şükela:  tümü | bugün
  • 1997-2001 yılları arasında yayınlanan ve benim gibi 90'lar çocuklarını ekranlarının başına kilitleyen ruhsar dizisini derin bir şekilde çözümlediğimizde direkt olarak karşımıza çıkan elim gerçek.

    mazhar yakın zamanda hayatının aşkını, kendi tabiriyle ruhunu kaybedince deli olur, divane olur, ama bir şekilde kapitalist dünyada varlığını sürdürebilmesi için kendisini hayata adapte etmeye çalışır ve ipleri bırakmaz. ancak bu esnada farklı yöntemler geliştirir, karısını hem zihninde hem de kendi gerçekliğinde yaşatmaya gayret eder.

    sürekli sevgili karısını düşünür mazhar. onunla yatıp kalktığını, onunla kahvaltı yaptığını, onunla vakit geçirdiğini tahayyül eder. aslında bunların hepsi mazhar'ın kendi gerçekliğinde yarattığı, aklından kurduğu şeylerden ibarettir. maalesef hakikatte hiçbir karşılığı yoktur. sevgili eşi ölmüştür, ondan geriye sadece anılar kalmıştır. fakat mazhar, kankası müfit dışında hayatının neredeyse tamamını kaplayan eşinin yokluğunu kaldıramaz, bu yüzden dünyanın gerçeklerini yok sayar, adeta isyan eder. müfit ise mazhar'ın can dostudur, saftır, biraz da maldır, mazhar onu dışlamaz, zira mazhar'ın kurduğu gerçekliği yıkıcı bir etki yapmaz kankası. hatta ona destek olur.

    annesi menkıbe hanım ile kardeşi firdevs ise mazhar'ın gözüne kötü görünürler. oysaki onlar mazhar'ın iyiliğini isterler; eşini unutması için çabalarlar ama bu gayretler mazhar'ın hastalıklı dünyasının temelini sarstığından dizide bu ikiliye sinir oluruz, çünkü bizler mazhar'ın aklının birer konuğuyuz. menkıbe hanım oğlunun yeni bir eş bulmasını, ölen karısını unutmasını ister her anne gibi. ama mazhar istemez işte, ona göre ruhuna sağlık ruhsarcığı ölmemiş, el alem utansın o mazhar'ı hiç terk etmemiştir. ancak menkıbe hanım da firdevs de bunun bir yanılgı olduğunu biliyorlardır. reyhan'ın deli dolu yanını kullanarak mazhar'ı etkilemeye çalışırlar, zira deli deliyi çekermiş derler, ama mazhar öyle aşıktır ki, gözü ruhsardan başkasını görmez. menkıbe hanım mazhar'ın çocukken yarıştığı ruşen amca'nın oğlu sedat'ı örnek göstererek oğlunun değişimine katalizör etkisi yapmak ister ama o değişim gerçekleşmez bir türlü. ne sedat'ın başarıları ne de reyhan'ın güzelliği mazhar'ın ruhsar'ı silip atmasına yetmez.

    güzeller güzeli ruhsar mezarındayken, mazhar evin dört bir yanında ondan geriye kalanlarla yetinmeyerek tüm bunlara kendini inandırmıştır işte. onsuz yaşamayı, nefes almayı aklından bile geçirmediğinden, yağmurlu bir günde kaybettiği eşinin yine yağmurlu bir günde geleceğini kanıksar ve ne zaman yağmur yağsa ruhsar evinin en güzel köşesinde onunla birlikte olur. mazhar'ın küçük dünyasında hayat bir şekilde aldıklarını geri verir ancak fanusun dışında hayat hiç de öyle değildir...
  • yav kardesim millet ac ac.domates salatalik icin 5 km kuyruk olusturuyor.sen tutmus diyorsun ki mazhar vidi vidi.
  • katıldığım tespit. 1998 yılında dizi piyasaya çıktığında çocuk halimle izlemiş ve mazhar karakterinin hayaller aleminde yaşayan paranoid şizofren bir tip olduğunu düşünmüştüm. tabi 13 yaşımın verdiği heyecanla ruhsarı ölü diri farketmeksizin sikerdim orası ayrı.
  • dünya üzerindeki tüm komediler esasında birinin veya birilerinin trajedisi ve acıklı hikâyesinden doğduğu için, esasında normal olabilecek durum. mazhar yine dua etsin ruhsar'la görüşebiliyordu; bugün kimler kimlerle görüşemiyor... :/
  • ruhsar'ın doğa üstü güçlerini kullanarak yaptığı şeyleri sadece mazhar değil normal insanlar da görüp şaşırırdı. bu durum da mazharın zihninin konuğu olmadığımızı gösterir.
  • diziyi izlerken çok küçüktüm o yüzden mazhar'ın zihin oyunları mıydı yoksa ruhsar gerçekten bir hayalet miydi emin olamıyorum açıkçası. tek bildiğim eskiden keyifle izlenen ne kadar güzel dizilerimiz varmış. komedisinde dramı barındıran, hüzünlendirirken gülümseten, düşündüren kısaca şimdi ki diziler gibi bizi kötüye değil iyiye teşvik ediyorlarmış. belki dizi sektörü eskisi gibi olsa yeniden başta yadırganır ama toplum üzerinde zamanla yapıcı bir etkisi olurdu diye düşünüyorum. bunca vahşileşmemiz biraz da rol model alınan dizi karakterleri sayesinde olmadı mı sizce de?
  • iki üstteki entry'de de belirtildiği gibi, ruhsar'ın güçlerine başkaları da tanık olurdu. hatta mazhar'ın ortalıkta olmadığı durumlarda da ruhsar bazen diğer karakterler üzerinde sihir güçlerini kullanırdı. dolayısıyla tartışmaya açık bir durum değildir.
  • (bkz: leyla ile mecnun)

    aslında ruhsar camdan giren ağaç gölgesiymiş. menkıbe ve firdevs balıkmış. müfit? tuzlukmuş tuzluk.
  • dizinin tamamında ilk entrydeki kadar mantıklı cümle olmaması dışında sorunumuz yok.
  • mazhar buhranlı bir gün sonrasında depresif ataklar yaşarken, başkalarının sevgili eşinin yapabildiklerini gördüğünü tahayyül etmiş olabilir. zaten biz tarafsız bir anlatıcı tarafından izlemiyoruz diziyi. hatta bir tane anlatıcı vardı diye hatırlıyorum. belki de o da mazhar'ın sesini kalınlaştırmak suretiyle ortaya çıkardığı bir ses olabilir.*

    beyler çökertemezsiniz, erdal bakkal tuzlukmuş yöntemi her yola çıkar.*

    son olarak ben bunu derin araştırmalar sonucunda yazmadım. bir gece uyumadan önce aklıma ruhsar dizisi geldi. hatta yataktan kalkmaya erindim, telefonu alıp bir şeyler yazmak çok güç gelmişti. neyse sonra çişim geldi, kalktım işte, dönüşte de aldım telefonu aklımdakileri karaladım. dizinin tüm bölümlerini izlesem de aradan 18 sene geçti ve tekrar izlemedim.