şükela:  tümü | bugün
  • havanin soguk olmasindan bagimsiz bir usume turu olup insanin yaratici gucune olumlu etkileri mevcutken, diger alanlarda sikintilara yol acabilir. muzdarip bunye, nereden geldigi belli olmayan bir urperme, karinda bosluk, bogazda yumru, baskalasim, yabacilasma gibi semptomlar gosterebilir, gostermeyebilir de. isinma ihtiyaci hisseden ruh, aynen usuyen havanin asagi indigi gibi, asagilara iner, yerlerde surunur, yagmurda akan camurun icindeki serseri mayin gibi ne yapacagi, nerede patlayacagi belli olmayan bir durum alir. mumkunse uzak durulmali, ellenmemeli, kendi haline birakilmalidir. her gecenin bir gunduzu vardir. her ruh kendi yolunu bulmalidir.
  • aldığı her yaradan sonra biraz daha eksilmiş olarak yola devam eder ruh. tedavisi için, ruhu ısıtıp, yaralarını saracak başka bir ruha gereksinmesi vardır.
  • adalet agaoglu'nun yapi kredi yayinlarindan 1989 da cikmis romanidir. adalet abla yine yapmistir yapacagini... romani bu kadar doyumsuz kilan yanlardan biri de yazsonuna gondermeler yapmasidir ki romanda lezizlik bu olsa gerek dedirtir* okura.
  • özellikle! yalnız kalmış kimselerin başına gelen durumdur. hiç bir şeyden zevk almamaya başlanır, herşey daha sert olur kendine yalan söyleyen bir beden haline dönüşür ki en tehlikelisi budur. bir sonraki mertebesi melankoli'dir. yaz sıcağında bile içiniz titrer.
  • hatun kisilerde daha sik gorulebilecegini dusundugum durumdur. hic basina gelmemis olanlarin bunu algilayabilmesi** icin, kis gununde* tam veya yariciplak durumda kapagi acik buzdolabinin hemen onunde 3 ila 5 dakika arasi beklemesi onerilir. bu deneyim tam kavrama saglamsa bile algilamaya yardimci olabilir...
  • üşür insan ağustos sıcağında bile; farkına varınca, gözlerindeki perde kalkınca ve esasen ana rahminde bile yalnız olduğunu ve sonunda kendi bacağından asılacağını anlayınca..ve düşündükçe.
  • afrodizyak.
    corap giydiremedigin,ustunu ortemedigin.
    sessiz hapsiriklarla ürperdigin,gizli ate$leriyle yandigin $eytan durtmesi.
  • (bkz: ruh kanseri)