şükela:  tümü | bugün
  • rtük'ün tarih boyunca aldığı en yerinde karar olabilir.

    ağzı salyalı medyanın şehit üzerinden prim yapmasına, beyni boş gençlerin enerjilerini sağa sola saldırmaya kanalize etmesine, teröristlerin istediklerini almasına sansür koyulmak isteniyor haber alma özgürlüğümüze değil.

    gerekli bilgilendirmeyi en başta t.s.k yapıyor zaten kalanı iğrençlik seviyesine doğru ilerlemek üzere. yakında "işte şehidimin kanlı atleti'nin son fotoğrafları flaş flaş flaş" haberini görünce ne demek istediğimi anlayabilirsiniz sanırım.
  • terör haberi dediğiniz şey sanki olayın kendisi yeterince acı değilmiş gibi arkada acıklı bi ararbesk şarkıyla iyice ajite edilerek verilen ve ekran başında hali hazırda yüreği yanan milyonlarca insanı helak olana kadar ağlatıp galeyana getirmekten başka bir amacı olmayan şehit cenazesi görüntülerinden ibaret olduğu için basın özgürlüğüyle, haber alma hakkıyla bilmemneyle çok da alakası olmayan bir konudur. yok sansürcülükmüş de böyle şey mi olurmuş da diye kopartılan yaygarayı duyan da sanır ki saldırının gerçekten oluş şekliyle ya da karakoldaki güvenlik zaaflarıyla ilgili doğru dürüst bir haber veriliyor da hükümet bunu engelliyor. hayır yahu tek engellenen şey bu geri zekalı basının sorumsuz yayıncılığı yüzünden milletin iyice gaza gelip sıf kürt olduğu için insanlara saldırmasını engellemek (ki malesef bazı yerlerde bu konuda geç kalındığının haberleri gelmeye başladı bile). elbette basın özgürlüğü, ifade hürriyeti bunlar güzel şeylerdir gerekli şeylerdir ama basın dediğiniz şov haber ve posta gazetesi be abi. azıcık mantıklı olalım lütfen...
  • gazeteleri ve internet sitelerini bağlamadığı için "pkk'nın haber ajansı" olarak bilinen fırat haber ajansı tarafından güzide (!) medyamıza servis edilen pkk'nın kaçırdığı 8 askerimizin fotoğrafları gazetelerde boy göstermeye başlamış, tam da pkk'nın istediği olmuştur; dedirten karar. medyamız ölçü bilse, düzen bilse gerekmezdi diye düşündürten karar...

    2003 yazında fransa'da sıcaktan 15.000 kişi öldü. tam 15.000... haberimiz oldu mu?
    bizde kuş gribinden iki tavuk öldü, medyamız sayesinde neredeyse değil turizmin kesilmesi, az kalsın millet memleket sınırlarını terkedecekti vebadan kaçarcasına.

    tabii ki haber alma hakkı vardır. ancak medyamız haber verme olgunluğuna erişmediği için pkk'nın veya diğer örgütlerinin propagandasını yapmaktadır çoğu zaman, habercilik yapıyorum zannederken.

    buyrun, haber alma hakkınızın engellendiğini düşünüyorsanız, "mutlak hak" olmayan bu hakkınızı bir kefeye, terör örgütünün kaçırılan askerler vb. konularla propaganda yapmasını diğer kefeye koyun, hangi taraf ağır basıyorsa, rtük'ün bu kararını ona göre değerlendirin.
  • roj tv bu yasaklarin kapsami disinda tutulmustur.
  • kanalturk izlenmektedir yemekte:

    -napmislar haberleri mi yasaklamislar?
    +hii evet..
    -ee diger kanallarda verdiler mi haberini filan bunun peki?
    +bilmiom ki bakmadim..ehe sansur haberinin haberini vermeyi de sansurlerler belki..

    (bkz: anne ogul diyaloglari)
  • "devlet bakanı ve başbakan yardımcısı cemil çiçek imzasıyla rtük'e gönderilen yazıda, ''hakkari'nin dağlıca bölgesinde meydana gelen terörist saldırılarla ilgili olarak; kamu düzenini ve halkın moral değerlerini olumsuz etkileyen, güvenlik güçlerine dönük zaaf imajı yayan, toplumsal psikolojiyi olumsuz etkileyen'' radyo ve televizyon yayınlarının durdurulması istendi. rtük, bu talebi bütün yayın kuruluşlarına tebliğ etti."

    kaynak: anadolu ajansı
    http://www.aa.com.tr/…007&haber_id=362083&aauserid=
  • daha televizyonlar bir yayın yapmaya fırsat bulamadan olay duyurulduktan hemen sonra, başbakan çıkıp emekli askerler konuşmasın, cemil çiçek basın sussun demiştir ve bu şekilde zaten sansür kararlarını ve niyetlerini iletmişlerdir. bilahare yazıya dökmeleri iyi olmuştur, çünkü söz uçar yazı kalır .
  • gündemi domine eden terör haberleriyle "uyanan" değil bilakis "salt bir milliyetçilikle uyutulan" bir ulus için kötü değil iyi olmuştur bence.. facebook'ta birbirine siyah kurdela yollamakla, balkonuna a4 büyüklüğünde bayrak asmakla "hiç bir şey" olmadığını anlasın artık bu millet. sıkıldım ben bu iki hafta süren milliyetçilik şovlarından. devlet ya da ordu kısa vadede sonlanacak ve biraz da yürek isteyecek bir faaliyete kalkışmadıkça bu terörün sonu yok.. nefret ettiğimiz düşman bir avuç çapulcu olmaktan yıllar önce çıktı, ordunun bir anlık tazyiğiyle yok edilmeyecek kadar büyüdü. bu yüzden savaş durumu ilan edilip milletçe askere alınmadıkça buna vatandaşın en ufak bir müdahalesi de yok. üç gündür sadece bağırıp çağırıyoruz ve birbirimizi geriyoruz. çünkü biz bunu seviyoruz. lütfen susturmayın bizi..