şükela:  tümü | bugün
  • diğer adı psikolojik yorgunluk olan ve stres, gerginlik, güvensizlik, kızgınlık, nefret, mutsuzluk gibi duyguların yoğunlaşıp insanın enerjisini tükettiği anda ortaya çıkan yorgunluk türüdür. özellikle kış aylarında, mevsim değişimlerinde etkisini daha çok gördüğümüz bireyi depresyona kadar götüren, ruhu yoran bir özeliktedir.

    insan yoğun bir depresyon sürecine girmekten, ruhsal çöküntüler yaşamaktan kendisini kurtaracak çözümü buluncaya kadar, onu zevk aldığı şeylerden soğutan, içine kapanık bir ruh haline büründüren, etkisizleştiren, adeta çürütmeye başlayan bir ruh hali içine sokan sıkıcı ruh halidir. ne dinlenerek, ne yatıp uyuyarak kolay kolay geçmeyen türden sıkıcı.

    sanırım bu beladan kurtuluşun sırrı, her şeye biraz daha iyi tarafından bakabilmeyi denemek ya da bakmak, uzun bir tatil yapmak, yanlış insanlardan ve ortamlardan uzak kalmak, müzik, uyku ve birazda kafana eseni yapabilme becerisinde, sağlıklı bir aşk da ve sevgide gizli.

    (bkz: yorgunluk)
    (bkz: kimlik yorgunlugu)
    (bkz: yorgun kimliklerin imkansız ilişkileri)
    (bkz: yaşama sevincini yitirmek)
  • içinde bulunduğum durum. hem de çok uzun zamandan beri. insanın yaşantısından o kadar fazla şey götürüyor ki, geriye dönüp baktığında görünen tek şey bomboş ve faydasız geçen günler ve hatta yıllar oluyor maalesef.

    depresyon desen değil evet, benim için mutsuzluk hiç değil. ama garip bi şekilde güçsüz hissdiyorum kendimi. zamanında çabaladığım çok şey oldu, ailemden biri ciddi bir hastalık geçirdi, büyük başarısızlıklar yaşadım ama hepsini atlattığımı düşünüyordum. meğerse hiç de öyle değilmiş. insan kendisiyle kalınca anlıyor bunu. ne zaman ki meşguliyetlerim bitti, aslında hiç de güçlü olmadığımı anladım. ve neredeyse bir yıldan fazladır aradığım halde adam gibi bir iş bulamamam herşeyin başlangıcı oldu. bu hayatta hiç kayda değer başarımın olmamasını düşünmeye başlamam bir yana, gün geçtikçe başarmak istememeye de başladım. nasıl olsa olmayacak, neden uğraşayım ki?

    amaçsızca evde oturmalar, başvurulan okullardan gelen red cevapları, binlerce kez gidilen iş görüşmelerinden sonuç gelmemesi, bu sırada evde oturmaktan alınan 10 küsür kilo... sürekli hayal kırıklığı, sürekli başarısızlık derken öyle bi duruma geliyor ki insan bilgisayar başından kalkıp ya da okuduğu kitabı bırakıp yatağa yatmaya üşenir oluyor. sabah 6-7 gibi uyumak, 2 kıştır güneşi göremeden uyanmak, evde herkes işinde gücünde insanlar olduğundan denk getirip de kimseyi görüp konuşamamak...

    depresyon olduğunu hala düşünmüyorum, evet. çünkü kendimle kalmadığım anlarda gerçekten mutluyum. hayatımda sevgi var, sağlık var, güven var, daha 3 ay önce sevgiliyle gidilmiş kocamaaan bir aylık tatil bile var. ama bunların birini bile kaybetsem ne mücadele edecek gücüm vaar, ne de hayatımdaki eksiklikleri doldurma isteği...
  • ali ecenin beşiktaş futbol takımı üzerinden açıklamaya çalıştığı kavram.

    bu da linki.http://www.haber1903.com/…hsal-kondisyon-h8043.html
  • sargent'ın 'repose'u her türlü yorgunluğu anlatır gibidir, ve çok güzeldir.
    http://upload.wikimedia.org/…r_sargent_-_repose.jpg
  • 'ulan 25 yaşındayım ama sanki 70 küsur yaşında gibi hissediyorum' demenin bir nevi açıklamasıdır zannımca. akılda dolanan sorular o kadar yüksek seslidir ki başın ağrır sürekli, dayanamazsın. içinden hiç bir şey yapmak gelmez insanın. haftalar o kadar çabuk geçer ki. zamana hakim olamazsın bi türlü. sürekli kaçırır, erteler, yetiştiremezsin. garsonluktan bile daha yorucu olduğu tecrübeyle sabittir.
  • anladığım kadarıyla spor sayesinde yırttigim durum. sebepler tamam ama sonuçta bir bitmislik, bezmislik durumum yok. olduğu zamanlar da oldu. nasil bir his oldugunu biliyorum. dolayısıyla spor diyorum, iyidir diyorum. herhangi baska bir hobi de olabilir ama sporun dogrudan, fizyolojik faydaları soz konusu. böyle dönemlerde zaman ve maddi durum uygunsa, biraz olsun şartları zorlamak mümkünse farklı insanlarla muhattab olup, üzerine yogunlasacaginiz bir alan yaratmak faydalıdır. spor, dil kursu, felsefe kulubü, sanat/sahne ile ilgili bir kurs vesaire...

    klişe bir tavsiyeler bütünü yazmış olabilirim ama dediklerim tecrübe ile sabit.

    ekleme: karambolde hiç isinizin olmayacağını düşündüğünüz bir alanda mesafe kaydetmiş olursunuz. mesela ben zaten oldum olası sporla ilgili bir insanken, sevgili kisisi msm'ye başlamak suretiyle tiyatro/sahne dunyasının büyüsüne kapıldı. direksiyondayken, elde hamlet, kırmızı ışıkta durduğunda bile ezber yapıyor.
  • yaşamak çabasının getirdiğidir.
  • uyuyunca geçmez sadece ertelenir.
  • insanı bitirir. yeri gelir uyuyamazsın sadece 2 saat uyumuşsundur ama uykun yoktur işte, hiçbir şeyden zevk alamazsın. tatlı yersin boş gelir, gezmeye çıkarsın boş gelir. öyle işte anasının amı gibi bir durumdur yani.
  • dokunamadığınız parmaklıklar arasına hapsolmanıza neden olan sosyoekonomik nedenler ve istihdamdaki sektörel normlardır.