şükela:  tümü | bugün
  • franz kafka'nın bir ruh çağırma sahnesi anlatımı ruh hastası/akıl hastası ile akıl hastanesi/psikiyatri kliniği arasındaki ilişkiye mükemmel bir ışık düşürür:

    --- spoiler ---

    ruh çağırma oturumlarının birinde çıkagelen yeni bir ruhla şöyle bir konuşma geçti:

    ruh: özür dilerim.
    sözcü: kendini tanıtır mısın?
    r: bağışlayınız.
    s: ne istiyorsunuz?
    r: koyverseniz* gitsem.
    s: daha henüz geldin.
    r: bir yanlışlık oldu.
    s: hayır, yanlışlık falan yok. geldin ve kalacaksın.
    r: fenalaştım da.
    s: çok mu?
    r: çok.
    s: bedensel bir rahatsızlık mı?
    r: bedensel bir rahatsızlık mı?
    s: soruyu soruyla yanıtlıyorsun*. işitilmedik şey. seni cezalandıracak çareler var elimizde, yani yanıt versen iyi olur, az sonra koyveririz gidersin.
    r: az sonra mı?
    s: az sonra.
    r: bir dakika sonra?
    s: bırak kendine acındırmayı*. koyvereceğiz gideceksin işte. yeter ki...

    --- spoiler ---

    "bir ayinde buhur ve cüppe ya da bir ruh çağırma seansında karanlık ne kadar önemliyse isrihbaratta da gizlilik o kadar önemlidir ve bir amaca hizmet edip etmediğine bakılmaksızın korunmalıdır." malcolm muggeridge

    (bkz: dünya ruh sağlığı günü/@ibisile)
    (bkz: ey ruh)
    (bkz: ruh/@ibisile)
    (bkz: ruh göçü)
  • erol sayan 50'sinden sonra işsiz kalmış, iş aramaktadır. kendisinin güzel ud çaldığını gören bir bürokrat, yakın zamanda yapılacak bir fasıla dönem reis-i cumhur'u celal bayar'ın da katılacağını, sayan'ın bu etkinliğe icap etmesi durumunda bayar'ın kendisine bir iş bulacağını söyler. sayan ilk kez bu fasıla katılır. takiben bayar tarafından ziraat bankası'nda görevlendirilir.

    o dönemler düzenlenen bu fasıllar müzik ziyafetiyle sınırlı kalmaz, bir de ruh çağırma seanslarına ev sahipliği eder. 60'larda evlerde ya briç oynanır yada ruh çağırma celseleri yapılır. yine bunlardan birinde erol sayan'ın bestelediği "geçsin günler haftalar aylar mevsimler yıllar" (hatıra) isimli bestenin söz yazarı beş hececilerden enis behiç koryürek'ün ruhu çağrılmak istenir. beste çok tutmuş, her yerde çalınır olmuştur. ancak koryürek'in ikinci kıtayı yazamadan ölmesi nedeniyle eser yarıda kalmıştır.

    kendisi de hayatında pekçok kez ruh çağırma celselerinde bulunmuş koryürek'in ruhuna; "devamı var mı?" diye sorulduğunda, koryürek'ten; "yaz bakalım.." yanıtı alınmış, ardından koryürek'in ruhu eserin ikinci kıtasını yazdırmıştır. transta bir medyum tarafından not edilen ikinci kıta şöyledir;

    "ömrüm sensiz geçse de, aşkın gönlümde kalsın
    gülen gözlerin binbir teselli ile baksın

    sen gözlerimde bir renk, kulaklarımda bir ses
    ve içimde bir nefes olarak kalacaksın"

    geçsin günler haftalar mevsimler yıllar