şükela:  tümü | bugün
  • hasmetlu nun cocukla cocuk olma becerisini ortaya cikarmasidir. bravo diyoruz. yakisir .. ustelik agir ceza istemiyle dava ediliyor cocuk ..

    "türk hukuk tarihinin en ilginç davalarından biri, 8 eylül’de aydın’da başlıyor. m. s.ö adlı 14 yaşındaki çocuk, başbakan erdoğan’a ‘’allah cezanı verecek’’ dediği için, 28 ay hapisle yargılanacak. ‘’sanık çocuk’’ da başbakan’dan, boynunu sıktığı gerekçesiyle şikayetçi.... gazeteport, 4 ayrı klasörden oluşan dava dosyasındaki, ilginç iddia ve ifadeleri açıklıyor.

    yusuf sahici

    ankara - türk hukuk tarihinin en ilginç davalarından biri, 8 eylül günü aydın’da başlayacak. başbakan recep tayyip erdoğan ile davalık olan, 14 yaşındaki bir çocuk 28 ay hapis istemiyle, sanık sandalyesine oturacak. m.s.ö, başbakan erdoğan’a “allah cezanızı verecek” diye bağırarak hakaret ile suçlanıyor. m.s.ö ise erdoğan’ın boynunu sıkıp kendisini yaraladığını öne sürüp şikayetçi oluyor. bu dava, 14 yaşındaki ilköğretim okulu 8. sınıf öğrencisi ile, ülkenin başbakanı arasında…

    ilginç davanın başlangıcı başbakan erdoğan’ın 29 mart seçimleri öncesi, aydın’da yaptığı mitinge dayanıyor. m.s.ö, 9 mart günü gazi bulvarındaki mitingde, akp otobüsünde erdoğan’ı görünce “allah cezanızı verecek” diye bağırınca, olaylar gelişiyor. çocuğun iddiasına göre polisler kendisini yakalıyor ve başbakanın yanına götürüyor. başbakan ‘’neden bağırdın?’’ diye soruyor. çocuk ‘’sizi sevmiyorum’’ cevabını veriyor. yine m.s.ö’nün iddiasına göre başbakan çocuğun boynuna elini koyuyor ve ensesini sıkıyor. bu aşamadan sonra çocuk hakkında ‘’başbakana hakaret’’ suçundan dava açılırken, m.s.ö ve ailesi de başbakan hakkında ‘’kasten yaralamak’’ iddiasıyla şikayetçi oluyor.

    ‘’babamin işleri kötü’’
    olaya el koyan cumhuriyet savcısı sabri beytorun, ‘’sanık’’ m.s.ö’ünü ifadesine başvurdu. elektrik teknisyeni olan babasının işlerinin kötü olduğunu ve ekonomik durumlarının iyi olmadığını anlatan çocuk 19 mart tarihli ifadesinde şöyle dedi:

    “o gün, içimden geldiği şekilde başbakan’a ‘allah cezanızı verecek’ diye söz kullandım. bu cümleyi yüksek sesle söyledim. başbakan bu sözleri duyunca otobüsü durdurdu ve korumalarına, ‘onu alın’ dedi. iki polis iki koluma girerek ve bir polis de arkadan tutarak beni, içinde başbakan’ın bulunduğu otobüsün birinci basamağına çıkardılar. başbakan elini omzuma koydu ve ‘ne dedin’ diye sordu. ben de kendisine yukarıda söylediğim sözü aynen tekrar ettim. bana ‘neden?’ diye sordu. ben de ‘sizi sevmiyorum’ diye cevap verdim. başbakan elini,omzumla birlikte enseme koymuştu. karşılıklı diyalog sırasında eli ile boynumu sıktı ve izler o zaman meydana geldi. başbakan erdoğan’dan boynumu sıkarak beni yaraladığı için şikayetçiyim”

    ‘’boynunda tirnak izleri var’’
    başbakan erdoğan’an “bırakın gitsin” talimatına karşın bir sivil polisin ona tokat attığını ve gözaltına alındığını anlatan m.s.ö, aydın devlet hastanesi’nden rapor alıyor. rapora göre boyun arka sağ kısmında, 6 adet, 5 santimetre uzunluğunda 2 milimetre derinliğinde tırnak izleri var…
    m.s.ö’yü ‘’allah cezanı verecek’’ diye bağırdıktan sonra yakalayan, erdoğan’ın korumaları latif çağan ve servet erkan da olayda tanık olarak ifade verdiler. çağan, çocuğun bağırdığını duyunca,etkisiz hale getirdiklerini söyleyerek, ankara cumhuriyet savcısı mehmet taştan’a şu ifadeyi verdi:
    “başbakan halkı selamlıyordu. o sırada kalabalığın içinden çocuk yaşlarda birisi, başbakana hitaben ‘allah senin belanı versin. seni sevmiyorum’ dedi. şahıs otobüse doğru geldiği ve devamında ne yapacağını kestiremediğimiz ve muhtemel bir tehlikeyi engellemek için çocuğu durdurduk. yerel emniyete teslim ettik. bu sırada başbakan ile çocuk arasında fiziki bir temas olmadı. zaten başbakan otobüsten inmedi. çocuk da otobüse binmedi’’

    diğer polis servet erkan ise ‘’ o gün başbakan ön camdan halkı selamlıyordu. o sırada 13-14 yaşlarında bir çocuk ‘allah senin belanı versin’ dedi. başbakan da duydu. biz de koruma latif ile birlikte, şahsı tutup, yerel kuvvete teslim ettik. başbakanın bu şahısla hiçbir teması olmadı. çocuk otobüse binmedi. başbakanın da boynunu sıkması mümkün değildir’’ dedi.

    duruşma 8 eylül’de
    davanın ilk duruşması, aydın çocuk mahkemesi’nde 8 eylül günü görülecek. “hakaret” suçunu düzenleyen tck’nin 125’inci maddesinden yargılanacak olan m.s.ö. hakkında 14 ile 28 ay arasında hapis isteniyor. yaşı küçük olduğu için de, cezasının üçte iki oranında düşürülmesi talep ediliyor.
    aydın cumhuriyet savcısı zeki polat, tarafından hazırlanan iddianamede; erdoğan’ın, başbakan sıfatıyla seçim otobüsüyle geçişi sırasında m.s.ö. iki kez “allah senin belanı versin” diye hakarette bulununca, polis tarafından yakalandığı, m.s.ö’nün, adli tıp kurumunca yapılan muayenesinde, suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği olduğu belirtiliyor. ""

    (bkz: http://www.gazeteport.com.tr/…iyaset/news/gp_525551)
  • ikinci "ananı da al git burdan" vakasına benziyor. ama bu olayda tek fark 14 yaşındaki çocuk. gerçi çocuk da olsa, 70 yaşında adam da olsa türkiye cumhuriyeti'nin başbakanına yakışmayan hareketler bunlar. başbakan olmak kolay değildir. seni sevene de sevmeyene de saygı göstermen gerekir. çünkü sen sadece ak partiyi değil, türkiye cumhuriyetini temsil ediyorsun. bunu yapmadığın sürece o çocuktan farkın nedir allah aşkına?
  • bir ihtimal, hasmetlu nun yuregini kat kat yag baglattiran satisfaction. " dus dunyasinin simgeleri renkli balonlar gibidir, bu dunya hos ve gizemlidir, gercekler ise kati ve aci .. " demisti guzel insan, ugur mumcu ..

    cocuk boyunun olcusunu aldi nasilsa, artik gonul rahatligiyla uyursunuz. renkli balonlarinizla renkli dusler sayin hasmetlu..

    13 yasinda dus dunyasinin renkli balonlarindan uzak yavrucagin hakki icin .. " tien ming " ..
  • (bkz: adam olmak)
  • anlam veremediğim davranıştır.hayır yani sen ananı da al git derken hakaret olmuyor ama çocuk sana ''allah cezanı verecek.'' dediğinde hakaretten dava açıyorsun.ha çok şaşırdığımı söyleyemem.olabilirdi, oldu.

    (bkz: ananı da al git sözü küfür mü)
  • iki ihtimal var:

    birincisi, tayyip bu olaydan bilfiil haberdar değil; olay tamamen kendisinin işgüzar, halkla ilişkiler bilincinden, siyaset dünyasından bihaber avukatları tarafından savcılığa intikal ettirilmiş olabilir. bu durumda, tayyip'in böyle bir rezalete imza atmamak için şikayetini geri alması muhtemeldir.

    ikincisi, tayyip'in herşeyden haberi var. korku ve baskının iktidarını sağlamlaştırmanın en etkili yolları olduğundan emin. sivrisineğe gerekirse tankla saldırırım diyor.

    (şimdi aklıma geldi) üçüncüsü, tayyip'in herşeyden haberi var fakat bunu bir şova dönüştürmek için fırsat kolluyor olabilir. çocuğu makamına çağırıp elini öptürmeler, oyuncak vermeler falan gibi şeyler işte.

    bir de araştırmacı yazarlardan bir ricam var. dünyada bu olayın eşi benzeri var mı bi araştırıversinler be. hangi ülkenin başbakanı 14 yaşında çocuğa herhangi bir sebepten ötürü dava açmış?
  • (bkz: orantısız güç kullanımı)
    başbakan önce kendisine, kırdığı potlara ve bu ülke insanına hakaret niteliği taşıyan onlarca konuşmasına baksın diyeceğim ama pardon, rte 14 yaşını çoktan aşmıştı değil mi? evet demokorasi ve fikir özgürlüğü böyle bir şey işte..