şükela:  tümü | bugün
  • ebediyete intikal etmek, hakkin rahmetine kavusmak.
  • acaip sıkılmak artık hiçbişi yapamicak duruma gelmek
  • olmek, nallari dikmek, ruhunu aldigin yere koymak
  • ruhunu kendi bedeninden çıkarıp sıradaki işkencesi için yeni bi bedene vermek
  • cografya cografya cok yorulmak yerine de kullanilabilitesi olan kalip.
  • çoğu ders, öğrencilerin yaptığı şey. sınıf ruh dolar. o kadar ruh da kendi ruhlarını teslim etmemek için top oynarlar.hatta in cin top oynuyo deyimi buradan gelmiştir
  • an üzerine tanık olmakta olduğumuz hadisedir.
    kimdir nedir belli değildir bu eylem içindekinin..
    önemli olan, eylemin tam ortasında olduğudur.

    birileri ruhunu teslim eder yavaş yavaş eee yenileri de gelir yavaş yavaş...
    birileri gitse bile ölümsüzdür..
    birileri kalsa bile ölümlüdür...
  • hacı şimdi ölünce göte pamuk tıkayıp bedeni doğada çürütüyolar, diğer yandan bu ruhu da teslim ediyorsun. e geriye ne kalıyo sevgili arkadaşlar? zaten götüme pamuk girmişken neden ruhumu teslim ediyorum sayın görevli? amına koyayım bi kere öldük ya elinizden geleni ardınıza koymazsınız artık. he hee pamuğu eksik koymuşlar al biraz daha koy amına koyduğum zebanisi seni!

    insanı derin düşüncelere gark eden geğirmedir.
  • bizim büyücü ruhlu büyük babaanne, dede ölümünde özel kolaylaştırıcı eylem/ayin yapmış. 2 rekat namazın peşinden dualar etmiş, adamın vücudunu baştan ayağa, topuklara kadar sıvazlamış. sonra adam ruhunu teslim etmiş*. 9 gün can çekişmesi sürdükten sonra bu. açıklaması hatta sanatını öğretmesi istendiğinde "ben bilmem" hareketi yapmış, başını sallamış. çok gizemli. çok konuşmuyor zaten. ince ince sorar, yorumlar, analiz eder. yandan sorular sorar. o soy direkt sormuyor ve direkt yanıtlamıyor. babaannenin elleri yumuşak mahirdir. çok güzel bit ayıklar. baklavası gibi yapan yoktur, sırrını da açıklamaz. gelini sırf sıkı gözlemle yapabilmiş, sırrı çalmış. sırrı başkasına aktarılınca eskisi gibi yapamamaya başlamış. oturduğu yerden tüm mahalleyi gözetler, olaylarını bilir. görünüşte para hesabı bilmiyor, ama emin olamazsın. isa'ya öykünerek hep yamalıklı, parçalı, eski giyimleri yeğler, arnavut türkçesiyle dona done der, paspal zannedersin. torununa ise düğünlerde görünmek ve göstermek için ne altınlar yığdığını sorar.

    (bkz: sekerat-ı mevt)