında yazmışım. bu entryi yazdıktan sonra ikinci bir doktora gitmiştim. o da şu anda adını hatırlayamadığım bir krem vermişti sadece. o krem de hiçbir işe yaramamıştı.

    bu muayeneden birkaç ay sonra üçüncü fikir için, o zaman nişanlım olan eşimin tavsiyesi üzerine uzm.dr. saadettin gürel'e gittim izmir'den istanbul'a yola çıkarak.

    kendisi beni muayene ettiğinde şunları söyledi:

    "benden önceki 2 doktor da doğru söylemiş. rozasea var sizde. eğer kontrol altına almazsan rinofima'ya kadar gidebilir süreç. şu anda durum o kadar da kötü görünmüyor. bu durumun testosteron fazlalığından olduğunu düşünüyorum. o yüzden size tetradox yazacağım. 1 ay boyunca bundan günde bir tane içeceksiniz. 1 ay dinleneceksiniz. sonra tekrar içeceksiniz. 1 aydan sonra bırakın, yoksa memeniz çıkar.* bu ilaç sayesinde hormon seviyeniz normale dönecektir."

    hocanın dediği gibi oldu vallahi. ilaçla yanlış hatırlamıyorsam toplam 6 aylık bir münasebetim oldu ve bu durumdan kurtuldum. izmir'den ankara'ya taşınmamın da etkisi olduğunu düşünüyorum; çünkü bu ağzına sıçtığımın hastalığı güneş ve neme bayılıyor.

    herkes inşallah benim gibi bu durumdan kurtulur ve en kısa zamanda sağlığına kavuşur.

    ---------------------------------------------------------------------------------------

    2021 büdütü:

    çok soran oldu; ama şu an saadettin gürel nerede çalışıyor herhangi bir bilgim yok maalesef. google aramasında şişli'de bir hastanede çıkıyor adı; ama arama sonucu 2018 yılına ait. kaldı ki hastanenin güncel kadrosunda da görünmüyor şu an.

    nerde olduğunu bilen, kendisine gidip muayene olan varsa yazsın buraya ki doğru bilgiyi verelim bizler de.
  • genel olarak yüzde kızarıklık (flushing) yanma, kabartı şeklinde seyreden hastalık. tabi bu hafif vakalar.
    ben de yaklaşık 10 seneden beri uğraşıyorum bununla. bende kabarıklık yok ama flushing atakları geldiğinde mora çalan bir kırmızıya evriliyor cildim. bu 10 sene içinde çok fazla doktora gittim. roaccutane dahil her tedaviyi denemiş biri olarak şunu net söyleyeyim tedavisi yok. atakları seyreltmek mümkün sadece.

    hemen hemen her cilt bakımı ürününü denedim. bana iyi gelen bir iki ilaç ve medikal bakım ürününden bahsedeceğim.

    öncelikle rozasenin en büyük düşmanı kuru cilt. cildinizi asla kurutmayacaksınız. parfümlü kozmetik yok, parfümlü cilt bakım ürünü zinhar yok. sıcak su yok. alkollü tonikler yok. kortikosteroid kremler başta iyi geliyor gibi görünsede uzun vadede ağzınıza sıçacak o sebeple asla yok!

    ben kış döneminde ara ara gözeneklerimi sıkılaştırmak ve yanaklarımda kabartıları önlemek amaçlı çok az miktarda differin jel kullanıyorum.
    cilt temizliğimi sadeleştirdim. jelleri hayatımdan çıkardım. nilera okyanus sabunu harici kullanmıyorum. bence mucize bir sabun.
    cildimi sabah akşam okyanus sabunuyla yıkadıktan sonra üstüne uriage termal su sıkıyorum. 1-2 saat sonra zelorose krem geçiyorum. bol bol özellikle kızaran yerlere beyaz tabaka kalacak şekilde sürüyorum. göz çevresi için haftada 2 kez krem kullanıyorum. ddf veya circleplex tercih ediyorum. termal su göz çevremi de nemlendiriyor zaten. dudak için blistex medplus kavanoz en iyisi. nuxe ve onu dönüşümlü kullanıyorum.

    göz makyajı yaparsam çıkardıktan sonra göz çevremi mutlaka dalin ile yıkıyorum.

    güneş kremi kullanamıyorum malesef, cildimi yağlandırıyor. hoşlanmıyorum da. ben kullanırım diyorsanız solante tele rubor tarzı bir şey iş görür.

    rozaseyle ilgili edindiğim izlenim, bu hastalığın karışık kozmetiklerden, nemlendiricilerden, jellerden çok fazla hoşlanmayan bir hastalık oluşu.
    cilt bakımı rutininizi sadeleştirin. nemlendiricilerinizi mutlaka eritem giderici bir şeylerden seçin ki bu da genelde zelorose coresatin gibi medikal kremler. kızarıklık karşıtı kozmetiklerin bir boka yaradığını görmedim ben.

    markaları belirtme sebebim bir fikir verebilmek. herkesin cildi farklıdır unutmayın. çok zor bir hastalık. tedaviyle alakalı bir gelişme bilen duyan yeşillendirebilir.

    edit: bu hastalığın bir diğer özelliği de zaman zaman bakım ürünlerine bağışıklık geliştirmesi. ben yaklaşık 2 haftadır atak dönemindeyim. bir hata edip vegan bir nem maskesi denedim body shop'tan. sonra da bioderma mat control kullandım. karşılıklı olarak cildimin içine sıçtılar. kıpkırmızıyım, sol yanağım epey kabardı. bu süreçte uriage termal su yetersiz kaldı avene termal suya döndüm. epey de memnunum fersah fersah iyiymiş uriage'den. ara ara coresatin ile destekliyorum. doktor differin'e devam etmemi istiyor ama açıkçası şu dönem ne iyi ne kötü bilemez haldeyim. şimdilik nilera ile yıkayıp, zelorose ile yatıştırmaya çalışıyorum. bu arada nilera yanaklarımı kuruttu bir miktar. mevsim geçişi diye mi nedir cildim iyice sapıtmış vaziyette.

    edit2: güneş kremi kullanmamak gibi bir salaklık yapmayın yukarıda yazdığım gibi. mutlaka kullanın.
  • canım, bitanem, sevgili ve benden vazgeçmeyen hastalığım ayrıca çok da havalı.
    _ ayy ne oldu yüzüne
    _ gül zamani ya yine başladı.

    neyse her sene aynı muhabbet. gece roza krem, gündüz imeks ama öncesinde doktorun yaptırdığı majistral bir losyon hep vardır evde bir yerde.
    atak döneminde malesef yılda bir kere falan tetradox kullaniyorum.
    gelelim neler zararli ve zararsiz.
    kesinlike gül suyu ve içinde gül suyu olan kosmetik malzemelerden uzak durun.
    bb veya dd krem kullanımı nispeten rahatlatıyor.
    yüz temizleme olarak nuxe yıllardan beri vazgeçemediğim ve nivea yüz temizleme köpüğü de gayet sorunsuz.
    peeling tarzi malzemelerden uzak durmak gerekiyor ama lorealin şeker peelingi ile sorun yaşamadım.
    ne soğuk ne de sıcak su mutlaka ılık su.
    nemlendirici ise valla şansıniza ben deneye yanıla kullanıyorum ama parabensiz olan kremler daha iyi elbette.
    yves roche ürünleri fena değil ama kısacası zengin hastalığı zira kullanabileceğiniz ürünler dermo kozmetik ve kök gibi pahalli.
  • şimdi de buraya geldim, okumadığım başlık, makale kalmadı...

    baştan başlayayım; yaklaşık 10 yıl kadar önce yüzümde hafif minik kızarıklıklar çıkmaya başladı. annemde de oluyordu (kalıtımsal) anneme kim nereden verdiyse elocon denilen lanet kremi vermişler bildiğin zehir ve ben de okumadan, araştırmadan süreyim dedim sanki arko krem sürüyoruz. iyi geldi cidden iyi geldi hafif kızarınca sürmelere devam ettim ki sürdüğüm müddetçe herşey güzeldi yaklaşık 5 sene kullanarak cildimin içine ettim.. cilt kapıt gibi inceldi sonradan ne bok yedim dedim. bundan sonra cildiye maceralarım başladı doktor advantan krem verdi o daha hafif ve zararı azmış (ne demekse) ona başladım elocon kadar etkili olmadığını fark ettim ve zamanla alıştım ama yüzüm nasıl yanıyor, cildimin altı cehennem gibi hele soğuktan sıcağa fln girdiğimde bildiğin kafam kırmızı ampüle evriliyor.. profesöre çıktım o da çars bulamadı, böbrek karaciğer kan değerleri ne varsa bakıldı herşey temiz ne o zaman bu.. egzama benzeri dendi ama değil, seboreik dermatit de dendi.. yok atopik dermatit yok sarı çizmeli memet aga.. bu sene ege ünv de yine profa çıktım advantan için fırçaladı ama verdiği de elidel ona başladım bu sefer cildim de ergenliğimde görmediğim sivilce benzeri tepecikler çıktı. tekrar gitti biraz ona ara verelim dendi roza verdi e o da aynı.. sonra eczacı arkadaşım beni dinle diyerek avene in trixera cilt temizleme jeli ve yine avene in xeracalm ad lipid-replenishing balm krem verdi yine sivilce tarzı şeyler gitmedi.. ve hala cildim kızarıyor.. ben de yine mecburiyetten bağımlısı olduğum advantan kreme döndüm o rahatlatıyor ve o sivilceler kayboluyor ama sürekli kullanmak zorundayım.. sonra bu yine eczacı arkadaş 100 liralık bi krem daha verdi bioderma tolerance plus hatta öyle bir anlatıyor ki bunu uzun zaman kullan düzelmezse bioderma yetkililerini buraya çağırıcam seninle görüşütürücem mi ne öyle bişeyler söyledi :) birkaç gündür de onu kullanıyorum yok şu an evde yüzümün fotoğraflarını çekip o sivilcemsi şeyleri sayıyorum. muhtemelen bunu yazdıktan sonra gidip advantan basıcam cildime.. yardım edin napayım ben daha kafayı yicem

    ve bu arada bu en çok kış soğuk havalarda oluyor yazları neredeyse hiç olmuyor çözemedim ama çözüm arıyorum
  • hastalığın belirli bir nedeni ve tedavisi bilinmemekle birlikte, ciltte aşırı hassasiyet, kızarıklık, yanma, kuruluk, kaşıntı yapabilir. farklı çeşitleri olsa da her şartta cildi çok sıcaktan, çok soğuktan, buhardan vb havalardan ve durumlardan korumak gerekmektedir. güneş bu hastalığın baş düşmanıdır, cildinizi kurutmayan ve yağlandırmayan bir güneş kremiyle yaz kış korunmalısınız. cilt genellikle nemli tutulursa iyi olur. yüzünüze bir ürün uygularken cildi çekiştirmeden sakin ve nazik hareketlerle uygulamalısınız.
    hastalıkta atak dönemleri oluşabilir, doktorunuza danışın mutlaka. roza gibi kremler vererek bu durumu hafifletir. yüzünüze gerekmedikçe dokunmayın.
    gözde rahatsızlık, batma hissi yaratabilir, yine de dokunmayın, çok rahatsız hissederseniz yine doktorunuza danışın.
    cilt rutinlerinizi oldukça sade tutun ve hassas ciltler için olan ürünleri tercih edin. cilde kese uygulamayın hafif peelinglerle haftada bir defa daha derin temizlik yapabilirsiniz, abartmayın. güneşten mutlaka korunun. geçmiş olsun...
  • ataklarının sebepleri insandan insana büyük farklılıklar gösteren hastalık. bu hastalığa sahip kişilerin çok iyi birer gözlemci olmaları gerekiyor ki atakların neyle bağlantılı olduğunu çözebilsinler ve o şeylerden uzak durabilsinler.

    kendim için konuşacak olursam yaklaşık 3 yıldır maalesef ki bu hastalığa ev sahipliği yapıyorum. bu süre içerisinde denemediğim doktor, denemediği ilaç kalmadı. bazıları beni daha beter etti bazılarıysa geçici bir süre yardımcı oldu. geçtiğimiz 3 yıl içerisinde atakların ortak özelliklerinden bazılarını gözlemleme fırsatı buldum.

    kendi adıma konuşacak olursam bunlardan ilki stres. stres bu hastalığın en büyük tetikleyicisi. şu ana kadar geçirdiğim en yoğun atakların çoğu stres yüzündendi. stres burada o kadar belirleyici bir faktör ki; diyelim ayın 15'inde bir haber bekliyorum ama çok önemli olduğu için fark etsem veya etmesem de büyük stres altındayım. 15'inde haber olumlu geldiğinde yüzümdeki o yoğun kabarmış kızarıklıkların ve yaraların %70-80i bir anda yok oluyor. maalesef ki çok sık stres yapan biri olduğum için bu durum beni olumsuz etkiliyor genel olarak.
    ikinci etken ise kafein içerikli yiyecek ve içecekler. çikolata, kahve gibi ürünleri yoğun tükettiğimde yine yara yapmaya başlıyorlar yüzümde. üçüncü etken ise yüksek miktarda alkol ama alkole bağlı atağın etkisi alkolün büyük kısmı vücuttan çıkana kadar sürüyor o da en fazla 2 gün alıyor. ancak burada şöyle ilginç bir durum var, tuborg içtiğimde ertesi gün yoğun bir atak gelirken efes içtiğimde gelmiyor. muhtemelen içindeki maddelerle alakalı bir şey. bunların arasında stresten sonraki en önemli etken güneş. asla ama asla güneş ışığına güneş kremsiz çıkmayın. ne yaparsanız yapın, ama bunu yapmayın. çıktığınızda da güneşlenmeye falan kalkmayın, kendinizi güneşten olabildiğince koruyun. güneşin yanında, çok sıcak, çok soğuk veya ısı değişiminin çok yoğun olduğu ortamlar da beni aşırı derecede olumsuz etkiliyor. aynı şekilde hava değişimi de bu hastalığı tetikliyor.

    hastalığın tetikleyicilerinden sonra şimdi de gözlemlediğim en büyük düşmanından bahsedeyim; su. su için. günde litrelerce su için. su hem cildin kızarıklığının azalmasına sebep oluyor hem de atakların biraz daha kolay geçmesini sağlıyor. tabiki de bunun etkisini uzun bir süre düzenli olarak su içtiğinizde görüyorsunuz. suyun yanında düzenli uyku da hastalığa karşı uzun vadede rahatlatıcı bir önlem. genel olarak hayatınızda stresi azaltan ve vücudunuzu sağlıklı tutan şeyler hastalığı ortadan kaldırmasalar da hafifletiyorlar.

    bu gözlemlerin yanında tabiki de doğru ilacı kullanmak gerekiyor ancak doğru ilacı bulmak o kadar da kolay değil. bu uzun maceramın sonunda doktor kalıcı bir çözüm bulamadığımızı anlayınca en azından semptomları bastırıcı kremler verdi ve yaklaşık 1 yıldır bu kremlerle idare ediyorum. bunlar solante'nin 50 faktör tinted güneş kremi (kırmızılıkların görünümünü matlaştırmak için), bioderma'nın kırmızılığa iyi gelen nemlendiri bir kremi ve yine bioderma'nın bir yüz yıkama jeli. düzenli kullanımlarda cildi gerçekten rahatlatıyorlar, nemlendirip güneşe karşı koruyor ve atak dönemlerinde dış görünüş açısından etkisini azaltıyorlar. yine de ataklara ve yoğunluklarına çok bir etkileri olduğunu söyleyemem, bunlar sadece rahatlatıcı önlemler. bu hastalık hakkında her türlü ilaç / doktor / iyi gelecek herhangi bir şey önerisine açığım. bir de duyduğum kadarıyla yaşlandıkça yavaşça yok oluyormuş bu hastalık, ne kadar doğrudur bilmiyorum.
  • 1 yıldır mücadele ettiğim can yakan, üzen ve yoran hastalık. yoruyor çünkü tamamen hiç geçmeyeceği düşüncesiyle başetmek oldukça zor.
    bu süreçte çok fazla doktor gezdim ve çeşitli tedaviler aldım; azelderm, nadixa, clindoxyl gibi... bu tedaviler bir süre oyalasa da tamamen çözüme hiç ulaştırmadı.

    artık gözümü karartıp doktorumdan roaccutane istedim, yaz aylarında olduğumuzdan güneşten korunmam için ekstra çaba sarfetmemi istedi. düşük dozlarla başladık, zamanla yükselticez.

    roaccutane, ülkemizde rozacea tedavisinde çok bilinen ve kullanılan bir tedavi olmamakla beraber yurtdışında yüz gulduren pek çok sonuca ulaşmış bir ilaç.