şükela:  tümü | bugün
  • "kalıcı ruh sağlığı politikası istiyoruz"

    psikiyatri derneği ve nöropsikiyatri derneği siyasetçilerden koruyucu ruh sağlığı önlemlerine ağırlık verilmesini, toplum temelli hizmetlere herkesin erişebilmesini, ruh sağlığı yasası çıkarılmasını, kalıcı ruh sağlığı politikalarının üretilmesini istedi.
    ___________________________

    bia haber merkezi
    19/07/2007
    ___________________________

    bia (ankara) - türkiye psikiyatri derneği (tpd) ve türk nöropsikiyatri derneği (tnd), siyasal partilerden ve milletvekillerinden "sağlık hizmetleri içinde ruh sağlığı hizmetlerine 'pozitif ayrımcılık' uygulamasını" istedi.

    "ruh sağlığı olmadan sağlık, sağlık olmadan refah ve mutluluk olmaz" diyen ruh sağlığı uzmanlarının siyasetçilerden talepleri şöyle:

    * toplum ve birey sağlığının taşıdığı önemin ekonomik refahtan daha önemsiz olmadığı gerçeğinden yola çıkarak, bireylerin ve tüm toplumun ruh sağlığı düzeyinin yükseltilmesi.

    * ruh sağlığının bozulmasını engellemek için koruyucu önlemlere ağırlık verilmesi.

    * ruh sağlığı tedavi hizmetlerinin niteliğinin artırılması ve tüm ülkeye yaygınlaştırılması, bu hizmetlere herkesin kolay erişmesinin sağlanması.

    * ruh sağlığı bozulmuş olanların rehabilitasyonunun önündeki engellerin kaldırılması.

    * ruh sağlığı hizmetlerinin hastane ağırlıklı değil, toplum temelli hale dönüştürülmesi.

    * ruhsal sorunu olanların damgalanmasının, dışlanmasının önlenmesi için her türlü önlemin alınması ve düzenlemenin yapılması.

    * bu düzenlemelerin kalıcılığını sağlayacak "ruh sağlığı yasası"nın çıkarılması.

    * seçimi hangi parti kazanırsa kazansın ruh sağlığına ilişkin meselelerin ortak ve kalıcı bir politikayla ele alınması. (tk)

    http://www.bianet.org/2007/07/19/99674.htm
  • özet;

    “mevcut ruh sağlığı felsefemiz, insanların mutlu olması gerektiği,mutsuzluğun bir uyumsuzluk belirtisi olduğu görüşünü vurgulamaktadır. böyle bir değer sistemi, kaçınılmaz mutsuzluğun yükünün, mutsuz olmaktan ötürü mutsuz olma nedeniyle arttırılması gerçeğinden sorumlu olabilir”

    edith weisskopf-joelsen