şükela:  tümü | bugün
  • 1800'lerin sonunda yaşamış olan ingiliz yazar, şair, gazeteci. hindistan'da doğmuş, büyümüş ve okul çağında ingilterede eğitim gördükten sonra hindistana dönüp gazetecilik yapmıştı. ingiltere'deki okul yıllarında çok çektiği bilinir, ingiliz eğitim sisteminin "erkek yapma" saplantısının heba ettiği çelimsiz, şişe dibi gözlüklü çocuklardan biriydi muhtemelen -unutmayın ki bunlar çok biriktirir, çok izler, çok yazar ve ileride ya entelektüel ya da aile içi şiddet uygulayıcısı olurlar-. özellikle şiirleri, kısa hikayeleri ve çocuk kitapları ile tanınır. makaleleriyse, modası geçmiş, tükenmiş konular hakkında olduğundan ilgi görmez. oysa iyi kalemşördür. milliyetçi kişiliği ve uzun süre hindistanda ingiltere adına -gazeteci, memur- çalışması, ayrıca en önemlisi "white man's burden" şiirinin özetlediği üçüncü dünya görüşü yüzünden sömürgeci yazar, kraliyet yazarı olarak da bilinir. oysa poet laureate nişanını reddetmiştir -çelişki bir-. the jungle book, kim adlı romanları ve if... isimli şiiri özellikle ünlüdür. nobel edebiyat ödülünü çocuk kitaplarıyla alan ilk yazardır. birinci dünya savaşından sonra popülerliğini yitirmiş, antolojilerden çıkarılmış, şairliği küçümsenmiş, geçiştirilen büyük edebiyatçılardan birisi haline gelmiştir. şiirleri sistem-birikim-şablon değil, hakiki yetenek işidir. eliot'un kipling takıntısı vardır, brecht de onun şiirlerinden bazılarını şarkılaştırmış, yetmemiş, onun için şiirler yazmıştır.

    her ne kadar kraliyet şairi, majestelerinin sadık kulu olarak bilinse de, ingiliz creme de la creme tarafından sevilmez, hatta entelektüel sayılmazdı, çünkü hint yanlısı olmasa da, ingiliz alt sınıfların sesiydi -poet laurete olmasının önerilmesi ve çelişki 2-. hindistan'da geçirdiği çocukluğu, beyaz duvarların arasından da olsa o toprağı kendi gözleriyle -muhtemel şişe dibi gözlüklerin arkasından- görmesini, ayah'ların elinde urdu masalları dinleyerek büyümesi kültürüyle yakından tanışmasını sağlamıştı; yani kipling, güneşin hiç batmadığı imparatorluğun resmi görevlilerinin çoğunun aksine, hindistan'ı 'kendince' seviyordu, biliyordu. ama asker ruhluydu, sömürüyü iyilik olarak addedecek denli milliyetçiydi, sömürgeci geleneği "ilkel doğu"ya medeniyeti götürmek, britanya'yı da dünyadaki en mükemmel ülke ve ulus olarak görmekteydi. birinci dünya savaşında oğlunu kaybedince değişmiş, yazıları ve şiirleri sertleşmiş, inançlarını sorgulamaya koyulmuştu. aynı oranda da az iş çıkarmaya başlamıştı.

    sadece çocukken bize mowgli'yi, bagheera'yı, raksha'yı, balor'u ve kim'i vermiş olması yüzünden bile her zaman sevgiyle anacağım, kütüphanemdeki sayfaları eskimiş, cildi fena kaymış, resimleri solmuş kitaplarını özenle saklayacağım yazardır. çocukken okuduğum her yazar gibi yere göğe sığdırılamayan duygusu vardır içimde, çok severim.

    i could not dig: i dared not to rob:
    therefore i lied to please the mob.
    now all my lies are proved untrue
    and i must face the men i slew.
    what tale shall serve me here among
    mine angry and defrauded young?

    irgatlık yapamadım: yoktu çalacak cesaretim:
    bu yüzden herkesi memnun edecek yalanlar söyledim.
    şimdi bütün yalanlarım ortaya çıktı
    katlettiğim insanlarla yüzleşme vakti çattı.
    acep hangi hikayeyi anlatsam yarar işe
    öfkeli ve aldatılmış gençliğime?
  • mogli adinda rahan gibi bir karakter yaratmi$tir .
  • "6 adamım var bana yardım eden:
    kim, nerede, nasıl, ne zaman, neden, neyle"
    sanırım böyleydi... işte bunu diyen şahıs.
    5n1k 'nın fikir babası bu bağlamda
  • 1907 nobel edebiyat ödülünün sahibi
  • bu herifin af buyrun bir ibneliği vardı ama uçmuş gitmiş aklımdan, ya da boşu boşuna günahını alıyorum, ama yok yok vardı bi kötü yönü, bir hayınlığı..
  • kötü yanı, hainliği denilen "her majestys soldier" tadında takılmasıdır. sömürgecilik yanlısı ve milliyetçidir, ayrıca çocuk kitapları ile nobel ödülü alan ilk yazardır.
  • rudyard kipling in if şiirinin türkçe çevirilerinden biri de bülent ecevit tarafından yapılmıştır.malum duygu adamıdır kendisi..(bkz: karizmam yok hissiyatım var)
  • cocukken son derece keyif alarak okudugum ama buyuyunce alegorik anlatimlarla somurgeciligin savunuculugunu yaptigi icin tiksindigim yazar. anlatimindaki akicilik ve ustaligina bir sey diyemiyorum, gercekten son derece basarili!- ancak white man's burden'i okuduktan sonra if'e bile sempati ile yaklasamiyorum...
  • tu seras un homme, mon fils isimli bir de siiri vardir, ki orda atilir bu kotu fikirlerin temeli.