şükela:  tümü | bugün
  • insanda mevcut, terbiyesi gereken dört ana sıfattan biri imiş. yaradılışından gelen sahip olma ve tahakküm etme duygusu.
  • bir nevi komple paket.

    (bkz: ultra her şey dahil)

    .
  • kainata baktığımızda birbirine bakan iki daire görürüz. bunlardan biri rububiyet dairesidir. yani, bir tarafta kesintisiz bir yaratma, rızıklandırma, nimet verme, yetiştirme, terbiye etme ve kusursuz bir sanat söz konusudur. bir zerrecikten galaksilere kadar rububiyetin icraatını müşahede ederiz. denizlerin dibindeki en küçük varlıklar, hatta bakteriler, hayatlarını sürdürmek için gerekli bütün cihazlarla kusursuz yaratılmakta, kainatın bünyesinde kendilerine fevkalade vazife gördürülmektedir. dolayısıyla, bütün varlıklar bu şekilde bir yandan kendilerine verilen rızık ve nimetlerle doyup hayatlarını mesrurane devam ettirirken, diğer yandan, varoluştaki vazifelerini mükemmelen yerine getirmekte, kendine has bir dille allah'a karşı ibadetini yapmaktadır. yani bütün varlıklar, rububiyete mukabil ubudiyet dairesini sürekli işler tutmaktadır.
  • "herşeyin rabbi'nin ve mutlak malikinin allah olduğuna, ortağının bulunmadığına, tek yaratıcının o olduğuna, bütün kainatı çekip çeviren, işlerini idare eden, onda tasarruf edenin o olduğuna, kulları yaratıp rızıklandıran, hayat veren ve canlarını alanın o olduğuna kesin olarak inanmak, allahın kaza ve kaderine zatında vahdaniyetine yani bir ve tek olduğuna inanmaktır. bunun özü, fiilleriyle allah'ı tevhid etmek, yani birlemektir.

    tevhidin bu türünde kureyş kafirleri ile çeşitli din ve inanca mensup kimselerin büyük çoğunluğu muhalif kanaat belirtmezler. hepsi kainatın yaratıcısının allah olduğuna iman ederler. nitekin yüce alllah şöyle buyurmaktadır;

    "andolsun, onlara: göklerle yeri kim yarattı diye sorsan, onlar elbette allah, diyeceklerdir." *

    bir başka yerde de allah şöyle buyurmaktadır;

    "de ki; yer ve oradakiler kimindir? eğer biliyorsanız söyleyin. onlar: allahındır, diyeceklerdir. sen de ki; o halde siz iyice düşünüp ibret almaz mısınız? de ki; yedi göğün ve büyük arşın rabbi kimdir? allahtır diyeceklerdir. de ki; o halde korkmaz mısınız? de ki; her şeyin hakimiyeti elinde bulunan, himaye eden fakat kendisine karşı kimsenin himaye altına almasına imkan tanımayan kimdir? eğer biliyorsanız cevap verin. onlar allahtır diyeceklerdir. de ki; öyle ise nasıl olur da aldanıyorsunuz? hayır biz, onlara hakkı getirdik, onlar ise muhakkak yalancıdırlar" *

    bunun böyle olmasının sebebi, kulların kalblerinin fıtraten allahın yegane rab oluşunu kabul edecek şekilde yaratılmış olmasıdır. bundan dolayı tevhidin türlerinden ikincisini de kabul etmedikçe (uluhiyyet), rububiyet tevhidine inanan bir kimse muvahhid olamaz."

    abdullah b. abdülhamid el-eseri

    (bkz: #49422074)
  • (bkz: merbubiyet)