şükela:  tümü | bugün
  • yandaş medya ile soru cevap yapmaktan epey farklı olmuş. herkesin ortak düşüncelerini soran bbc muhabirinin sorularını havada bırakmış ve baya sinirlenmiş.
    gerçekler acıdır ve bir gün elbet ortaya çıkarlar.

    https://www.youtube.com/watch?v=wkpx7sfiq60
  • muharrem ince'nin "erdoğan'a soruyorum" başlığıyla çalışma yapması gerektiğini göstermektedir.
    hem sorulması gerekli olan sorular sorulmuş olur hem de seçmeni düşünmeye yönlendirebilir diye düşünüyorum.
    tabii tamamen iktidar karşıtlığıyla siyaset yapılmamalı.
  • dis politika ile ilgili sorulari cevaplamis, ic politika ile ilgili sorulari cevaplamamistir. kadin "abdullatif sener'in sizin otoriterlestiginizi soyluyor. ne dusunuyorsunuz?" sorusuna, "onu niye kale alayim diyor. "uluslararasi kuruluslar da sizin otoriterlestiginizi soyluyor" diyor. "halk isterse, giderim diyor" :) bunun gibi ornekler cogaltilabilir. soru baska, cevap alakasi yok.
  • izlerken gerildiğim röportajdır.
  • izlerken hicap duydum. israil-iran sorusu hariç hiçbir soruya doğru dürüst cevap veremedi. nedir yani bbc ile röportaj yaparken prompter den okumak yasak mı yada kenardan sufle almak sakıncalı mı. en azından bu kadar rezil olmazdık.
    ablam ,fetöcü ilan edilmeden söyleşiye son vermiş ya ayrıca tebrik ediyorum kendisini.
  • soruları gazeteciye önceden vermeyince böyle oluyor demek ki.

    hiçbir soruya yanıt yok. orada bile hep çirkefe yatma çabasında. dolu dolu bir cevap yok. ekonomimiz büyüdü diyor ya meydanlarda. kadın gözlerine baka baka ekonominiz hiç iyi görünmüyor dedi ve tek cevap veremedi. işte dünya lider, işte dünyaya kafa tutan türkiye. dış pencereden nasıl göründüğümüzün özeti.
  • promter olmadan miting ve konferans yapamayan, röportajlarda sorulacak soruları kendisi belirleyen bir dünya liderinin, uluslararası bir medya organı karşısında ağır derecede bocaladığı ve köşeye sıkıştığını görmemizi sağlamıştır. soruya soruyla cevap vermek bile bunların en basit göstergesi.

    ayrıca bu röportaj bile türkiye’nin, dünyada basın özgürlüğünde neden 155. olduğunun gizli bir başka kanıtı adeta. zira çok uzun zamandır kendisini köşeye sıkıştıracak bir söyleşi, röportaj ile karşılaş(a)madığı için hem kendisi, hem de sorularına cevap alamayan aksine bir serzeniş ve tepkiyle karşılaşan bbc muhabiri oldukça şaşırmış olmalı.
  • kötü niyetli düşünmeyin, adam ingilizce bilmiyor, yoksa anasını bile ağlatır.
  • o değil de erdoğan’ın “yav hanfendi” tümcesini çevirmenin nasıl çevirdiğini çok merak ediyorum. bbc tarihinde “yav hanfendi” tümcesinin ilk kez kullanıldığı anlardır sanırım.*