şükela:  tümü | bugün
  • modern tababet ilmi tarafından kullanılmaktan kaçınılan bir terim. psikiyatri ve psikoloji "ruh hastalığı" denen metafizik, (belki gotik) göndermeye alternatif isimler sunmuştur.

    misal akut şizofren birinin yaptığı eciş bücüşlere bakıp "gotik dışgörünüm" de denebilir "ruh hastalığı" da. ama ne gereği var? herşey ismiyle güzel. fix.
  • tarihi insanlik kadar eski arizalara tibbi kimlik kazandirarak, toplum nezdinde biraz daha sevimli kilmayi amaclayan kavram.

    sinirin di$a vurulmaya cali$ildigi anlarda, yuzdeki kizarma e$ligindeki sessizlik sonrasinda ortaya cikmasi en yaygin kullanim alanidir. benzer bir ornek icin (bkz: kartal maltepe) (bkz: kuzucigim)
  • (bkz: hasta ruh)
  • "klinik tablo hastanın kendisiyle ve dünyayla ilgisini, kişiliğinin evrimsel bir dönemini ortaya koyuyordu. bir başka deyişle, psikanalizin özgünlüğü ruhsal hastalığın işlevsel bir kavramlaştırmasını gerçekleştirmesinde saklıdır. “ ruhsal hastalık” bir düzeltme denemesi, çözümlenemeyen sorunları daha hoşnutluk verici bir yolla düzenleme girişimidir. çatışma, hastalığın ve sağlığın ortak nedenidir. kendi içinde patolojik değildir; psikolog için olduğu kadar fizyolog için de hayat, dengenin ve dengesizliğin nöbetleşmesi, kişinin bozulan dengeyi yeniden sağlamak için art arda yaptığı denemeler ve hatalardır; eğer bu çabalar bir sonuca ulaştırırsa, bu düzeltme organizma ve içinde bulunduğu ortam arasında daha iyi bir denge sağlayabilirse, normatif ya da yapıcı bir bütünleşmeden bahsedebiliriz. " daniel lagache
  • görünmez hastalık mı desem en biçare hastalık mı desem bilemiyorum. insan 40 derece ateşle hasta olup salya sümük yatakta yatsa çevresindekiler etrafında dört döner iyileşsin diye normalde yapmayacakları ne var ise yaparlar ama ruh hastalığı hastalıklar arasında diğer hastalıkların gördüğü itibarı görmez ruh hastası birine ilgi göstermek anlamaya çalışmak zararsız manyaklıklarıyla (ki kime göre neyin manyaklık olup neyin olmadığı tartışılır bi konudur) olduğu gibi kabul etmek, biraz suyuna gitmek şöyle dursun, iyice damarına basılır, suratına sen ruh hastasısın diye dumaksızın böğrülür evet ruh hastasıdır ama bi sor bakalım niye ruh hastası. lütfen ruh hastalarına biraz daha ilgi anlayış gösterelim onlar iyi insanlardır. herşey bi yana tedavisinin en kolay olduğuna inandığım bir hastalık ama gelgelelim insanın etrafında bunca normal gürünümlü manyak varken iyileşmek pek zor
  • etrafimda giderek daha fazla karsilasmaya basladigim hastalik türü. sanirim cok yaygin ama insanlar genelde bunun üzerinde konusmak istemiyorlar yada bu tip hastaliklara sahip insanlari umursamazliktan geliyorlar yada gelip gecicidir, önemsizdir, hepimizde biraz delilik yok mu diyorlar.

    evet aslinda kimse süper normal degil belki de. hepimizin kendimizi kötü hissettigimiz, evden disari cikmak istemedigimiz, yaptigimiz islerden ve genel olarak hayattan zevk alamadigimiz zamanlarimiz oluyor. cogumuzun absürd takintilari veya garip inanislari var. ve yine cogumuz birseylerden kaygilaniyoruz, uyuyamadigimiz, yogun strese girdigimiz, sürekli yorgunluk cektigimiz oluyor. bunlar yine de insanin toplumdan kopmasina yol acmadigi icin hastalik kategorisine sokmuyoruz.

    öte yandan toplumun her kesiminde de ciddi vakalarin görüldügü bir gercek. karsilastiklarim arasinda hayatinda gercekten ciddi bir sorunla karsilasip, bununla basedemeyip bir süre sonra yogun depresyona giren ve sonunda hastanelik olacak denli ciddi olanlar var. bu tip kisiler hayatin getirdigi sillelerle nasil basedilmesi gerektigini, nasil daha az duygusal ve hassas olunabilecegini kendilerine ögretmek durumundalar.

    bu tip gecici ve duruma bagli hastaliklarin yaninda bir de kalici gibi gözüken durumlar var. isin uzmani degilim, sadece gördüklerimden cikarim yapiyorum ama bu tip kisilerin durumu hayatlarinin normal akisi icerisinde olusan kötü bir durum neticesinde cikan birsey degil, derinden gelismis ve kisinin beyinsel bir fonksiyonun dogru calismamasinin getirdigi bir durum. bu durumun muhtemelen tetikleyici nedenleri var, kisinin kötü bir cocukluk gecirmis olmasi, yeterince sevgi görmemesi vs gibi ama bunlar kisinin fonksiyonel bir bozuklugu sadece tetikleyici unsurlar oluyor zira her kötü cocukluk geciren kisi akil hastasi olur yada tersi bir durum söz konusu degil.

    gözlemledigim durumlardan beni en cok etkileyenini paylasmak isterim. gördügüm, kisinin hayata ve kendisine bakis acisinin olabildigince kötümserlesmesi, hayata dair beklentilerinin azalmasi, etrafinda olan bitenlere karsi umursamazlik gelistirmesi, kendisi dahil herseyi kücük görmeye baslamasi oldu. yavas yavas gelisen bir durum bu. ilk baslarda etrafindakiler tarafindan önemsenmiyor, cok ciddiye alinmiyor, tembellik ediyor, burnu bir sürtülsün anlar o zaman hanyayi konyayi deniliyor. sonucta cogumuz sorumsuz davranislarimizin cezasini burnumuz sürtülünce cekiyor ve hatalarimizdan ders aliyoruz. ama bu hastalik durumunda kisi giderek dibe batmaya basliyor ve siz isin ciddiyetini kavrayip birseyler yapmaya ugrastiginizda ise bir türlü kisiye ulasamadiginizi, konustuklarinizin hep havada kaldigini farketmeye basliyorsunuz. durumun ciddiyetini görüp, hayatini toparlamasi icin ne tür tedbirler almasi gerektigi konusunda konusuyorsunuz ama hic bir degisiklik yaratamiyorsunuz.

    ben ilk zamanlarda hic akil hastaligi olabilecegini düsünmemistim. sonucta benim de kötü zamanlarim, depresif günlerim olmustu ve ben bu tip seylerin hep arkadaslarin yardimiyla, konusarak, destek cikilarak cözülecegini, psikiyatristlerin falan pek gerekli olmadigini düsünürdüm. eger sizi dinleyen ve yardim etmek isteyen iyi arkadaslariniz varsa psikiyatriste ne ihtiyaciniz var diye düsünürdüm. öte yandan farkettigim üzere, durum ciddiyse arkadaslari ne bunu kisa sürede farkedebiliyor ne de kisiye ulasabiliyor. doktorlar ulasabilir mi bilmiyorum. benim gördügüm durumda kisinin mantiksal cikarimlar yapmasinda bir problem yoktu sanirim, sonucta ne yaparsa neye yol acacagini kendisi de cözümleyebiliyordu. ama sorun kisinin durumun vahim gidisati konusunda hic bir sey yapmamasi, pasif kalmaya ve kötümser düsünceleri icerisinde kendini yemesine devam etmesi oldu. ve bu durumda acikcasi benim elimden de etrafindaki diger kisilerin elinden de hicbirsey gelmedi. kisi kendisine yardim etmek istemiyorsa baskalarinin her türlü cabasi da beyhude olmakta, bunu gördüm ben.

    isin ileriki safhalarinda ise durum iyice kötü bir hal aldi. artik düzgün, mantikli diyaloglar kuramamaya basladim, iletisim bozuldu. bunun bir nedeni kisinin kendi kocaman probleminden ve sorunlu psikolojisinden her iki tarafin da farkinda olmasi ve bunun iletisimin ortasinda koca bir bulut yaratmasi ve kisinin bu problem hakkinda konusmaktan olabildigince kacmasi, sikilmasi. diger nedeni ise, uzun süredir devam eden bu hastaligin kisinin acaip tepkiler gelistirmesine neden olmasi. buraya detaylari yazmak istemiyorum ama öyle acaip seyler söylenince karsi taraf ister istemez korkuyor ve iliski ister istemez bozuluyor. kisinin iliskilerini yitirmesi durumu tabii daha beter hale getiriyor vs.

    bu tip hastaliklar icin gözlemledigim, durum iyice ciddi bir hal almadan doktora basvurulmasi ve profesyonel yardim alinmasi. yoksa ilgiyle, sefkatle, sadece dinlemeyle hersey cözülemiyor maalesef.
  • bilimsel tanım hatasıdır. ruh hasta olmaz, bazen yaşadığı beden ruhu kaldıramaz.
  • çağımızın en büyük amansız hastalığı. salgın varmışçasına yaygın. yapacak hiçbir şey de yok maalesef. bunlardan biriyle karşılaşırsanız afedersiniz ama s.ki tuttunuz demektir. hali hazırda ülkemizin büyük bir kısmı bu hastalıkla cebelleşiyor. üstüne bu kişi bir de kara cahil ve yobaz ise koşarak uzaklaşmanız iyi olacaktır. zira ya katil olursunuz ya da cenaze.
  • bakidir geçmez, çok uğraşmayın. ruh hastalarından uzak durun huzurlu ve dengeli bir hayatınız olsun.
  • ruhu ele geçiren hastalık veya hastalıklar bütünüdür

    (bkz: birleşik bütünleşmiş hastalıklar birliği)