şükela:  tümü | bugün
  • ruhuna sağlık ruhsarcığım ölmemiş
    elalem utansın o beni terk etmemiş
    gel şöyle otur ruhsar yanı yanı başıma
    görsün millet hayal gerçek yan yana

    not: bunu ezbere yazmak da varmış. üstünden yıllar geçmesine rağmen beynimin bir yerlerini hala dolduruyor olması çok acaip
  • bacaklar.
  • yağmur yağınca ruhsar inerdi.

    az mı bekledik yağmurlu gecelerde buğulu camların ardında. hiç gelmedi..
  • cennetteki masaüstü bilgisayar.
  • mazhar'ın başından aşağı bir bardak su dökülerek, istanbul sele teslim tayyip'i bulun repliği ile kabusundan uyanması.
  • hatırladığım, birkaç kere rastladığım bir bölümünde mazhar'ın çalıştığı reklam ajansına ürettiği vıcık markalı saç jölesinin reklamını yapabilmek için bir girişimci geliyordu. bu girişimci aslında peruk takan kel bir adamdı. vıcık saç jölesinin reklamları çıktıktan ve yayıldıktan sonra bu jölenin kullanan herkesi kel bıraktığı ortaya çıkmıştı. jöleyi üretip yayan kel adam da kel ortaklarıyla birlikte bununla ilgili çıkan haberleri izleyip eğleniyorlardı "bütün dünya bizim gibi kel olacak! yaşasın kellik! nihaha..." diye. sonrası pek aklımda değil ama mazhar ile ruhsar bu adamlara karşı duruma el koyuyorlardı sanki.
  • menkıbe hanım'ın, mahzar'a bulduğu kızların hepsinin adının garip olması. bir keresinde de kızın adı normal çıkmıştı da(nerimandı sanırım), soyadı garipti. (başındanaşağıkaynarsudökülmezoğlu)
  • akılda kalanlardan ziyade, o andaki anılar ve hissettirdikleri daha ağır basıyor.

    cumartesi gecesi yayımlanırdı. pazar vardı dışarıda. yemek yenip, televizyon karşısına geçilirdi. hava soğuktu. soba yanıyordu. portakal mandalina yenirdi. turuncunun kokusu. galiba mutluydum.
  • mazhar'in ruhsar'a zaman zaman "ruhospu" diye hitap etmesi

hesabın var mı? giriş yap