*

şükela:  tümü | bugün
  • bu mazosistler bedene siddet uygulayip somut acilar cekenlerden ziyade ruhunu sonuna kadar acitarak doyuma ulasan insanlardandir.

    bu mazosistleri diger mazosistlerden ayiran ve daha farkli yapan unsur ise vucuda siddet ve aci uygulandiginda belli bir yere kadar ,limiti durma sinirini ,vucut kendi tepki halde verebilmektedir.
    oysa ruh mazosistleri icin bu tamamen farklidir.acinin nerede bitecegi belli degildir. o yuzden acilari daha fazladir .

    (bkz: #6699650)
    (bkz: fuzuli)
    (bkz: mevlana)

    kisi ruhunu ceza landirarak daha da aci cekmeye calisabilir.
    (bkz: #6808450)
    (bkz: kendini cezalandirmak)
  • ben degil oteki insanlaridir. hep masumdurlar. öfkelerine sahip çikamadiklarindan kizamazlar ancak kizdirirlar hem de zevkle*.
  • askta mutlu olmak icin ruh sadistini bulmasi gereken kimse.
    (bkz: sado mazo iliskiler)
  • uyarılmış olmasına rağmen uyarıları dikkate almayarak gecenin bir yarısı sessizlikte ve karanlıkta önce one last goodbye'ı, ardından parisienne moonlight'ı ve o da yetmezmiş gibi bir de judgement'ı dinleyen potansiyel depresif
    (bkz: #2075351)*
  • kibir*li insanlarin genelde basvurdugu bir ceza landirma bicimini kullanirlar.kendini cezalandirma yontemini secerler. bunun manasi aslinda " kendim ettim kendim buldum madem cezami da kendim cekerim " hatta bir ust siniri ". kimsenin beni cezalandirma gucu yoktur benden baska " **

    kimsenin size diyemecegi en aci sozleri kendinize her gun yinelemenizdir . ve baskasinin acitamayacagi kadar caninizi acitmanizdir.
    fiziksel cezalar da mumkundur. ama genelde kendini cezalandirmayi aliskanlik hale getirmis kisiler bunu daha cok ruhsal kirbaclamalarla yapmaktan haz alir.*
  • en büyük özellikleri acıdan aldıkları bu hazzı sonuna kadar inkar edip her daim mazlumu oynamalarıdır.

    haksızlığa uğrayan, hayatın sillesini yiyen, şanssız kader kurbanlarıdır onlar ve hiçbir şeyin bunu değiştiremeyeceğini iddia ederler. onlara acı veren şeyi hayatlarının merkezine oturtur ve dünyalarının onun etrafında dönmesi için ellerinden geleni yaparlar. çünkü bilirler ki o şeyden kurtulmaya çabaladıkları anda kendi yörüngeleri sarsılacak, dengeleri bozulacak ve hayatları anlamını yitirecektir. işte bundan ölesiye korkarlar çünkü yerine koyacak hiçbir alternatif yaratmamışlardır onca zaman.

    hayatın onlara oynadığı bu oyundan kurtulmak için çabalar gibi görünürler zaman zaman. çevre değiştirdiklerini iddia ederler, yeni bir iş arayışına girerler mahsusçuktan, iddialı cümleler kurar sonra o cümleleri yüksek sesle defalarca tekrarlarlar, hem kendilerine hem yakın çevrelerine. oysa içten içe yaptıkları tek şey onları sevenleri bir nebze olsun kandırmak, idare edebilmek, acı çekmek için biraz daha zaman kazanmaktır.

    elbetteki hiçbir sonuç alamazlar bu yalancı gayretlerden. sadece ellerine "bak işte görüyorsun çabalıyorum ama olmuyor olmuyor olmuyor... çok bedbahtım" diyebilme şansı geçer ve bunun dışarıdan ne kadar komik göründüğünü asla anlayamazlar.

    ve bir gün gelip de sen bu acıdan zevk alıyorsun, bunun başka bir izahı yok denildiğinde bütün varlıklarıyla bunu inkar eder, reddeder, kabullenmez ve suçlarlar. çünkü duymak istedikleri asla bu değildir. oysa sigara gibi, alkol gibi, uyuşturucu gibi bağımlıdır onlar acıya. kendi içlerine baktıklarında bunu gören ama dünyanın geri kalanına asla göstermeyen bağımlılar.

    bu acıdan kurtuluşun tek yolunun yine acı çekmek olduğunu da bilirler. ama istemezler, kabullenmezler, yerine çekecekleri acı onları mutlu etmeyecektir çünkü, korkarlar, aciz duruma düşeceklerini zannederler.

    oysa ki en büyük korkaklık, aslında kendi hayatını hiç tereddüt etmeden başka hayatlara gümüş tepsi içinde hediye etmektir, en büyük acizlik kendinden bu denli vazgeçmektir, bilmezler.

    bitmez...
  • ruh eşini bulduklarında kontrolden çıkabilen insanlar

    edit: ruh sahibini bulduklarında kontrolden çıkabilen insanlar
  • bazen acı çekmekten zevk aldıklarını kabul ederler ama yine de kendini cezalandırmaktan vazgeçemezler. aslında çok bencillerdir. kendinde cezalandırdıkları aslında başkalarıdır. bencilce acı çekmek için başkalarını kullanırlar. acılara müptela olanlar bunlardır. genelde iflah olmazlar.