şükela:  tümü | bugün
  • makine mühendisi bir arkadaşımdan bilgisayar mühendisi arkadaşıma watsapp yoluyla gönderilen, oradan da bana forward edilen aşure günü mesajı. tiksintiyle utanç arası bir his içindeyim mesajı okuduğumdan bu yana. mesaj şu şekilde:

    " selamün aleyküm

    şaka değil çıplak gerçeklerdi duyduğu.

    gördüğü de öyle.

    daha 5 dakika önce dünyada bir başkasının aklına bile gelmeyecek feraseti göstermiş, "milletimi meydanlara, havalimanlarına davet ediyorum!" demişti.

    bir bekleyeni vardı yani artık.

    bekleyeni bekletmezdi, bekletemezdi.

    bekletilmezdi bekleyen, bekleyenler.

    iman bunu gerektirirdi.

    kararını vermişti.

    bir devrim, bir savaş "hazırım bekliyorum" diye haykırmıştı çoktan.

    vermişti kararını.

    endişeyle gözünün içine bakanlara döndü.

    dilinde sadece allah kelamı.

    kelamda binbir anlam.

    ve mekeru ve mekerallah vallahü hayrul makırîn.

    onlar bir tuzak kurdular. allah da buna karşılık bir tuzak kurdu. şüphesiz allah tuzak kuranların en hayırlısıdır.

    sefer namazına niyetlendi.

    2 rekat.

    "efendim acele etmeliyiz buraya geliyorlarmış."

    yanıt vermedi.

    kim bilir sevr geçti belki aklından.

    hani, eğilip baksalar göreceklerdi de endişe etmişti ya sadıkların en sadığı. o an yaradan buyurmuştu ya resûlullah'ın dilinden.

    la tahzen innallahe meana.

    korkma, hüzünlenme, ye'se kapılma allah bizimle beraberdir.

    ayağa kalktı.

    "ya bismillah" dedi.

    sözünü söylemişti bir kere.

    "ölümüne, ölümüne!"

    tevafuk bu ya "minarelerin süngü, kubbelerin miğfer" olacağı o gün gelip çatmıştı sonunda.

    daha o gece sabaha dönmeden camiler kışla olup cepheye nefer çağıracak, müminler çağrıya uyup asker olacak, şehit düşeceklerdi bir bir.

    aklı 20 yıl öncesine 1997 aralık ayına gitti belki, kim bilir.

    siirt'e.

    tevafuk, son sözünü en başta söylemişti belki kim bilir.

    söyletene bak sen!

    dediğini yaptı.

    dönülür müydü o yoldan, onca yıldan?

    dönülmezdi elbet.

    fatih sultan mehmed han rahvan atını sürmüştü de istanbul'a konstantin'in üzerine. o uçağını sürdü, istanbul'a, konstantinlerin üzerine.

    "inebilir misin?" diye sordu pilotuna.

    "inerim de sizi riske atamam" dedi pilot.

    "boşver sen riski orasını allah bilir"

    ve indi uçak!

    ve düştü sur!

    ve dikti bayrağı ulubatlı hasan tepeye, en tepeye.

    dikti istiklâl bayrağını, hasanlar, erollar, sevdalar, aliler, ömerler, alparslanlar şehitler tepesine.

    246 şehit.

    o gün 15 temmuz'du.

    2016!

    göğe salâların yükseldiği minareler süngü oldu o gece.

    altında ellerin göğe kalktığı kubbeler miğfer.

    camiler kışla oldu nefer biriktirdi tanka, topa, göğü yırtan uçağa karşı.

    müminler asker oldu, düşmanla savaştı, kazandı.

    bir kazandıran vardı o gece.

    o gece ümmet ve millet bir oldu onun peşinden şehadete koştu!
    aşure gününüz mübarek olsun, hayırlı geceler."
  • vay vay vay vay (bkz: neler dönmüş serhat ya)

    biz uçakla inecek yer arıyor sanıyorduk.
  • gözlerimi yaşartan mesaj.

    bir mümin ağlıyor,
    gözleri yaşlı,
    eski bir fetöcüydü,
    yine kandırıldı.

    ağla mümin ağla,
    ben de ağlayayım,
    başka cemaatlerden,
    kadro bağlayayım.
  • insanların şu kafaya ulaşmaları için ne yaptıklarını inanın merak ediyorum.

    "ayağa kalktı, ya bismillah dedi"
    "sefer namazına niyetlendi"
    "allah tuzak kuranların en hayırlısıdır"
    "sur düştü"
    "uçağı konstantinlerin üzerine sürdü"

    tayyip okusa şunu içten içe yarılır.

    güce ve güçlü olana yanlama her devrin vazgeçilmezidir.
    o yüzden kainatın yüzü suyu hürmetine yaratıldığı iddia edilen son peygamber hayatta ve gücü hala elinde tutarken verdiği veda hutbesinde onbinlerce insan varken cenazesinde 17 kişi vardı sadece. diğerleri yeni liderin, halifenin kim olacağını tartışıyorlardı. o yüzden çok da şeyapmayın, bugün güç sizdeyken uçağı konstantine sürersiniz, güç gidip pamuk geldiğinde çocuklarınız miras kavgasıyla birbirini yemeye, eşrafınız da yeni güçlüye yanlamaya başlar. ona şiirler güzellemeler yazar. dünya dönmeye devam eder.
  • güzel olur aşure
    öncesinde varsa maklube
    ne istediniz de vermedik
    biz sana başkomutan dedik

    ayakkabıyla girdiler camime
    içki içtiler içinde
    ensar vardı ne oldu
    buralar hep dutluktu

    aşure gününüz mübarek olsun, öğrenci komşularınızı unutmayın.
  • (bkz: şeyh uçmaz müridi uçurur)

    (bkz: mürid cezbelenirse şeyh badelermiş)

    bu müridler varken badelemeyen kerizdir.
  • akplilerin anormal olduğunu bir kez daha kanıtlayan mesaj.

    bu neyin kafası lan? hakkaten bak, insanlar bu kadar mal olamaz.

    bu kafada insanlarla hergün aynı metroya biniyor lan türkiye'nin aklı başında insanları, bundan büyük zulüm mü olur?