şükela:  tümü | bugün
  • notabene yayınları, biyopolitika isimli derleme iki kitap bastı. 1. cildi de, `platon'dan arendt'e biyopolitikanın felsefi kökenleri` alt isimli. hemen iki cildi aldım ve ilkini okudum. güzel yazılar var. ama genel olarak foucault'nun biyopolik iktidar kavramını fazla indirgemeci ele alıp, adından da anlaşılacağı üzere, platon'dan başlayıp, düşünce tarihi içerisindeki bazı önemli felsefecilerin görüşlerini biyopolitik iktidar üzerinden okumaya çalışan yazılar var. bilindiği gibi foucault, biyopolitik iktidarı, batı'da 17-18. yüzyıldaki bazı dönüşümlerden yola çıkarak kavramsallaştırıyor. dolayısıyla bu derlemedeki yazarlar iddialı fikirlerle biyopolitik iktidara ekleme yapmaya çalışıyorlar. bazısı ilginç fikir de veriyor. ama dediğim gibi foucault'nun bu kavramla ilgili iddiası çok daha derinlikli ele alınmalı (mesela agamben gibi)

    neyse bu girişten sonra gelelim esas meselemize. 1. cildi, bu akademisyen abimiz, "biyos politikos" isimli bir makaleyle şereflendirmiş. makale, aristoteles'i biyopolitik bir okumayla ele almaya çalışıyor. çalışmış aslında, bir türlü ele almıyor ya da biz fanilerin anlamayacağı şekilde, bence sadece kendisi için, yazmış. eski yunanca öğrenip aristoteles okumak ve üzerine foucault külliyatı bitirmek, yazıyı anlamaktan daha kolay olur. zira o kadar kavram sıpıtılmış ki yazıya arada eski yunanca kavramları, giriş düzeyinde de olsa, öğrenmek kaçınılmaz. yazı, bir kere foucault'yu kavramaktan bir hayli uzak. aristoteles kendi kitaplarında daha anlaşılır. yalçıner'in aristosu da bilinen aristo mu uzmanlar toplansa ve karar verse iyi olur.

    yalçıner'den önce, mika ojakangas platon üzerine biyopolitik iktidarı tartışmış, hem çok anlaşılır hem de derinlikli olmuş. demek ki mesele eski yunan felsefecileri değil, türk tipi akademisyenin felsefeyle imtihanı. ne kadar az anlaşılır yazılsa o kadar iyi bir yazı. akademinin ezoterik bilgi üretme takıntısı bu. özgeçmişinde, felsefe de yok üstelik. lisans istanbul üniversitesi kamu, lisansüstü de hacettepe üniversitesi kamu. aynı üniversitede kamu yönetimi bölümü'nde hoca.

    neyse ben yazıya ve dahi yazara taktım sanırım. "etnisite ve milliyetçilik: eleştirel bir değerlendirme" isimli bir makalesini daha okudum (yalçıner, etnisite ve milliyetçilik alanına teşrif ederse tabii ki eleştirel olacak). ama bu yazı da anlaşılmıyor. literatüre tüy kadar katkısı da yok.
  • ekşisözlüğü çok sevmeyen akademisyen. bazı yazarlarla anlaşamıyormuş *ama biz kendisini seviyoruz.