şükela:  tümü | bugün
  • ruh sağlığı insan hakkı, artık yasası olmalı

    türkiye'de yüz bin kişiye 1,6, bir milyon çocuğa 2 ruh hekimi düşüyor. hastalar damgalanıyor, dışlanıyor. türkiye ruh sağlığında adım atmak için yaklaşık 2 yıl önce söz verdi. ruh sağlığı platformu, "ruh sağlığı yasası bir an önce çıkarılsın" diyor.
    ___________________________

    bia haber merkezi
    10/10/2006 tolga korkut
    ____________________________

    bia (istanbul) - ruh sağlığı uzmanları meslek örgütlerinin, hasta ve hasta yakını derneklerinin oluşturduğu ruh sağlığı platformu, bugün (10 ekim) istanbul'da düzenlediği basın toplantısında, hükümetten ruh sağlığı yasası'nı daha fazla gecikmeden çıkarmasını istedi.

    "ruh sağlığı olmayan toplumların sağlığı da olmaz, ruh sağlığını istiyoruz" diyen platform, ruh sağlığı alanında hasta haklarının korunması, uzmanların sorumluluğunun belirlenmesi, toplumun ruh sağlığı düzeyinin yükseltilmesi, damgalanmanın önlenmesi ve toplumun ruh sağlığı duyarlılığının artması için bu yasaya ihtiyaç olduğunu söylüyor.

    türkiye psikiyatri derneği'nin (tpd) yaklaşık iki yıl önce hazırladığı ve hükümete ilettiği yasa taslağı önerisi için hükümet hâlâ bir adım atmış değil. türkiye, dünyada ruh sağlığı yasası bulunmayan az sayıdaki ülkeden biri.

    gökalp: ruh sağlığı bütün toplumun sorunu

    toplantıda konuşan türk nöropsikiyatri derneği'nden doç dr. peykan gökalp, türkiye'de ruh sağlığıyla ilgili ihtiyaçları şöyle özetledi:

    * türkiye'nin ruh sağlığı karnesi kötü durumda. ruh sağlığı hizmetlerinin yaygınlığının ve niteliğinin artırılması, herkesin ruh sağlığı hizmetlerine erişiminin sağlanması gerekiyor.

    * ruh sağlığı denince yalnızca hastalıklar anlaşılıyor. oysa, bütün toplum için tam bir iyilik düzeyine ulaşılması için ruh sağlığı düzeyinin yükseltilmesi gerekiyor.

    * tıpkı genel sağlıkta olduğu gibi ruh sağlığında da koruyucu hizmetler esas. hijyen nasıl bir öneme sahipse, ruh sağlığında koruyucu hizmetler de ruh sağlığı bozukluklarının oluşmasını önlemek için vazgeçilmez.

    * ruh sağlığı bozukluğu olanların damgalanması, dışlanması ve ayrımcılığa uğraması büyük sorun, önlenmesi gerekiyor.

    * toplumun ve yönetimin ruh sağlığıyla ilgili duyarlılığının artırılması gerekiyor.

    kesal: damgalanma büyük sorun

    bünyesinde on bir hasta ve hasta yakını derneği olan türkiye şizofreni dernekleri federasyonu'ndan dr. ercan kesal da, "aklımzı, gücümüzü, sesimizi birleştirdik" dedi.

    kesal, ruh sağlığı alanında sorunun asıl sahiplerinin sesini duyurduklarına dikkat çekti; hekim-hasta-hasta yakını üçlüsünün ilişkilerini düzenlemek için ruh sağlığı yasası'nın kaçınılmaz olduğunu vurguladı.

    hastaların karşılaştığı en büyük sorunun damgalanma olduğunu belirten kesal, istanbul şizofreni dostları derneği'nin başkanının bir kronik şizofren olduğunu, yönetimde de şizofrenlerin bulunduğunu anımsatarak, bunun damgalamayla mücadelede önemli bir gösterge olduğunu söyledi.

    kesal, hastaların toplum yaşamında varolması, "hayatın içinde durabilmesi" için de ihmal edilen rehabilitasyon süreçlerinin önemine dikkat çekti.

    sercan: yasanın varlığı yetmez, uygulama gerek

    tpd'den doç. dr. mustafa sercan da, ruh sağlığı yasası'nın hastaların afişe edilmesini, damögalanmasını engelleyecek, koruyucu önlemlerin, yeti yitimi halinde rehabilitasyonun düzenlenmesini sağlayacak ve toplum içinde tedaviyi zorunlu kılacak bir araç olduğunu anlattı.

    türkiye'de sağlıkla ilgili düzenlemelerin yalnızca bedene ilişkin olduğunun altını çizen sercan, "yasanın varlığı yetmiyor; uygulanması gerek ama yasanın çıkması ilk adım" dedi. bu konuda basından da destek beklediklerini ifade etti.

    dönmez: psikologların hâlâ meslek yasası yok

    türk psikologlar derneği'nden ayla dönmez de "demokrasi için, insan hakları için bir ruh sağlığı politikası gerek. bunun için ruh sağlığı yasası zorunlu. yasa, kendimizle, çevremizle barış içinde yaşamanın koşullarını getirecek" dedi.

    "insanlık onurunun korunması için ruh sağlığı yasası şart. yasa güven içinde yaşamamızın koşullarını belirleyecek."

    dönmez, otuz yıldır uğraşılmasına karşın, psikologların özlük haklarını düzenleyecek bir meslek yasasından hâlâ yoksun olduklarını da söyledi.

    girgin: temiz toplum için ruh sağlığı yasası gerek

    şizofreni hastaları ve yakınları derneği'nden nilüfer girgin de, "temiz toplum der dururuz. temiz toplumun gerçekleşmesi için ruh, beden ve toplum sağlığının gerçekleşmesi gerek. ruh sağlığı yasası bu nedenle gerekli" dedi.

    yüksel: medya ruh sağlığında çözüm olduğunu ifade etmeli

    tpd başkanı prof. dr. şahika yüksel, medya ve ruh sağlığıyla ilgili konuşurken, ruh sağlığı alanında yeterli donanım olduğunu, konu gündeme geldiğinde, ruh sağlığı bozuklukları için uygun kaynakların, çözümün olduğunu ifade etmek gerektiğine dikkat çekti.

    türkiye söz verdi, hâlâ yasa yok

    dünya sağlık örgütü'nün ocak 2005'te helsinki'de düzenlediği toplantının sonuç bildirgesini imzalayan türkiye, ruh sağlığı alanında önemli yükümlülükler üstlendi.

    toplantıda belirlenen öncelikler şöyleydi:

    * ruh sağlığının iyi olmasının önemine dair toplumda, sağlık meslek gruplarında bilinç geliştirmek.

    * önyargı, ayrımcılık ve eşitsizlikle aynı anda mücadele etmek, ruh sağlığı sorunları olan insanları desteklemek ve onların bu sürece etkili olarak katılımını sağlamak.

    * sağlığı geliştirmeyi, önlemeyi, tedaviyi, rehabilitasyonu, bakımı ve iyileşmeyi kapsayan bütünlüklü ve etkili ruh sağlığı sistemleri tasarlamak ve uygulamak.

    * bu alanlarda etkili, uzman ekipleri oluşturmak.

    * hizmetlerin planlanması ve geliştirilmesinde temel noktalardan biri olan hizmeti kullananların ve hasta yakınlarının deneyim ve bilgilerinden yararlanmak, onları sürece dahil etmek

    * ruh sağlığı konusunda hassas gruplar olan çocukların, gençlerin, kadınların ve yaşlıların ruh sağlığına yönelik programlara ağırlık vermek

    * ağır ruh sağlığı sorunları olan insanlara toplum içinde, soyutlanmadan etkili ruh sağlığı hizmetleri sunmak

    ruh sağlığı bütün toplumun sorunu

    ruh sağlığı platformu, konuyla ilgili bilinmeyen, görmezden gelinenleri şöyle sıralıyor:

    * sağlık, ruh sağlığı ve beden sağlığının bütünüdür.

    * ruh sağlığı hastalıkları yaygın kanının tersine toplumun küçük bir kesiminde değil önemli bir oranda nüfusta görülür. kişinin gerçekle ilişkilerini bozacak derecede ağır akıl hastalıklarıyla sınırlı değildir. hatta bu tür ağır hastalıklar bütün ruhsal sorunların küçük bir oranını oluşturur.

    * ağır ruhsal hastalıklar da tedavi edilebilen hastalıklar kapsamındadır. bu hastalığı olanların tedavi haklarını eksiksiz kullanmaları için etkin bir toplumsal düzenlemeye gereksinim var.

    * insanların yüzde 25'i yaşamlarının bir döneminde ruhsal hastalıklardan etkilenir.

    * 75 yaşına gelmiş kişiler arasında herhangi bir ruh hastalığı yaşamış olanlar yarıdan çoktur.

    * belli bir zaman diliminde nüfusun yüzde 10'unda ruhsal hastalık görülür.

    * bugün dünyada yaklaşık 450 milyon kişinin ruhsal sorunları var; 20 milyon insan da ruhsal sorunlar nedeniyle yardım arayışı içinde.

    * birinci basamak sağlık kuruluşlarına başvuran yaklaşık her dört kişiden birinin başvuru nedeni ruhsal sorunlar ve bunların çoğu yetersiz tedavi görüyor.

    * dünyada yeti yitimine en çok yol açan on hastalıktan beşi ruh sağlığı ile ilgili hastalıklar.

    * dünya sağlık örgütü'nün öngörülerine göre, 2020'de depresyon, kadınlarda ve gelişmekte olan toplumlarda başta gelen yeti yitimine yol açan hastalık olacak.

    * türkiye'de 15-55 yaş arasındaki nüfusta en yaygın hastalıklar içinde depresyon ve anksiyete bozuklukları ilk beşte yer alıyor.

    * damgalama ve dışlama ruh sağlığı sorunu olanların tedavi başvurusundan kaçınmasına, ruh sağlığı sorunlarının çözümüne ilişkin hiçbir geliştirme çalışması yapılmamasına neden oluyor.

    * türkiye'de yüz bin kişiye düşen ruh hekimlerinin sayısı 1,6. bu sayı 3,6 olan dünya ortalamasının yarısı, avrupa ortalamasının 6'da biri düzeyinde. çocuk ruh hekimlerinin oranıysa çok daha düşük: bir milyon nüfusa 2. aynı şekilde başka ruh sağlığı mesleklerinden olanların da sayısı oldukça düşük. (tk)

    http://www.bianet.org/2006/10/10/86381.htm
  • ruh sağlığında yasamız da yok politikamız da

    tpd'den dr. sercan: türkiye'nin ruh sağlığı yasası da politikası da yok. tedavi hizmetleri, koruyucu hizmetler yetersiz. deprem, yoksulluk, şiddet gibi ruh sağlığını yaralayıcı faktörler iş başında. toplum ruh sağlığının bir hak olduğunun farkında değil.
    _________________________________

    bia haber merkezi
    09/10/2006 tolga korkut
    __________________________________

    bia (istanbul) - türkiye psikiyatri derneği'nden doç dr. mustafa sercan, "ruhumuz da bedenimiz gibi yaralanır" diyor. daha da önemlisi, toplumun da ruh sağlığı yaralanabiliyor.

    10 ekim dünya ruh sağlığı gününde türkiye'nin ruh sağlığıyla ilgili en temel sorunlarını şöyle sıralıyor sercan.

    yatak yetersiz: ruh sağlığı hizmetlerinde yatak sayısı yetersiz; olması gerekenin onda biri oranında. dünya sağlık örgütü (who) standartlarına göre ülke nüfusunda bin kişiye bir psikiyatri yatağı düşmesi, yaklaşık 70 bin yatak bulunması gerekirken, türkiye'de yatak sayısı 10 binin altında. bu yatakların dağılımı da ülke genelinde eşit değil. yaşamının bir döneminde en az bir kez ruh sağlığı hastanesine yatırılma olasılığı bulunan nüfus oranı yüzde 1-2 dolayında.

    ruh sağlığı yasası yok: dünyanın neredeyse bütün ülkelerinde ruh sağlığı hastalarının kişilik haklarını koruyan, ruh sağlığı uzmanlarının sorumluluklarını belirleyen yasalar var. ancak türkiye'de bu yasa hâlâ çıkarılmış değil.

    tek tedavi hastane ve ilaç: "varolan ruh sağlığı hizmetleri yalnızca hastane tedavisine ve ilaç tedavisine dayalı. oysa modern tedavi, kişilerin toplum içinde yaşayarak tedavi edilmesine, topluma uyumunu artırıcı tedavi yöntemlerine, hastalık nedeniyle yitirilmiş yetilerin tamamlanmasına dönük rehabilitasyona dayanıyor. hastane ve ilaç dışında bu hizmetler verilemiyor."

    koruyucu ruh sağlığı hizmetleri yok: "ruh sağlığıyla ilgili hastalıkların bir bölümü toplumsal düzenleyici önlemlerle önlenebilir. ama bu koruyucu önlemlerin hiçbiri sistematik olarak alınmıyor."

    politika da yok, yasa da

    sercan bir sosyal politika olarak ruh sağlığı alanında atılması gereken en acil adımların, ruh sağlığı politikasının uygulamaya geçirilmesi ve ruh sağlığı yasası'nın çıkarılması olduğunu söylüyor.

    "birkaç ay önce oluşturulmuş bir ruh sağlığı politikası taslağı var. ama uygulamada bir şey yok. ruh sağlığı politikası, kişilerin esas olarak toplumun içinde tedavi ve rehabilite edilmesine dayalı olmalı."

    türkiye psikiyatri derneği (tpd) ve türk nöropsikiyatri derneği'nin çağrısıyla bir araya gelen ruh sağlığı meslek dernekleri ve hasta-hasta yakını dernekleri, geçen ay başında ruh sağlığı platformu'nu oluşturduklarını duyurmuş ve ruh sağlığı yasası'nın bir an önce çıkarılmasını istemişlerdi.

    ancak, tpd'nin 2004'te yazdığı ve sağlık bakanlığı'na defalarca ilettiği ruh sağlığı yasası taslak metni önerisi üzerinde hiçbir gelişme yok. sercan bu konuda hiçbir resmi gelişme bilgisinin kendilerine ulaşmadığını söylüyor.

    ruh sağlığı yasası, kişilerin tedavi hakları kullanılırken başka bir hak kaybına uğramalarını önlemenin güvencesi. ruh sağlığı uzmanları ve hasta hakları savunucuları, kişilerin kendi inisiyatifleri dışında tedavi görmelerinin hakim gözetiminde olması gerektiğini söylüyor.

    yasanın insan hakları ve "psikiyatrik işkence" konularında da bir güvence olması mümkün. avrupa konseyi işkenceyi önleme komitesi (cpt), en son türkiye raporunda psikiyatrik hastanelerde elektroşok olarak da bilinen elektrokonvülsif terapi (ekt) uygulamalarının kötü muamele kapsamında olduğunu, türkiye'nin acilen bir ruh sağlığı yasası'na ihtiyacı olduğunu belirtmişti. türkiye'yse, resmi yanıtında, "çabaların sürdüğünü" yazmıştı.

    ruh sağlığında tedavide de, koruyucu hizmetlerde de eksiklik var

    sercan, sağlığın her alanında olduğu gibi ruh sağlığında da koruyucu hizmetlerin önemli olduğuna dikkat çekiyor.

    "çünkü, genel sağlık için söz konusu olan şartlar ruh sağlığı için de geçerli. beden sağlığı bozulunca ruh sağlığı da bozulur."

    bir başka önemli alan da, ruh sağlığı bozulmuş kimselerin hem biyolojik olarak hem de ruh sağlığı açısından çevrelerini etkilemeleri. "örneğin, uyuşturucu madde kullanan bir anne, çocuğunu biyolojik olarak da etkileyebilir. ruh sağlığının bozulmasına da yol açabilir."

    koruyucu hizmetler, toplumun ruh sağlığını korumakta da vazgeçilmez. "toplum içinde yüksek risk oluşturan ortamların, iş ortamı koşullarından teröre, şiddete, güvenlik kuvvetlerinin tutumuna, çocukların korunmasından ulaşıma, şehir mimarisine kadar, yaşamın her alanının ruh sağlığını bozmayacak biçimde örgütlenmesi gerekiyor."

    ancak bu bakış açısı tümel bir ruh sağlığı politikası gerektiriyor. "maalesef türkiye'de sistematize edilmiş bir ruh sağlığı politikası yok" diyor sercan.

    toplum ruh sağlığının bir hak olduğunun farkında değil

    politikasızlığın en temel sonuçlarından biri de toplumun ruh sağlığının bir hak olduğunun farkında olmaması. oysa türkiye'de ruh sağlığını yaralayıcı birçok faktör işbaşında. "şiddet, deprem, eşitsizlik, yoksulluk..." diye sıralıyor sercan.

    "türkiye çok tuhaf bir ülke. çok daha düşük ekonomik geliri olan ülkeler yoksulluğu daha az yaralayıcı şekilde dengeleyebilirken, türkiye'de ruh sağlığı hizmetleri örgütlenmediği için ne yara sağaltıcı olabiliyor ne de koruyucu olabiliyor. üstelik yeni yaralanmalara da yol açabiliyor.

    "tümel bakış açısı gerek. terazinin bir tarafında dengeyi değiştirip yerni sorunlara yol açabilirsiniz." kamyonlarla yapılan yiyecek yardımlarını örnek veriyor. "yardım gururu zedeleyici bir yolsa, toplumu bu kez başka bir yönden de ruhsal olarak yaralamış olursunuz. herhangi bir sorunu yalnızca güvenlik ya da yalnızca yardım sorunu olarak görmezsiniz."

    toplumsal ruh sağlığıyla ilgili son dönemde en çarpıcı örnek, israilli ruh sağlığı çalışanlarından gelmişti. uzmanlar, israil hükümetinin politikaları nedeniyle, toplumda şiddete eğilimin arttığını, ahlaki değerlerin de kaybedildiğini saptamışlar ve şöyle demişlerdi:

    "şiddet devam ettikçe psikolojik yaralar da artıyor ve tedavi edilemez hale geliyor. kısa dönemde ortaya çıkan tablo değişik boyutlarda travma geçirmiş çok sayıda yetişkin ve çocuk. uzun dönemdeyse sorun çözmenin yolunun şiddet olduğunu düşünen bir post-travma toplumu..."

    toplumun ruh sağlığıyla ilgili haklarını, farkındalığını artırmak için medyaya büyük görev düştüğünü vurgulayan sercan, "hem farkındalık az hem de ilgisizlik var. toplumun her alanının, meclis'in, hükümetin, yargının medyanın, kişilerin ruh sağlığıyla ilgili duyarlılık geliştirmesi gerekiyor." (tk/ek)

    http://www.bianet.org/2006/10/09/86320.htm
  • pdr bölümü mezunlarının yüksek lisans ile klinik psikolog olabilmesini de öngören yasadır.