şükela:  tümü | bugün soru sor
  • aristo'nun canlılık kitabı. zinde olmak nedir, canlı olmak nasıl bir şeydir, onu araştırır. özgün adı peri psykhes ama sözlükte "ruh üzerine" diye bilinse de olur. tricot'nun yaptığı fransızca çevirisinden türkçeye zeki özcan tarafından bu adla çevrilmiştir nitekim. (alfa yayınları, 2000 ve 2001) "canlılık üzerine" gibi bir çeviri de önerilebilir. latincesi "de anima"yla da anılır.

    aristo'nun öteki yapıtlarına oranla izlenmesi kolay bir metin olan "ruh üstüne" üç kitaptan oluşur. birinci kitapta aristo genel bir giriş yapıp dünyanın en zor sorularını sorduktan sonra, ruhu devinim ve algıyla (ya da düşünceyle) tanımlayan düşünürlerin görüşlerini anlatır ve yer yer azıcık sinirlenerek eleştirir. buradaki materyalizm ve atomculuk tartışmaları ilgi çekici olabilir. ikinci kitapta aristo sakinleşip kendi ruh tanımını adım adım geliştirir ve ruhun güçlerine geçer: ikinci kitabın devamında beslenme/üremeyi ve beş duyuyu, üçüncü kitapta da imgelem, us, devinim ve arzuyu çözümler. aristo ruhu tanımlarken de, bu çözümlemeleri yaparken de, güç/işlerlik (dynamis/energeia) ve malzeme/biçim (hyle/eidos) arasında yaptığı ayrımdan ve bunlar arasında kurduğu ilişkiden sürekli yararlanır. bu ayrımlar kavranmadan "ruh üstüne"nin hakkı verilemez derler ama "ruh üstüne" de bu ayrımları kavramayı sağlayabilir.

    "ruh üstüne"nin felsefe tarihi açısından önemi, darwin öncesi canlılık anlayışını kavramaya olanak vermesi olabilir, çünkü aristo'nun biyolojisinin temelinde kökensiz ve bengi "türler" vardır, darwin'in temel yapıtlarından birinin başlığı ise "türlerin kökeni"dir. ayrıca aristo birinci kitapta demokritos, ali kırca, empedokles ve platon'la çekişir, üçüncü kitabın başındaki imgelem ve us çözümlemeleri aristo'dan sonra plotinos'tan başlayarak ortaçağın sonlarına kadar kullanılmış ve yorumlanmıştır. örneğin ibn-i sina, gazali ve ibn-i rüşd arasındaki tartışmanın bir odağı "ruh üstüne"nin üçüncü kitabıdır. "ruh üstüne"nin belki asıl güzel yanı, canlılığı bugünün okuruna herhalde hiç görmediği ve kolay kolay göremeyeceği bir açıdan göstermesi.

    sonuçta bu kitap, canlılar, ruhun güçleri ve duyular arasında kurduğu hiyerarşilerin yanında, algı ve arzu gibi tek tek konularda erek güdümlü* düşüncenin güzel örneklerini de verir ve bu yüzden kolay kolay başka türlü sorulamayacak sorular sordurur. fikirlerini bir yere kadar resetlemeyi bilen meraklı ve sabırlı bir okur ister.

    - peki tavuk mu yumurt...?
    - tavuktan.
  • aristoteles bu eserinde kendi fizikine gönderme yaparak bir şeyin eyleme geçtiği şekliyle var olduğunu, zihnin de hiçbir bedensel organı kullanmadan eylemde bulunduğunu, dolayısıyla bedensiz var olabildiğini tartışır. buradan da zihnin maddeden bağımsız olarak var olduğu (oysaki, der, bütün duyu organları kendilerine bir beden parçası seçmiş ve maddeleşmişlerdir, ve hiçbir duyu yanılmaz, halbuki düşünce yanılabilir, demek ki zihin madde dışıdır) ve o halde bozulamayacağı, yani insan ruhunun düşünen kısmının ölümsüz olduğu çıkarımını gerçekleştirir.
  • arapçaya "fi'n-nefs" latinceye "de anima" türkçeye "ruh üzerine" olarak çevrilen aristoteles amcanın canlılık hakkındaki kitabı.
    türkçe çevirileri şimdiye kadar fransızca üzerinden yapılmıştı. geçtiğimiz günlerde ilk kez antik yunancadan türkçeye çevirisi ömer aygün tarafından yapıldı, kapağı da çok güzel olmuş.
  • aristoteles güzel bir noktaya değinir ve;

    “doğal olarak organize edilmiş bedenin ilk gerçekleşme aşaması” der.
  • bir belgesel ruh molekülü